Splatter (Gore) Filmleri

  • Tarih: Aralık 14th, 2008
  • Ekleyen
 
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (4 oyla: 10 üzerinden 7,00)
Loading ... Loading ...

Kategoriler: Korku Sözlüğü

İngilizce “gore’ kelimesi, “kan pıhtısı” anlamına geliyor. “Splatter” ise “püskürmek”. Aynı alt türü tanımlayan bu iki sözcük, bu kategoriye giren filmlerin neye göre belirlendiği konusunda sağlam bir ipucu veriyor zaten. “Gore”, bir alt türden çok bir üslup, bir biçim teşkil ediyor… Hatta sıfat şekli bile var: bir film ne tür korku filmi olursa olsun -hatta ne tür film olursa olsun – çok kanlıysa, şiddeti apaçık ve ayrıntıyla gösteren çok resme yer veriyorsa, o kadar “gory”, yani o kadar kanlı oluyor… Ve o “splatter” kategorisine de o kadar layık oluyor.

İlk gore filmi Herschell Gordon Lewis’in 1963 tarihli “Blood Feast”‘i olarak kabul edilmiştir.Daha sonra Lewis “2000 Maniacs” ve “Color Me Blood” filmleriyle bir üçleme yaratmıştır. Her ne kadar Lewis türün ilk örneklerini vermişse de”Gore” sinemasının George Romero’nun “Night of the Living Dead”iyle başladığı söylenebilir. 1968 yapımı bu düşük bütçeli filmde ağır ağır yürüyen ölülerin kurbanlarını yeme çabalarının ortaya çıkardığı siyah/beyaz resimler, filmi seyreden kitlelerin beynine kazınmıştı. Korku sinemasında büyük ölçüde tercih edilen “ima” yönteminin etkisinden çok farklı bir etkiydi bu; iğrençliğinde adeta ipnotize edici, kirli, seyredenin adeta üstüne başına sinen bir taraf vardı.

Romero’nun zombi üçlemesinde son derece etkili kullanılan bu yaklaşım, daha sonra 80′ler korku sineması lisanının direği haline geldi ve tür baştan aşağı kana bulandı. Ancak ‘gore’ u farklı, daha özgün kullananlar da vardı. Örneğin Sam Raimi, ‘Evil Dead” ile başlayan üçlemesinde kanı ve isimsiz kalması herkesin hayrına olacak envai çeşit sıvıyı, yer yer komedi yaratmak için bile kullanıyordu. 50’lerin EC çizgi romanlarına şapka çıkaran bu korku öykülerinde kopan beden parçaları ve her yana püsküren yeşil sıvılar gırla gidiyordu. Serinin başrol oyuncusu Bruce Campell, bu hayli aksiyon yüklü ve mizah dolu korku türüne “slapstick” türü hareketli komediye gönderme yaparak, “splatstick” adını uygun görüyordu.

Türe en büyük katkıları yapan kişilerin başında gördüğüm ve çoğu kişinin söylediği gibi türün babası olarak görülebilecek Lucio Fulci’ye değinmeden geçilemez.Bu İtalyan yönetmen, Beyond, House by the Cemetary, Zombi 2, City of the living Dead gibi filmleri ile bence gore’nin ulaşacağı son noktaya ulaşmıştır. Bu türde ürünler veren en iyi yönetmenler ise:Lucio Fulci,George Romero,Peter Jackson,Sam Raimi,Dario Argento,Umberto Lenzi,Abel Ferrara olarak sayılabilir..

10 SPLATTER (GORE) FİLMİ
Blood Feast (1963)
Night of the Living Dead (1968)
Dawn of the Dead (1978)
Zombie Flesh Eaters (1979)
Evil Dead (1981)
Bevond (Fulci) (1981)
Day of the Dead (1985)
Re-Animator (1985)
Bad Taste (1987)
Braindead (1992)

Etiketler:

Paylaş:

  1. ya cnm dogal bsıey bence:D

  2. Ben kendime tanı koyamıyorum. Cam bardak elimi parçaladığında oluk oluk akan kana bakıp “vay be ne gore” diyen, buna rağmen dikişler atılırken bakamayan birine ne denir bilmemki:)

  3. o psikoloji bendede var temizkan..gerçek bir görüntüde ya da başıma gelen en küçük bir kesik olayında bile tiksinirken nasıl oluyorda sinemada yaşanan dehşeti rahat rahat izleyebiliyorum hayret ediyorum..hatta bu siteyi görenler senin gibi biri nasıl böyle bir site yapabiliyor diyorlar :) sanırım norman bates psikolojisi var bizde ben bu tanıyı koydum kendime :)

  4. korkmadan izlediğim ve izlerken “nasıl bu kadar zevk alıyorum yoksa bende bir sorun mu var” dediğim tür. zaten bundan sonrası adamı “faces of death” türü gerçekten parçalanmış insan bedenlerinin gösterildiği filmimsilere götürüyor. işin garibi ise kurban bayramında parmağını kesen annemin eline yarabandını sarana kadar bile bakamadım :)

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız.