Candyman
Kategoriler: Film Karakterleri, KORKU SİNEMA, Yasin 'Devilboy' Karakaya, YAZARLARIMIZ
Gerçek İsmi : Daniel Robittaile
Doğum Tarihi : 1800 lü yıllar
Doğum Yeri : ABD
Cinsiyeti :Erkek – Siyah
Boy : 185 cm
Kilo : 90 Kg
SWEETS TO THE SWEET
Sinema tarihindeki ilk siyahi kaçığımız Candyman..Sakın ismine bakıpta aldanmayın.Evet bazı yönleriyle istemeyerek gülünç özelliklere sahip olan Candyman, aslında şimdiye kadar gördüğüm en korkunç karakterlerden biridir. Doğruyu söylemek gerekirse filmi ilk izlediğimde beni bir hayli şaşırtmıştı — Ben zayıf ve başarısız bir film bekliyordum ancak Candyman, kötü işlenmiş CG arılarına rağmen asla başarısız sayılamayacak bir film.
Başroldeki Tony Todd hakkında pek bir bilgim yoktu, ama Allah için bir rol bir insana bu kadar mı yakışır. Tony Todd’un geçmişte neler yaptığını bilmiyorum, ama birini öldürdüğünü veya ölüp hayalet veya başka bir şey olarak yeniden dirildiğini hiç sanmıyorum. Fakat, geçmişinde bu tür karanlık bir sayfa bulunmayan birinin böylesi bir rolü bu derece mükemmel oynayabilmesi de cidden çok şaşırtıcı. Bunu bir iltifat veya başka bir şey olarak almayın. Bilakis saygı duyuyorum kendisine.

Sir Clive Barker’ın ‘The Forbidden’ isimli kısa hikayesine dayanılarak yaratılan bu sıra dışı karakter, sinemada yönetmenin Pinhead’le (Çivikafa) birlikte en ünlü iki kaçığından biri.(Şu an aklınıza gelen Pinhead vs Candyman fikrinden hemen vazgeçin!.)
Olaylar, efsanevi “Şeker Adam” hakkında yeni bir hikayenin izini sürerken araştırdığı karakterin hedefi haline gelen ve işlenen cinayetlerin tanığı olan “Helen Lyle” etrafında gelişir. Peki buradaki hile nedir? Candyman, aynaya bakarken adını beş kez tekrarladığınızda ortaya çıkar. Filmi seyrettiğimden bu yana benim tercihim “Bloody Mary”. Helen’i canlandıran Virginia Madsen, Hollywood’da “yarı çıplak kurban rolünde oldukça çekici ve ayrıca ucuza çalışan” biri olarak tanınmakta.
Şimdiye kadar Candyman serisi altında üç film çekildi, öğrendiğimiz kadarıyla gerçek hikayesi şöyle; bir zamanlar iyi biri olan “Daniel Robittaile” büyük bir çiftlikte işçilik yapan bir köledir.(Hikaye 1800’lerin sonlarında geçmektedir) Günün birinde çiftlik sahibinin güzel kızına aşık olur ve o an hayatı değişir. Aşkına karşılık bulur ve iki sevgili evlenir.Tabi ki çiftlik sahibi bu aşkın karşısına dikilir.Daniel’e korkunç işkenceler yapılır.Bu şanssız gönül macerası sonucu kahramanımız önce sakat bırakılır, sağ eli bileğinden kesilir ve ardından tüm bedeni bala bulanarak arıların arasına atılır.Aslında bu bir korku hikayesinden öte ilgi çekici bir intikam hikayesi.Yani sizde benim gibi filmi izleyip Şeker Adama haksızlık yapıldığını düşünebilirsiniz.Filmde ayrıca kölelik ve siyah ırk karşıtlığına göndermeler bulmakta mümkün. Hikayenin bundan sonrasında kesik bileğinin yerine sivri bir kanca geçirerek sevgili eşinin tüm akrabalarının rüyalarını süsleyen Şeker Adam uzun kahverengi paltosuyla karizmatik bir caniye dönüşecektir.

Her neyse asıl hikaye ile ilgili söylenceler süre dursun, benim favorilerimden biri buydu. Freddy yandı, Jason boğuldu, peki ya Şeker Adama ne oldu? ARILARA YEM OLDU.Benden söylemesi..Siz siz olun aynanın karşısına geçip kahramanlık taslamaya kalkmayın!.Candyman..candyman..candyman..candyman..candy..:((
Yazar: Devilboy
Lütfen bu yazıyı kaynak göstermeden alıntı yapmayınız ve kullanmayınız..











ewet bende küçükken sürekli izlerdim korktugum halde çok guzel bir fılm
1989 jenerasyonundan biri olarak Candyman’ı hala hatırlayabiliyor olmanın haklı sevincini yaşıyorum:)Daha okula bile gitmiodum geceleri ablamla oturup Candyman izlerdik.Annem bizi yatırmak için ayna karsısına geçip şeker adam demeye baslardı.Biz cıglık cıglığa yataklara tabi:)nie izlerdm bilmiorm ama iiki de izlemişm.küçüklüğümden kalan tek korkudur bana Candyman:)yazıyı okuyunca paylaşmak istedim:)güzel yazı olmus ellerinize saglık.