Survival of the Dead

  • Tarih: Mart 4th, 2010
  • Ekleyen
 
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (4 oyla: 10 üzerinden 4,75)
Loading ... Loading ...

Kategoriler: HABERLER

Çıkış Tarihi: 30 Nisan 2010
Yönetmen: George A. Romero
Yapım: 2010, ABD
Oyuncular:
Alan Van Sprang, Kenneth Welsh, Kathleen Munroe, Devon Bostick, Richard Fitzpatrick

Daha önce sitemizde haberini verdiğimiz yeni George A.Romero filmi ‘Survival of the Dead”in ilk official fragmanı ve posteri yayınlandı. Beğeninize sunuyoruz.

Etiketler: , , , , , ,

Paylaş:

  1. romeo nun zombı fılmlerı bence pıyasanın en kalıtelı zombı fılmlerı sonrasında resıdent evıl serısı ama romeo fılmlerınde ınce gondermelerı de var adam ısını sevıyor olsa gerek

  2. doğrudur zombilerin gerçek hayattaki olayı voodoo büyüsüyle alakalı.büyücüler voodooyla adamı zombiye çevirip kölesi gibi kullanıyo falan bizdeki mankurt gibi.
    tahmin ediyorum zombi filmleri ilk çıktığında da voodoo kavramı filmlerin temasıdır.ancak romero 1968de sahneye çıktığından beri sinemada voodoo ile yakından uzaktan alakası olmayan zombiler egemen.ne zaman bir romero filminde haitili bi büyücü gördünüz?
    bununla beraber romero zombilerin nerden çıktığını da hiç bi filminde açıklamaz bunu önemli bulmaz çünkü.sadece “night of the living dead” te bi ufo muhabbeti geçiyodu yanlış hatırlamıyosam.
    infected olayına gelirsek romero filmlerinde de zombilik kan yoluyla bulaşabilir yani infected diye tabir ettiğiniz zombi filmleri de romeroya fazla çelişmiyo aslında.buradaki virüsü insanı öldüren ama hareket etmeye devam ettiren bi virüs olarak düşünebiliriz.romeroyla tek farkı bu filmlerde zombiliğin kaynağını belirtmesi.
    ha ama virüsümüz öldürmüyosa,insanları sadece insan eti yemeye duyarlı bilinçsiz canlılar haline getiriyosa, hele hele tedavi edilebiliyosa bunlara zombi filmi diyemeyebiliriz çünkü zombi yaşayan ölülüğünden taviz veremez.
    bide bazı filmler iyice aşmış bu zombilik olayını I am legend mesela onlara hiç girmiyorum
    sonuç olarak zombi filmi deyince romeroyu bayrak alıyosak-ki zombi filmi=romero- sinemadaki zombi kavramıyla gerçekteki voodoo olayıyla alakalı zombi kavramının örtüşmediğini bilmeliyiz.
    nerden geldiğine bakmadan yaşayan ölü kıstasına uyan arkadaşları da zombi kabul etmeliyiz

  3. Romero bu zombi filmlerine daha ne kadar devam edecek acaba? Aslında keşke Star Wars gibi iki üçleme yapsaydı. Day of the Dead’le biten ilk üçleme ve Land of the Dead ile başlayan diğer üçleme. Ve bu Diary of the Dead’deki el kamerası olayına hiç girmeden devam etseydi. Bence daha başarılı olurdu. En azından bir gidişat belirlerdi. Adam kendi başlattığı janrı kendi devam ettiriyor ama bu yeni filmlere kıyasla bazı diğer filmler hatta Dawn of the Dead remake’i bunlardan daha başarılı diye düşünüyorum.

  4. tüm zombiler çürüsün diye bir şey söylemedim ki ben, çürümüş zombilerin olduğu bir film izlemek istiyorum dedim. yukarda da dediğim gibi yüzünün bir yerine bir parça plastik yapıştırılmış, gözlerine de beyaz lens takılmış yaşayan ölüler görmekten sıkıldık artık.

    üç beş kuruş parası olan direkt yapıyor zaten o tür filmleri, koskoca romero’dan bahsediyoruz, yaşayan ölülerin babası daha iyisini yapmalı

  5. Karen Cooper konusunda önemli olan onun virüs dolayısıyla öldükten sonra dirilmesi değil. Yukarıda zombiler için tekrar-dirilmişlik şartını koyduğumda da geleneksel voodoo inançlarına göre konuşuyordum.
    Demek istediğim -ki yukarıda da belirttim- çürüyen zombi görüntüsü zombilerin tamamına verilemez, çünkü tüm zombiler mezardan kalkmıyor! Bahsettiğin gibi Karen Cooper virüs sonrasında zombileşiyor, çürüyebilmek için gereken yeterli zamana sahip değil.

  6. hızlı koşma konusu ayrı bir dert gülşah. genelde bir virüs etkisiyle insan etinin peşine düşen infected yaratıklar zombilerle benzerlik gösterseler de ölü olmadıkları ve vücutları son derece normal hatta insan üstü çalıştığı için bir porsche ile aynı hızda koşabiliyorlar. fakat son dönemde zombiler de koşmaya başladı, hatta romero filmlerinin tekrar çevrimindeki zombiler bile yardıra yardıra koşuyorlar. bu olay zombi tanımına son derece aykırı bir durum. çünkü zombiler yaşayan ölüdür ve beyinleri sadece temel hareketleri yerine getirebilmelerini sağlar, onlardan kompleks hareketleri sergilemelerini bekleyemezsiniz. zaten romero da zombilerin koşturulmasının son derece saçma olduğunu her seferinde dile getiriyor.

    peki zombiler neden koşturuluyor? yanıt son derece basit: günümüzde filmlerde her türlü şiddete alışan insanlar artık salına salına yürüyen ölülerden korkmuyor.

    küçükken yaşayan ölülerin gecesini ilk kez seyrettiğimde resmen şoka girmiştim. canlanan ölüler fikri tek başına bir korku yaratmaya yetiyordu, tek başıma kalmaya korktum, kabuslar gördüm. bu dünya genelindeki insanlarda aynı etkiyi uyandırdı. aile üyelerinin birbirine saldıran canavarlara dönüşmesi, güvenliğin ve mülkiyetin sembolü olan evin bir mezbahaya dönüşmesi özellikle filmin ilk yapıldığı dönemde insanları derinden etkiledi.

    günümüze gelince yukarıda da dediğim gibi her türlü şiddeti görmeye alışan insanlar, bir dönemin korku ikonunu artık komik bulmaya başladılar. ilk şoku atlattıtan sonra bir kriket sopasıyla tüm zombilerin kafasını gözünü patlatabileceğini anlayan insanlara artık daha fazlası gerekiyordu e bunun sonucunda daha hızlı, daha güçlü, daha vahşi zombiler yapıldı. bu zombiler elinizde tank olsa bile sizi yine de ortadan kaldırabilecek durumda olunca insanlar yeniden zombilerden korkmaya ve filmlere ilgi göstermeye başladılar. zombi filmlerinin politik söylemleri yerini full aksiyona bıraktı.

    resident evil’dan bahsetmişsin. oynayanlar bilir ilk resident evil oyunlarında zombiler son derece yavaş hareket ederlerdi. filminde ise zombiler bolt gibi koşmaya başladı, bunun üzerine oyunun devam süreci içinde karşımıza çıkan zombiler de koşucu oldu, ellerinde bazen orak bazen testereyle bizi kovalamaya başladılar. oyundaki korkutucu, boğucu hava da bir anda yerini aksiyona bıraktı.

    sözün özü zombiler eskiden sadece yemek için yaşarlardı bu gün insanları memnun etmek için varlar

  7. O zaman Resident Evil’daki infected insanlar daha çok Romero’nun filmlerindekine benziyor. T-virusu kapmış olanlar önce ölüyor daha sonra açlık güdüsü taşıyan yaratıklar olarak geri dönüyor. Temizkan’a 28 gün konusunda katılıyorum. Rage virusu ile enfekte olanların beyinlerinin öfke ve saldırganlık kısımları aşırı uyarılmış olduğu için öldürme ve parçalama güdüleriyle hareket ediyorlar. Ve tabii klasik zombilerden çok daha hızlılar. Eğer 28 Gün’deki benzer karakterler başka filmlerde de varsa (benim zombi kültürüm bu bakımdan çok zayıf) infected tipleri de alt sınıflara ayırabiliriz demektir.

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız.