Children Shouldn’t Play With Dead Things

  • Tarih: Ekim 19th, 2009
  • Ekleyen
 
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (2 oyla: 10 üzerinden 8,00)
Loading ... Loading ...

Kategoriler: C, Film Arşivi, KORKU SİNEMA, Yasin 'Devilboy' Karakaya, YAZARLARIMIZ

Yönetmen: Bob Clark
Senaryo: Bob Clark, Alan Ormsby
Yapım: 1973, ABD Süre: 87 Dakika
Oyuncular: Alan Ormsby, Valerie Mamches, Jeff Gillen, Anya Ormsby, Paul Cronin

Beş genç aktör ve bir yönetmen, terk edilmiş ve neredeyse unutulmuş, geçmişinde dehşet verici cinayet ve tecavüz vakaları barındıran bir mezarlık adasına gelirler. Şirketin tuhaf yönetmeni Alan, sözde gençleri büyücülük işleriyle eğlendirmek için bu adaya getirmiştir. Gerçekte amacı ise ölülerle törensel ayinler yapmaktır. Ancak bu ayinler ölüleri mezarlarından çıkartacaktır… ve hortlayan ölüler hiç de parti havalarında değildirler!..

Children Shouldn’t Play With Dead Things’i ilk kez (ikincisi geçen hafta) izlediğim yılı çok iyi hatırlıyorum. Lise 2.sınıfa gidiyordum. Zaten lise çağlarında haftanın 3 günü çılgınlar gibi mahalle videocusuna akıp, korku / bilim-kurgu rafının önünde durur, kan gölü kaplı her plastik dikdörtgenin arkasındaki özeti okuyarak birkaç saat geçirirdim.

CSPWDT (film bundan sonra bu adla anılacaktır) tarafından uzun süredir ayartılıyordum, ancak hep, basit ve tipik bir zombi filmi olduğu garantili bu filmin diğer kasetlerden pahalı olduğunu düşünmüş olmalıyım. En sonunda, videocuda bulunan her korku filmini kiraladığımdan bununla ilgili şansımı da denemeye karar verdim ve kasaya gittim. Dükkan sahibi Cemil ağabeyle aramızda dün gibi hatırladığım şöyle bir konuşma geçmişti:

Cemil Abi: “Yine mi sen Yasin..Merhaba!”
Ben: “Merhaba Cemil abi!”
“Bugün ne alıyoruz bakalım?”
“Testislerimin terini geri emdirecek bir zombi filmi!!!”
“???………..???”

Böyle bir cümleyi o an nasıl kurdum hala hayret ederim fakat galiba zavallı adamı hazırlıksız yakalamıştım ya da ufak çaplı bir şok yaşatmıştım ve bu cümleden sonra satış işleminin sonuna kadar ağzından çıt bile çıkmamıştı.. Neyse:)))

CSPWDT, terk edilmiş bir mezarlık adasına (sözüm ona) bir korku filmi çekmeye giden bir grup film yapımcısı ve aktör hakkında bir hikaye. Varmalarından hemen sonra, aktörler buraya bir film çekmeye değil, ölüleri uyandırmak için bir büyü törenine katılmak üzere getirildiklerini anlıyorlar. Tören gerçekleştikten ve hiçbir şey olmadıktan sonra, yönetmen (ve grubun lideri) daha fazla eğlenmek için kulübeye çürümekte olan bir ceset getiriyor. Sizce neden? Yönetmenle evlendirmek için! Evet yanlış duymadınız. Yönetmeni ve iri kıyım erkek cesedini evlendiriyorlar ve ikisini “balayı süit”lerine bir gece kim bilir ne yapmak! üzere gönderiyorlar. Ancak bu olay geri kalan çürümekte olan cesetleri oldukça sinirlendiriyor ve ölüler kayıp arkadaşlarının intikamını almak üzere mezarlarından kalkıyorlar..

70’lerin başlarında çekilen zombi filmlerine düşkünseniz CSPWDT o kadar da kötü değil. Düşük bütçeli bir zombi filminden bekleyeceğiniz kadar bir rol yeteneği içeriyor ve hikayesi tamamen orijinal olmasa da, zamanının diğer filmlerinden farklı olarak benzersiz bir senaryosu var. Örneğin, “bir grup aptal genç ansızın saldırıya uğrar” tarzında alışılageldiğimiz olay akışından çok bir “zombi kült” film. Zombi kült film fikri başkaları tarafından daha önce yapılmadı demiyorum, örneğin daha önce bahsettiğim The Dead Next Door var, ancak orijinal olan kült filmin ölüler ile ne yaptığı. (Evlenme, balayı, vb.) Bu açıdan, CSPWDT kendine has bir tarza sahip..

Başından sonuna kadar, filmdeki bütün zombileri sevdim. Sanki makyaj sanatçısı, zombilerin nasıl görünmesini istediğine bir türlü karar verememiş gibi. Filmde Lucio Fulci’nin House by the Cemetery’deki zombisini ve George A. Romero’nun Dawn of the Dead’indeki zombileri taklit eden iki farklı zombi stili var. Ben her daim Fulci stili makyajı tercih ediyorum, çünkü diğerinde bütçesizlik son derece belirgin oluyor. Bir tabaka mavi makyaj üzerine şaplak atmak çok pahalı değil, ama çürümüş zombilerin üzerinde gerçekten ucuz, topraklanmış ve solucanlanmış görüntülü uygulamalar hoşuma gidiyor.

Bununla birlikte zombilerin mezarlarından çıkıp sahneye katılışlarını da unutmamak gerek! Zombilerin mezardan sürünerek çıkma sahnesini başarılı bir biçimde çekmek iyi bir sanatçılık gerektiriyor ve CSPWDT bunu şık bir biçimde başarıyor. Bu sahne Return of the Living Dead 2’de ve Michael Jackson’un Thriller’ında mezarından kalkan ölülerle karşılaştırılabilir. Sahnenin etkili bir biçimde çekilebilmesi için aktörlerin fiziksel olarak toprağa gömülmeleri gerekmiş ve çoğu zombi filminde bunu göremememizin sebebi, sanırım bir çok film yapımcısının bunu fazla zahmetli, geciktirici ve sıkıcı bir iş olarak görmesi..

CSPWDT’i 10/6 olarak puanlıyorum. 70’lerin, gördüğüm en iyi zombi filmi değil ama kesinlikle en kötüsü de değil. Hem de hiç değil.. Filmi bir şekilde edinin ve keyfinize bakın. Özellikle bir Lucio Fulci düşkünü iseniz!

Yasin ‘Devilboy’ Karakaya

Etiketler: , , , , ,

Paylaş:

  1. Yanılmıyorsam Supernatural dizisi 2. sezonunun 4. bölümünde bu isim vradı .dizinin kendi içeriğiyle Children Shouldn’t Play With Dead Things temasını iyi harmanlamışlar. İzlemeyenlere tavsiye ederim.

  2. :D evet Murat..O yaşta testis kelimesini kullanmam mümkün değildi ama aynı kapıya çıktığı için değiştirdim:)

  3. wherearethevelvets

    Ben daha önce bu film için ne yorum yapmıştım yaa?
    Neyse, çok renkli bir filme benziyor.
    Bu arada önceki yazıda testis değil t*şak yazılmıştı yanlış hatırlamıyorsam (otosansür?)

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız.