Phantasmagoria: A Puzzle of Flesh
08 Kasım 2009 Yazan dexter
Kategori Korku Oyun
Bilgisayarlarla ilk tanıştığımda, beni en çok etkileyen unsur oyunlar olmuştu şüphesiz. İlk bilgisayarım sistem açısından yerlerde süründüğü için, o günler de iyi olarak tasvir edilen oyunları bilgisayarım kaldırmıyordu. Ben de düşük sistem gereksinimleri isteyen, basit ama keyif veren bir oyun aramaya başladım. Bulduğum şey, aradığımdan çok daha büyük olmuştu. Bir tür bulmuştum, ve o türün neredeyse tüm oyunları benim o ‘yerlerde sürünen’ bilgisayarım da sorunsuz çalışıyordu. Daha sonraları bilgisayarımın bir CD-ROM’a sahip olmadığını öğrenince, tabii çok bozulmuştum, ama…
Neyse, işte benim adventure’larla ilk tanışmam böyle olmuştu. Ve o günlerden, bugüne kadar bir çok adventure oynadım. Hepsi radikal bir açıdan birbirine benziyordu. Açıklamak gerekirse; şimdiye kadar oynadığım tüm adventure’larda baş karakter bir şeyin peşinde olurdu. Tabii bu gerekli, adam amaçsızca ortalıkta dolaşacak değil ya, ama demek istediğim hepsinin baş karakteri, normal bir hayattan uzaktı. Ben ilk defa Phantasmagoria’da bir karakterin halkın içinden olduğunu gördüm. Aslında kahramanımız Curtis’e de normal demek olanaksız, ama en azından tipik bir American vatandaşı, diğer karakterler gibi macera peşinde koşan bir maceraperest veya görevine sağdık bir polis vs. değil. Normal bir ofisde(!), normal insanlarla(!) çalışan bir karakter.

Sierra firmasının destan yazdığı bir tür olan Movie-Game, Phantasmagoria’da da kendini gösteriyor. Gerçekten bu konu da Sierra’yı kutlamak lazım, böyle oyunlar biz kullanıcılara bir daha gelmez! Movie-Game, kelimelerini biraz daha açmak gerekirse şunlar söylenebilir: Oyunda, çizim yok, yani her yer gerçek grafik, bir film şeklinde. Nereye bassanız, araya giren movie-demo’lar. Bölüm sonu demoları gibi tüm oyun gerçek grafikler, fotoğraflar üstüne kurulmuş.
Oyunun yapım aşamasında, ara ve bölüm demoları bire bir mekanlarda gerçekleştirilmiş. Karakterlerin mekan üzerine yerleştirilmesi ise, arka plana resim getirilerek yapılmış.
Sıra geldi oyuna… Hiç bir oyunu oynarken veya bir filmi izlerken “Bu oyun/film psikopat ya…” dediğiniz oldu mu? Bence o laf Phantasmagoria için yaratılmış bir cümle! Bazılarınız diyebilir “Hadi canım sende… Alt tarafı bir oyun, hemde Adventure…” Yukarıda dediğim gibi oyun Gerçek grafiklere, ve bir film havasına sahip… Atmosfer, ve konu korku üzerine kurulu, olaylar dehşet verici… Bütün bunlar birleşince, ortaya bir sanat eseri çıkmaması için, berbat bir ekip çalışması ve kötü rol yeteneği lazımdır. Ama Sierra bunu ortadan kaldırmış. Harika bir performans sergileyen karakterler, mükemmel bir ekip çalışması, kişiyi ekrana kilityen bir konu… Tek kelime ile muhteşem.

Oyunu bu kadar övdükten sonra sıra geldi konuya. Aslında burada anlatacak çok bir şey yok. Çünkü oyunun amacı gizemini korumak. Yani ben oturur burada size bütün konuyu anlatırsam, oyundan ne bekleyebilirsiniz ki? Ama merak edenler için kısaca bahsedeceğim… Baş karakter Curtis Craig, berbat bir çocukluk geçirmiş ve meşum bir geçmişe sahip olan biridir. Sık sık halüsinasyonlar(!) görüyordur. Geçmişinin bazı yerleri unutmak istediği anılarla doludur. Ama o anılar onu bırakmaz ve, işte o andan sonra gizemli olaylar, dehteş verici “İğrenç bir şey” dedirten cinayetler, ve bir sır perdesi olaya girer. Daha fazlasını kendiniz çözerseniz artık…
Oyunun bazı yerleri gerçekten “Oha yani…” dedirtecek gibi. Bunu da açıklayayım. Oyundaki cinayet sahneleri, harika çekimler ve müthiş bir profesyönellik örneği ile oyuna sokulmuş, bir korku filmi havası veren bu sahneler, midenizi kaldırabilir. Ama korkmayın! Oyun boyunca buna alışırsınız…
“Oha yani…”ler bununla da bitmiyor. Oyunun bazı yerleri, 18+ içeriyor! Yani oyunda erotik sahneler de mevcut. Öyle sadece bir öpüşme de değil… Aileler dikkat!
Bir filmde – yani oyunda ne farkeder!- en çok dikkat edilemesi gereken hususlardan biri de müziklerdir. Müzik yanında atmosferi taşır, ve tür korku olunca, çok daha büyük bir sorumluluk alması gerekir. İsterseniz deneyin, options’a girin ve müziği kapatın, daha sonra oyuna devam edin. Aradaki fark beni hayretler içerisinde bıraktı. Bunu yapın, ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Oyunun bulmacalarına gelince, fazlasıyla basit. Hatta gerçek bir bulmaca niteliğinde hiçbir şey yok bile diyebiliriz. Çoğu yerleri bilmecelerden oluşuyor. Oyunun bazı yerlerinde, fazlasıyla gereksiz bulmacalar var. Mesela, Curtis’in cüzdanını almak için, oyunun önemli yerlerindekinden daha fazla kafanızı çalıştımanız gerekiyor. Aslında bu tür Phantasmagoria’ya çok yakışmış doğrusu, eğer oyunun heryerinde bir bulmaca olsaydı, bu sefer çok daha kötü olurdu şüphesiz. Bu hali ile çok iyi bir başarı yakalamış.
Hani bir söz vardır “Az laf, çok icraat…” Bu oyunda bunu tam tersi, “Çok laf, az icraat…” Bence bu oyunu en büyük eksisi, çok fazla diyalog içermesi. Bir diğeri de, kişilerin konuştuklarının altta veya başka bir yerde yazmaması. Yani oyundaki bazı karakterler çok hızlı konuşuyor, ve bazı kelimeleri yutuyor. Özellikle Curtis bazı yerlerde çok hızlı konuşuyor. Bu tip yerlerde daha iyi anlamanız için restart atmanızı öneririm. Aslında bir taraftan bu yönü iyi de. Çünkü diyaloglar bolca argo kelime içerebiliyor.
Konu icabı oyunda, baştan sona kadar, baş karakter olan Curtis’i tanıyorsunuz. Gerek hayaller, gerek mektuplar, gerek ara demolarla. Kahramanın geçmişini çözmeye çalışıyorsunuz. Ve olaylar gittikçe içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Gerçekten oyun, harika yaratılmış bir senaryoya sahip. Bir kez başladınız mı bitirene kadar önünden kalkmayacağınıza bahse girerim. Ama tabii her oyundan olduğu bu oyundan sıkılabilirsiniz.
Sonuç olarak; oyun 18+’ı destekleyen bir konuma sahip, harika bir senaryo ve muhteşem bir atmosfer de cabası. Eğer korku, macera ve gizem peşindeyseniz, ve bütün bunların kontrolünün sizde olmasını istiyorsanız, Phantasmagoria: A puzzle of Flesh tam size göre demektir. Ama sizi önceden uyarıyım bu oyundan başka hiç bir oyun, sizi bilgisayar başında bu denli korkutmayacaktır!

Arayıp, bulup, oynayabileceklere not:
Phastasmagoria gayet eski bir oyun olduğu için, Win 98, ME, 2000, XP gibi sistemlerde birtakım sorunlar çıkartabilir. Bu sorun eğer, oyun yüklenirken çıkıyorsa şunu yapmanızı öneririm. Oyunu CD-ROM’a takdınız ve Autoplay’i çıktı oradan Install/setup’a tıklayın (burada bir hata verebilir, böyle bir durumda iptal deyin). Karşınıza System test edilsin mi? diye bir soru çıkacaktır. Siz NO diyerek, manual olarak yapacağınızı bildirin. Daha sonra çıkan test pencerelerinden CD-ROM ve Misc hariç diğer tüm gereksinimleri test edin ve OK/YES diyerek yüklemeye başlayın. Sorun çözülecektir.
İyi eğlenceler…
İnceleme: Fırat Hacıahmetoğlu / Kaynak: www.trgamer.com




(3 oyla: 10 üzerinden 9,33)










dexter demişki 08 Kasım 09 21:45
İlk oynadığım icon-adventure oyundur. Zamanında çok iyi sistemi olmayanlar için idealdi bu tür icon-adventure oyunlar. Bu oyun ise atasıdır tam anlamıyla bu türün. 5 CD likti oyun yanlış hatırlamıyorsam. Şimdi keşke olsada oynasak diye arattım netten. 3.5 GB lık linkini buldum fakat windows 95 dışındaki işletim sistemlerinde sorun çıkarabiliyormuş o yüzden indiremedim cesaret edip.
AHRAZ demişki 08 Kasım 09 23:59
Sevgili dexter, korkma indir!….
indir indir,microsot un virtual pc adında bir programı var,kendi bilgisayarın içinde o anki kurulu işletim sistemi üzerinde sanal pc ler oluşturuyorsun ve istediğin işletim sistemini kuruyorsun,aynı pc ye ikinci bir işletim sistemi kurmak çok iğrenç iştir,ama bununla bu problemi çözebilirsin,yaklasık bi 15 dakikada tamamen setup etmiş olursun ve cayır cayır istediğin oyunu oynayabilirsin,sadece biryerlerden win 95 bulman lazım yada hangi OS yi yukleyeceksen,cunku olusturdugun sanal pc dukkandan almıssın gibi “bombos” olusuyor,bir kere isletim sistemini sanal pc ne yukledin mi artık o isletim sistemine windows taki herhangi bir program penceresi gibi ulasabilirsin,misal bende win98 li virtual pc var deli gibi dos oyunları oynuyorum,doom 3 ve quake 4 olmasaydı xp bile yuklemezdim hatta
umarım işini gorur…
Can Evrenol demişki 09 Kasım 09 22:59
5 diil 7 CD’ydi
Phantasmagoria II 5 CD’ydi
asena demişki 06 Şubat 10 19:46
erotik sahneler neler olabilir ki en fazla bir öpüşme değil yazmışsın çok mu var oynayamaz mıyız yani..!kuzenimle oynmak istiyoruz ama kuzenm 18 yaşına biraz var onunla oynamam sorun yaratır mı..