À L’intérieur

  • Tarih: Şubat 6th, 2009
  • Ekleyen
 
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (23 oyla: 10 üzerinden 7,52)
Loading ... Loading ...

Kategoriler: A, Film Arşivi, KORKU SİNEMA, YAZARLARIMIZ

Yönetmen: Alexandre Bustillo, Julien Maury
Senaryo: Alexandre Bustillo
Yapım: 2007, FransaSüre: 83 Dakika
Oyuncular: Béatrice Dalle, Alysson Paradis, Nathalie Roussel, François-régis Marchasson,

Alexandre Bustillo’nun senaryosunu yazıp Julien Maury ile beraber yönettiği film aynı zamanda bu isimlerin ilk uzun metraj deneyimi. Filmografilerine oldukça kanlı başlayan ikilinin filminde başrolleri Beatrice Dalle ile Alysson Paradis paylaşıyor.. ve onlara Nathalie Roussel, François Régis Marchasson, Jean Baptiste Tabourin gibi isimler eşlik ediyor.

Bir dergi için fotoğraf çeken Sarah, 6 aylık hamileyken bir trafik kazası geçirir ve bu kazada eşini kaybeder. Bebeğinin başına bir şey gelmesinden çekinen Sarah’ın korktuğu başına gelmez. Doğumundan bir gün önce hastaneye giderek rutin kontrolden geçer ve ertesi sabah hastaneye gelmek üzere Jean ile sözleşir. Evine döndüğünde onu sürpriz olaylar bekleyecektir. İlk önce kapısını çalan bir yabancı ona sokakta kaza geçirdiğini söyler ve telefon etmek için içeri girmek ister. Ancak Sarah güvenemediğinden bu teklifi reddeder. Kapıdaki yabancının Sarah’ın özel hayatıyla ilgili bilgiler sarf etmesinden ve evin penceresinde onu rahatsız etmesinden sonra gerilim tırmanmaya başlar. Kadının hedefi bebeği ele geçirmektir.

İlk yarısı oldukça gerilimli geçen film ikinci yarısında slasher/splatter filmine dönüyor.. ve istismar sinemasının bir örneği olarak öne çıkıyor. Gerilimi gittikçe tırmandıran ve önüne geçeni deşip biçen kadının amacı bebeği almaktır. Ancak film boyunca bunun nedenine inilmiyor ve seyirci bulanık sularda yüzmeye itiliyor.

Tüm bu vahşetin sorumlusu olan kadını oynayan Beatrice Dalle’ye özel bir hayranlığım var. Bu sempatimin kaynağıysa, Philippe Djian’ın yazdığı romanın kendisi kadar beni etkileyen filmi “Betty Blue”‘da Betty’i canlandırmış olması. 7 sene önce Claire Denis’in yönettiği “Trouble Every Day”‘de beraber olduğu erkekleri yiyen bir yamyam olarak karşımıza çıkan Dalle, yine ortalığı kan gölüne çeviren bir karakteri oynuyor.

Açılış sahnelerinin haricinde dublex bir ev içerisinde geçen film, inceden klostrofobik atmosfere de sahip. Bu ortama kadının “orantısız güç” kullanımı, bol bol dökülen kanlar, mermiyle dağılan kafalar, şiş saplanan bedenler eklenince ortaya hayli irite edici bir film çıkıyor. Ülkemizde “içerde” adıyla gösterime giren filmi mide sorunu olanlara tavsiye etmem.

Bu arada film boyunca olaylara fon oluşturan, geçtiğimiz sene Fransa’da yaşanan olayların filmde neden kullanıldığına dair kafa yordum. Sarah’ın bu olayları tv’de izlerken kapıyı çalan yabancıya duyduğu güvensizliğe zemin hazırlamak için filme eklendiği çıkarımını yaptım. Ayrıca düşüncenizi yorum bırakarak paylaşabilirsiniz..

Yazan: Koray Aykanat

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Paylaş:

  1. internette film ile ilgili guzel bi yorum var ama spoilerde icerio:Filmdeki iki kadın ve bebek/ler de metafor: Sarah Fransa’nın kendisi, Kadın’sa göçmenlerin temsilcisi: Filmin açılışını Fransa’nın “kirli..” geçmişi olduğunu kabul edelim.. Biriken öfkenin akacak mecrasını bulması gerekiyor.. Fransızlar şehir merkezlerinde kendilerini güvende hissederken, Sarah da aynı hissi evinde yaşıyor.. Ta ki “dışarıdan..” gelen bir tehdite kadar.. Kadın, geçmişin gölgesi gibi (kıyafeti bu açıdan manidar oldukça..) Fransa’nın üzerine çöreklendiğinde karşı koyuyor: Yüzleşme ancak işler çığrından çıktığında başvurulan bir yöntem olduğu için, sürekli mücadele içinde izliyoruz iki kadını: Sarah’nın hamile olması, ona acımamıza, onun yanında olmamıza sebep oluyor-
    olaylar sürerken haberlerin çoğunun Fransız kaynaklardan dünya basınına geçildiğini düşünebiliriz muadil olarak..

  2. Kanlı filmleri büyük bir hazla seyrederim. Bu filmdede kan+vahşet olayı doyuracak kadar vardı. Ama tam gore olarak nitelendirmek doğru olmaz(en azından o bebeği çıkartma sahnesinde daha fazla bağırsak vs organ görünseydi o kategoriye sokabilirdim) polislerin aşırı akılsız davranması buna karşın kadının o öfkeye rağmen kurnazca hareket etmesi(hamile olanı demiyorum) gereksiz ve sinir bozucuydu. Böyle detaylara takılmaz sadece ”kan istiyorum” diyorsanız bu filmi izlememezlik sakın ama sakın yapmayın!

    bir gerilim filmi için oldukça iyi 10/8 veriyorum :D

    not:Bu filmi beğenenler sınırda ve yüksek tansiyon filmlerini izlesinler büyük benzerlikler bulacaklardır(gerilim açısından)

  3. Fransızlar bu konuda ABD yi yerde bıraktı diyorum korku sinemasına yenilikler açmaya devam ediyorlar top 5 vahşet filmime girer

  4. kesinlikle korku gerilim adına müthiş bir filmdi, filmdeki kimi saçmalıkları es geçip ‘ee nasıl yani ‘ gibisinden sorularla kafanızı meşgul etmezseniz filmden beklediğinizi almamanız için hiçbir sebep yok. Son yılların bu türde yükselen değeri Fransızlara yakışır derecede başarılı bir filmdi.

  5. Bence oldukça vasat bir senaryoya sahip izlerken çok sıkıldım.

  6. [...] olarak bakarsak film şiddet yönünden “À l’intérieur (2007)”dan, psikolojik alt metin yönünden de “Savage Island (2003)” ve “It’s Alive [...]

  7. ”Gore” olacaksa bence de böyle olsun diyerek yazarlara ve yorumlara katılıyorum. Filmin ciddi anlamda okunacak bir alt metni veya mesajı olmasa dahi ilgiyle ve merakla izledim. Daha sonra buna benzer bir film izlemiş olmam da (benim kabahatim olabilir) filmi daha çok sevmemde önemli bir neden olabilir.

  8. wherearethevelvets

    Birçok sitede en mide bulandırıcı (veya hasta) filmler listesinde ilk 10′a giren bu güzide filmi çok beğendiğimi belirtmek istiyorum. Uzun zamandır piyasada şöyle harbisinden bir gore yoktu. O zamanlar ilaç gibi gelmişti. Yüksek Tansiyonu da bu filmden sonra izledim (biraz geç yani). Belki o yüzdendir.

  9. Son paragrafınıza katılıyorum. Bir tür ” yabancı yada azınlık yada göçmen” lerden dolayı, ( hatta içerdeki yabancılaşmadan dolayı yabancı )genel düzen ve huzurun bozulmasına dair kaygıların sembolize edilmesine Fransa gore sinemasında çokça başvurulacak gibi görünüyor. “Sınırda” filminde buna vurgu yapılmasını örnek olarak gösterebiliriz.

  10. Son yılların en sert filmi. Ama birçok mantık hatası ve sertliğin doğru ayarlanamaması filmi zayıflatıyor. Hamile bayanlar kesinlikle uzak dursun diyorum!

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız.