‘Kamera Arkası’ Kategorisinde Yayınlanmış Tüm Yazılar
Kategoriler: 2010-2020 Arası, A.B.D., C, Fatih Yürür, Kamera Arkası, Korku, KORKU SİNEMA
BU GÜN NASIL ÖLMEK İSTERSİNİZ?

Türlerin evliliği, klişeleri fazlasıyla lezzetlendiren parodi filmlerine ciddi ivme kazandırdı. Scream ile birlikte, bütün klişelerin, leziz birer parodi malzemesi olarak biz sinemaseverlere geri dönüşünün seyri keyifli sonuçlarını görmüştük. Shaun of The Dead, Zombieland ya da Tucker and Dale vs Evil gibi örnekler, bu klişelere doğru dokunuşlar yapıldığında ne kadar eğlenceli gerilim-komedi kırmalarının peydah olacağını tekrar tekrar kanıtladılar bizlere. (daha fazla…)
Kategoriler: Burak Bayülgen, Kamera Arkası, KORKU SİNEMA

Helen Hudson (Sigourney Weaver, Copycat) geçmişte uğradığı saldırıdan dolayı agorafobiyle mücadele ediyordu. Ne muazzam bir güvendi ev… Shameless’ta evden dışarı çıkmak için terapi gören Sheila Jackson gibilerinin kabusudur bu ‘sadece evde olduğun için’… (daha fazla…)
Kategoriler: Kamera Arkası, KORKU GENEL, KORKU SİNEMA, KRİMİNAL DOSYA
Bugün tanımlanan birden fazla disosiyatif bozukluk var ve hemen hepsini bilinçliliğin bir ya da daha fazla bölümlere ayrılması olarak anlatmak mümkün; üstelik hepsi de yıllardır korku sineması için çekici birer malzeme olmaya devam ediyor. Sinemada özellikle senaryoda ters köşe yaratmak üzere yararlanılan çoğul kişilik bozukluğu kadar aslında disosiyatif bozuklukların hepsi ilginç birer klinik tablo olarak karşımıza çıkıyor. Diyelim disosiyatif amnezi’de kişi aniden önemli kişisel bilgilerini hatırlayamıyor ve bu durum ağır bir stres koşulunun hemen arkasından oluyor; bir başka disosiyatif bozukluk olan disosiyatif fugue durumunda ise kişi kendiyle ilgili tüm bilgileri unutup evden, bulunduğu yerden uzaklaşıyor, hatta bulunduğu yerlerden belki çok daha uzak bir yerlerde kendine yepyeni bir kimlik yaratıyor. (daha fazla…)
Kategoriler: Burak Bayülgen, Kamera Arkası, KORKU SİNEMA, YAZARLARIMIZ
The Texas Chainsaw Massacre: The Beginning…

Eğer korku sineması tarihinin en önemli seri katilleri listelenirse, Leatherface en üst sıralarda yer alacaktır. Ancak The Texas Chainsaw Massacre (Tobe Hooper, 1974) fenomeninden bahsedilecekse, Leatherface konuyu “çarpıtılmış, yozlaşmış, manipüle edilmiş” aile değerlerine çekecektir. Artık Leatherface’in geçmişi hakkında, o meşhur Büyükbaba ve Büyükannenin kim olduğu The Texas Chainsaw Massacre: The Beginning (Jonathan Liebesman, 2006)sayesinde biliniyor. Vietnam Savaşının bu aile bağlarıyla ne alakası var gibi bir soru sorulduğunda, bu yamyamlık vahşeti ve savaş dönemi arasında bir bağ kurmak zor gibi gözükür ancak niçin ordu bu fantezinin bir parçası olmuştur diye de sormak gerekir. The Texas Chainsaw Massacre: The Beginning şu açıdan kuşkulandırıyor: Güçlü bir asker de, korkak bir insan da, kim ne olursa olsun bu yamyam ailenin masasını dolduran bir yiyecek haline gelebilir. Film daha hak edilmiş çözümler ve dönüm noktaları sunuyor. Karmaşıklık aynı zamanda bir ailenin ayakta kalabilmesi için vahşetin gerekli olduğunu savunan taraftadır. Ve bu katliamdan kurtulabilmenin tek yolu orduya katılıp, savaşa gitmektir. Öbür türlü korkak bir asker, bir tabak ete eşittir. Film, Leatherface ve ailesini analize edebilmek için verimli kodlar sağlamaktadır: Leatherface engelli bir yamyamdır ve ailesi dehşetengiz eylemler yapmaktadır ancak filmde dikkat çekici nokta, Leatherface ve ailesinin Amerikan Nixon Hükümetinin yanlışlıklarının kurbanı değil, bu sübjektif hatalardan kurtulabilenleri, hayatta kalanları olduğudur. Bu yazıda bu yamyamlık ve vahşetin neden hükümetle alakalı olduğuna ve Nixon ve Vietnam savaşı döneminin gerekliliklerinin kurtuluş yolu olduğuna değinilecektir. Orduya katılmak bir karakteri güçlendirir mi ya da orduya yazılmak seri katil filmlerinde kurtuluş yolu mudur, bu sorulara yanıt aranacaktır. (daha fazla…)
Kategoriler: Kamera Arkası, KORKU SİNEMA, Murat 'Wherearethevelvets' Akçıl, YAZARLARIMIZ
Sleepaway Camp (1983) benzerleri arasından, kalitesiyle değil acayipliğiyle sıyrılan bir kült film. Bir yaz kampında teker teker öldürülen gençlerden bahseden bir film ne kadar özgünlük içerebilir demeyin. İzleyicide tariflenemez bir rahatsızlık ve kafalarda soru işaretleri oluşturan sahnelerden oluşan bu film istemeden de olsa belli bir orijinalite barındırıyor. Bir eşcinsel filmi olmadığı halde buram buram homoerotizm kokan sahneleri sebebiyle bence ayrı bir araştırma konusu olması gereken Sleepaway Camp hakkında genel bilgiyi şuradan edinebilirsiniz. (daha fazla…)
Kategoriler: Fatih Yürür, Film Arşivi, Kamera Arkası, KORKU SİNEMA, S, YAZARLARIMIZ

15 Yıl… Evet Tamı tamına 15 yıl Olmuş! Craven’ın dehasının mahsulü, ve kendi geçtiği yolların da ipliğini pazara çıkarıp, korku manyaklarının ezbere bildiği kuralları ve bu kuralların ihlali sonrasında başınıza neler gelebileceğini belgeleyen Çığlık serisi 15. Yılında, serinin yeni üçlemesinin ilk halkası olan Çığlık 4 İle Yeniden Karşımızda! (daha fazla…)
Kategoriler: Kamera Arkası, KORKU SİNEMA, Murat 'Wherearethevelvets' Akçıl, YAZARLARIMIZ

Sitede uzun zamandır gerçekleştirmeyi düşündüğüm bir fikir var. En kötü korku filmlerinden oluşan bir liste; hem yazarlarımızın ortak düşüncesiyle oluşmuş bir sıralama olacak hem de okuyucular için bir nevi uyarıcı yazı görevi görecekti. Bu anlamda internette gezindiğimde herkesin kendisine göre yaptığı birçok listeye rastladım. (daha fazla…)
Kategoriler: Gökhan Toka, Kamera Arkası, KORKU SİNEMA
Uzun süredir büyük sosyal paylaşım ağı yonja.com’un yeniden yapılandırılması ile ilgili çalışmalar yapan yazarımız sevgili Gökhan Toka’nın kendi blogu olan korkufilmi.net’te muhtelif zamanlarda yazmış olduğu keyifli film eleştirilerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Gökhan’ın yazım ve anlatım tarzını gerçekten severek takip ediyorum. Sizlerinde okurken aynı keyfi aldığınızdan eminim. (daha fazla…)
Kategoriler: Gökhan Toka, Kamera Arkası, KORKU SİNEMA, YAZARLARIMIZ
Çok değil, 2000′li yıllara kadar, ıssız bir ormandaki küçük bir tahta kulübede çılgın arkadaşlarla yapılan ve sonu tatlıya bağlanmayan tatiller, uzaylı yaratıklarla nahoş ilişkiler, merdiven altlarında ya da kapı aralarında yaşayan ecinniler ile göz göze gelmeler, içkiyi fazla kaçırdığımız bir gecede yanlışlıkla öldürdüğümüz zat-ı muhteremin daha sonra başımıza sardığı bürokratik problemler (daha fazla…)
Kategoriler: Gökhan Toka, Kamera Arkası, KORKU SİNEMA, YAZARLARIMIZ
DESCENT bir ingiliz yapımı. Türü korku. Konuya gelince: Bir grup kadın bir mağara keşfine giderler. Mağarada kapalı kalırlar. Sonra da burada bir takım ne idüğü belirsiz et yiyen mağara yaratıklarının saldırısına uğrarlar. EEE ne oldu şimdi? demeyin… Çünkü konu bu değil… (daha fazla…)


(5 oyla: 10 üzerinden 8,80)








.