En Korkunç 25 Şarkı (Bir Seçki)

  • Tarih: Aralık 15th, 2010
  • Ekleyen
 
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (14 votes, average: 9,93 out of 10)
Loading ... Loading ...

Kategoriler: KORKU SİNEMA, Korku Sinema Toplist, Murat 'Wherearethevelvets' Akçıl, YAZARLARIMIZ

Korku demek sadece film demek değildir. Uzun zamandır bunu düşünüyordum. Sanatın diğer dallarında da korkunç temaları bulmak mümkün. Korku Sitesi’nde daha önce de bazı korkunç şarkılar sergilendi. Fakat bunlar genelde korku filmi müzikleriydi, yani yine işin görsel yönünü destekliyorlardı. Ben sinemadan bağımsız korkunç şarkılardan bir liste yapmanın hoş olacağını düşündüm. Kriterlerim her zamanki gibi kişisel. Bazı şarkılar kesinlikle korkunç olmayı amaçlamamış, yine de asabımı bozuyor. Bazısının amacı dinleyiciyi dehşete düşürmek zaten.

Son zamanlardaki korku filmlerini tınısal olarak besleyen Death Metal tarzı carıl carıl şarkılar değil seçtiklerim. Daha sinsi, daha karanlık ve daha müzmin şarkılar bunlar. Eti parçalayan bir baltadan çok, karanlıkta parlayan bir bıçağı tercih ettim. Sözleri dilimize çevirirken biraz zorlanmadım değil (ah şu sınırlı İngilizcem) fakat anlama en uygun şekilde yazdığıma emin olabilirsiniz. Çünkü bazı şarkı sözlerini orijinal olarak bulmak mümkün değil. Her kafadan bir ses çıkıyor. Bazen bir kelimede bile saatler harcayabiliyorsunuz. Yine de emin olun Almanca olan sözler, İngilizce çevirisinden değil, aslından çevrilmeye çalışılmıştır. Bu yazıdan sonra gelecek 25 şarkıyı ışıklar kapalı ve ses açık şekilde dinlemenizi öneriyorum. Umarım eğlenirsiniz… Nı- hı- hı- ho- ha- ha- haa- haaa! (Korkunç kahkaha).

25) Bela Lugosi’ Dead- Bauhaus (1979)

Bauhaus’un Bela Lugosi için yazdığı bu ağıt, bence listede yer almalıydı. Sözleri şöyle:

Beyaz üstüne beyaz
Yarı saydam siyah pelerinler
Askıya geri döndü
Bela Lugosi öldü

Yarasalar terk etti çan kulelerini
Kurbanlar kanamaktalar
Kızıl kadife kara kutuya döşenmiş

Bela Lugosi öldü
Bela Lugosi öldü

Ölmez, ölmez, ölmez
Ölmez, ölmez, ölmez

Bakire gelinler sırayla geçti tabutunu
Zamanın ölü çiçeklerini serperek
Ölümcül tomurcuklardan yoksun
Karanlık odada yalnız
Kont

Bela Lugosi öldü
Bela Lugosi öldü

Ölmez, ölmez, ölmez
Ölmez, ölmez, ölmez

Oh Bela
Bela ölümsüzdür
Oh Bela
Bela ölümsüzdür

Oh Bela
Bela ölümsüzdür

24) Red Football- Sinead O’Connor (1994)

Sinead O’Connor korkunç değildir. Hiçbir zaman olmamıştır da. Fakat bu şarkısı, albümünü aldığımdan beri beni çok korkutur. Bir ağıt gibi kırılgan başlayan şarkı ikinci bölümden itibaren garip bir kreşendoya giriyor. Ve en sonundaki zıvanadan çıkmış ezgiler, gözü dönmüş ve eline bıçak geçirmiş bir çocuğun kurbanını defalarca bıçaklaması gibi hissediliyor. Amacı bu olmasa da agresif bir kadın bu Sinead O’Connor…

Ben kırmızı futbol topu değilim
Bahçede tekmelediğin
Yok hayır, ben kırmızı bir Noel ağacı süsüyüm
Ve kırılganım
Ben hayvan değilim
Beni zannettiğin gibi
Ben timsah değilim
Dublin hayvanat bahçesindeki
Yaşayan bir kafeste
Kendi boyu ve eni kadar.
Bir pencereden insanların baktığı
Ve sataşmak için sırtına bozuk para attıkları zaman
Hareket edemeyen
Çok istese bile.

Ben hayvanat bahçesindeki hayvan değilim
Senin için şamar oğlanı değilim
Bana istediğin gibi davranamazsın.
Ben hayvanat bahçesindeki hayvan değilim
Cildim senin için bir futbol topu değil
Kafam senin için bir futbol topu değil
Vücudum senin için bir futbol topu değil
Rahmim senin için bir futbol topu değil
Kalbim senin için bir futbol topu değil
Ben hayvanat bahçesindeki hayvan değilim
Bu hayvan atlayıp seni yiyecek
Ben hayvanat bahçesindeki hayvan değilim
Ve tüm gayem
Üzerine sıçrayıp seni gebertmek.

La-la-la-la…

23) Careful With That Axe, Eugene- Pink Floyd (1968)

Yoğun uyuşturucu etkisinde yazılmış bir şarkı. Tüyler ürpertici…

Lanet, lanet… Yıldız çığlık atıyor
Yalan yalan yalanların altında. Çık, çık, çık!…
Dikkat, dikkat, baltayla dikkatli ol, Eugene.
Yıldızlar yüksek sesle haykırıyor.
çık…
çık…
çık…

22) Windfall- Dead Can Dance (1987)

Dead Can Dance’ın birçok şarkısı bu listeye girmeye aday olabilir. Fakat özellikle “Windfall” genel yapısı ve bestesiyle bir korku filminden fırlamış gibi duruyor. Karanlık ve kötü niyetli. Dediğim gibi Dead Can Dance korku filmlerine yaraşır bir atmosfer sunar.

21) Halloween II- Misfits (1981)

Söyleyecek pek birşey yok. Misfits zaten Horror Metal denen birşey yapıyor. Şarkının ismi Halloween keza… Sözler eski Latince bir ayin metninden oluşuyor. Fakat sanki müzik daha kasvetli olabilirdi.

Formulae ueteres exorsismorum et excommunicationum
Strigas et fictos lupos credere

Daemon pellem lupinam
In trunco quodam cauae
Arboris occultandum

Halloween, halloween, halloween, halloween
Halloween, halloween, halloween, halloween
Halloween, halloween, halloween, halloween

Metamorphoses lycanthropie
Possunt inquam
Metamorphoses lycanthropie
Possunt inquam

(Şeytan çıkarma ve aforozun eski formülleri
Cadıların ve kurda dönüşmüşlerin inanışına göre.
Kurt derisi altına saklanmış iblisi sakatladım
Bir ağaç kovuğunda saklamak için
Bu şekilde kurda dönüşebildiklerine inanıyorum)

20) Down in a Mirror- Jandek (1982)

Falsolu sesler veren gitarın kırık melodisi üzerine okunmuş depresif bir ağıt. Karanlık, kasvetli ve sanki vahşi bir hayvanın uluması gibi…

İnkar edemeyiz, bu evde ruhlar var
Kapıyı kapattın ve rüzgar iki defa daha kapattı
Kara bir kahkaha attım, gülümsedin ve üzerinde düşündün
Tekrar geleceksin, eminim reddedemezsin
Ruhun burada beyaz masanın üzerinde yatıyor
Gün ışığında parıldadığını, ışıklar saçtığını görebiliyorum
Keşke bu odayı terk edip arkamdan kilitleyebilseydim
Bir gün elini tutup oluruna bırakacağım
Gökyüzünde ışıldayan bir yol ikimiz için
Geri dön, oh lütfen, geri dön
Ne yapacağımı bilmiyorum
Geri dön, oh lütfen, geri dön
Geri dön, oh lütfen, geri dön
Geri dön, lütfen, geri dön

19) In a Lonely Place- Joy Division (New Orders) (1981)

Joy Division’dan New Orders’a evrimleşen İngiliz grubun geçiş şarkılardan biri. Hayatın geçiciliğinden, duyguların değersizliğinden dem vuran pesimist şarkı, ayin davullarına benzer vurmalılarla daha da Gotik bir havaya sokulmuş. Ian Curtis’in intihar etmesine şaşmamalı.

Mermer ve taşları okşarken
Eskiden biri için özel olan sevgi
Yaktığım ateşte kül oldu
Burada olmanı o kadar isterdim ki.

Kıvrılıp ölmüş olan beden
Paylaşıyor aynı korkunç güneşi
Bacaklarına dolanan bir köpek kadar sıcak
Burada olmanı o kadar isterdim ki.

Cellat beklerken bakınır
İp gerildikçe gerilir ve sonra kopar
Bir gün öleceğiz rüyalarında
O kadar isterdim ki yanında olalım orada.

18) Season of the Witch- Vanilla Fudge (1968)

Gerçekte Donovan’ın şarkısı ama bu yorumu daha bir korkunç bulduğumdan listeye ekledim. Şizofreni benzeri bir ruh haliyle yazılmış olduğu belli olan sözler iyi mi kötü mü anlaşılmıyor ve bu belirsizlik insanı daha da ürpertiyor.

Penceremden dışarı baktığımda
Ne göreyim?
Pencerdemden dışarı baktığımda
Bir sürü farklı insan var.

Bu garip, çok garip
Her zerreyi algılamalısın
İki tavşan bir hendekte koşuyor
Hippiler zengin olmaya çalışıyor

Oh hayır!
Cadılar mevsimi olmalı
Cadılar mevsimi olmalı
Cadılar mevsimi olmalı
Cadılar mevsimi olmalı

Ne zaman omzumun üzerinden baksam
Ne göreyim?
Omzumdan geriye baktığımda
Bazı eski dostlar, özlediğim.

Bu garip, çok garip
Her zerreyi algılamalısın
İki tavşan bir hendekte koşuyor
Hippiler zengin olmaya çalışıyor

Oh hayır!
Cadılar mevsimi olmalı
Cadılar mevsimi olmalı
Cadılar mevsimi olmalı
Cadılar mevsimi olmalı

Aşkın akışkan denizine dalmış halde oturmuşuz
Gökkuşağı ışıldıyor üstümüzdeki gümüş gökte
Bir ayna yansıtan mazimizi
Yosunlarla sarmalanmışız söğütler gibi

Altüst halde, kalbimi okşuyorsun
Ruhumu okşayıp uzuvlarımı sarmalıyorsun
Kahkahanı atıp sıkıca sarılıyorsun
Ve uyanıp oturmuş düşünüyoruz

Düşünüyoruz eski zamanlarımızı
Ve biliriz ebediyen gittiklerini
Asla öğrenemiyeceğiz, asla

“Yardım edin”
“Biri ona yardım etsin”

Omzumun üzerinden baktığımda
Ne göreyim?
Omzumun üzerinden baktığımda
Görecek bir sürü güzel bakış var

Bu garip, çok garip
Her zerreyi algılamalısın
İki tavşan bir hendekte koşuyor
Hippiler zengin olmaya çalışıyor

Oh hayır!
Cadılar mevsimi olmalı
Cadılar mevsimi olmalı
Cadılar mevsimi olmalı

Lütfen ruhuma acı
Hayır, hayır…Cadılar mevsimi olmalı…
Tanrım, hey, Tanrım!
Yardım edemiyorsan dinle bari, lütfen,
Anne, üşüyorum ben…

17) Mein Teil- Rammstein (2001)

Şarkı, “Der Metzgermeister (Başkasap)” lakaplı yamyam katilin kurbanının gözüyle aktarılmış. Sözü geçen gerçek bir olay, belki hatırlarsınız. Armin Meiwes adlı bir Alman, internete bir ilan gönderiyor (Şarkı sözlerinin başındaki alıntı bu ilan işte). Bir kişi (Bernd Jürgen Brandes) bu sapık katilin ilanına yanıt veriyor yani gönüllü kurban oluyor. Armin Meiwes, kurbanının isteği üzerine onun penisini kesiyor ve ikisi beraber bunu afiyetle yiyorlar. Kurban, kan kaybı ciddi boyulara ulaştığı halde penisini yemeye devam ediyor. Fakat uzun süre dayanamıyor tabii ki. Meiwes ziyafete tek başına devam ediyor ve kurbanının etlerinin büyük bir kısmını mideye indiriyor. Orijinali Almanca olan şarkı İngilizce’ye hatalı çevrilmiş. Almanca aslına sadık kalarak çevirmeye çalıştığım şarkı sözleri şöyle:

“Gürbüz, 18-30 yaşlarında, kesilecek adam aranıyor” Başkasap

Bugün bir centilmenle buluşacağım
Benden o kadar hoşlandı ki beni yiyebilir
Yumuşak etlerim (penis demek istiyor) ve hatta sert bölgelerim bile
Menüsünde

Çünkü sen yediğin şeysin
Ve bunun ne olduğunu biliyorsun
Bu benim şeyim- Hayır!
Benim şeyim- Hayır!
Çünkü o benim şeyim- Hayır!
Benim şeyim- Hayır!

Kör bıçak, gayet uygun
Ciddi kanamam var ve kendimi kötü hissediyorum
Güçsüzlüğe direnmek zor olsa da
Mideme ağrılar saplansa da daha yiyebilirim
O kadar iyi çeşnilenmiş ki
Yanar döner bir şekilde
Hoş bir porselende servis edilmiş
Yanında iyi bir şarap ve hafif mum ışığı
Evet hayatımı terk ediyorum çünkü
Sen biraz kültür almalısın

Çünkü sen yediğin şeysin
Ve bunun ne olduğunu biliyorsun
Bu benim şeyim- Hayır!
Benim şeyim- Hayır!
Çünkü o benim şeyim- Hayır!
Evet benim şeyim- Hayır!

Bir çığlık yükselecek cennetten
Melekler ordusunu yarıp geçen
Körpe etler düşecek bulutların tepesinden
Çocukluğuma, feryat figan.

Bu benim şeyim- Hayır!
Benim şeyim- Hayır!
Çünkü o benim şeyim- Hayır!
Benim şeyim- Hayır!

16) Hamburger Lady- Throbbing Gristle (1978)

Şarkının sözleri Al Ackerman adlı bir sanatçının mektup şeklindeki yazısından derlenmiş. Bir arkadaşıyla beraber dönüşümlü olarak nöbetleşe, “Hamburger Lady” (köfte kadın diye çevirmek uygun düşecek) adını verdikleri bir yanık hastasına bakıyorlarmış. Çünkü bu işte uzmanlaşmış bakıcıların midesi dayanamıyormuş. Kadın gerçekten çok kötü durumdaymış. Lazımlığa oturtulmuş bir et gibi duruyormuş. Her tarafında tüpler (drenler) varmış ve yazar bir adamı yardıma çağırmış. Adam tüpleri değiştirirken gayet yardımcı olmuş ama kalkıp da hemşirelerden birinin Chili-Mac (bir tür acılı makarna) yediğini görünce yere kusuvermiş.

Şarkının sözleri konusunda bir fikir birliği sağlanabilmiş değil. Herkes ne duyuyorsa onu yazmış. Tabiatıyla çeşitli yerlerde değişik yorumlarla karşılaşıyorsunuz. Ben elimden geldiğince en uygun çeviriyi yapmaya çalıştım.

Açık arayla en kötüsü “Köfte Kadın”dı
Kalifiye uzmanların midesi kalktığı için onunla biz ilgileniyorduk
Kalifiye uzmanların
En kötüsü
Her gece dönüşümlü olarak nöbetleşe
Orada öylece yatarken

Köfte kadın
Köfte kadın

Ölüyor…
Belden yukarısı yanmış
Belden yukarısı yanmış
Kollarının üzeri
Kulakları yanmış
Burnunun ucu
Kirpikleri yanmış
Ve tıbbi ilerlemelere rağmen
Bir umut yok
Köfte kadın için.
Eğer birisi size
Bir acı düzeyinden bahsederse
İnsan zihninin ulaşamayacağı
Hiçbir acı düzeyinin ulaşamayacağı;
Bir de kadını lazımlıkta gör.
Belden aşağısı yanmamış.
Onu hayatta tutan şey buydu

Köfte kadın
Köfte kadın

Adam tüplerini değiştirene kadar iyiydi
Bacaklarındaki tüpleri
Ve kollarındaki tüpleri
İyi de iş çıkardı.
Sonra kalktı ve bir yanık hemşiresini fark etti
Deskte oturan bir yanık hemşiresini
Acılı makarna yediğini görünce
Halıya çıkardı
Ve yere çıkardı.
Köfte kadının
Saçlarındaki yanıkları görünce
Mideleri kalkıyor
Kalifiye uzmanların.

Köfte kadın
Köfte kadın

2-3 dakika kesintisiz
24 saatte uyuyabildiği, ağrısız
Bu denli bir acı yok.
Lazımlığa desteklenmiş.
Midesi ağzına geliyor
Kalifiye uzmanların.
Onu hayatta tutan neydi
Kimse köfte kadını ziyaret etmiyor
Yere çıkarıyorlar…
Köfte kadın…

15) Lunapark- Sezen Aksu (1981)

Çocukluğumda radyodan dinlediğim en korkunç şarkılardan biriydi. Lunapark gibi sevimli birşeyden bahseden şarkı ne kadar korkunç olabilir demeyin. Lunapark denince aklıma ilk olarak korku tüneli veya sihirli aynalar odası gelir ki ikisinden de ölesiye korkardım. Ama korkmam beni engellemezdi tabii ki. Bir burlesque veya kabare şarkısını andıran temelde caz parçası olan “Lunapark”ın ezgisi de oldukça uğursuz ve karanlıktır (Türkiye’de başka bir örnek olduğunu zannetmiyorum). Çocukken sözlerini anlamazdım. Aklımda sadece “maskedeki göz” kısmı kalmış ki en azından iki kere kabuslarıma konuk olmuştur. Büyüdükçe ne kadar sağlam bir şarkı olduğunu anladım. Ne zaman dinlesem, göründüğü gibi olmayan panayır yerleri veya lunaparklar gelir aklıma. Bir de palyaçolar…

Altı üstü bir bilet parası
Haydi koş gel, bir cennet burası
Rengarenk bir yaşam, umut rüyası

Dönmedolap bir ömür öğütür
Orda zaman durur, hep dönülür
Yorgun düşer düşünceler, bölünür

Lunapark gerçek mutlulukların
Olsa olsa bir parmak balı
Oysa aslında hepimizin masalı

Ve hüzün tanınmaz orda
Sevinçle boyanmış yüzü
Görmezsen maskedeki gözü

Ve hayat dokunur sana
Sanki bak ben burdayım der
Bir çocuk çığlığı, düş biter

Altı üstü bir bilet parası
Haydi koş gel, bir cennet burası
Rengarenk bir yaşam, umut rüyası

Gülen ayna bak şu halimize
Sende bir kaç tane ben daha var
Güldür bizi ayna, sen de gül bize

Lunapark gerçek mutlulukların
Olsa olsa bir parmak balı
Oysa aslında hepimizin masalı

Ve hüzün tanınmaz orda
Sevinçle boyanmış yüzü
Görmezsen maskedeki gözü

Ve hayat dokunur sana
Sanki bak ben burdayım der
Bir çocuk çığlığı, düş biter…

14) 22 Going on 23- Butthole Surfers (1987)

Bu şarkı bir yardım programına telefon eden bir kızın ses kayıtları üzerine kurulmuş. Olanların hepsi gerçek.

Kadın: Şovunuzu çok seviyorum ve bir süredir ulaşmak için uğraşıyordum.

Sunucu: İyi, denemeye devam ettiğin için mutluyuz

Kadın: Iııı. Benim problemim şu. Geçen Temmuz saldırıya uğradım… cinsel olarak. O zamandan beri uyku problemi yaşıyorum.

Sunucu: Kaç yaşındasın?

Kadın: 22, yakında 23 olucam

Sunucu: İlaç… Tavsiye… Anksiyete… Uyku programlama… İlaç… Uyku programlama… Anksiyete… Tavsiye… İlaç… Uyku programlama… Depresyon… Anksiyete…

Kadın: Uyuyamıyorum… Uyuyamıyorum…

Kadın: Dediler ki bu kötü rüyaları gördüğüm zaman onu kontrol edip içinden çıkmalıymışım. Böylece üstün gelirmişim. Ama ne zaman uğraşsam…hiçbir yere gitmiyor. Sanki her gece durmadan aynı rüyayı görüp duruyorum. Bu yüzden hep geç kalkıyorum.

Kadın: Her gün bir pembe dizi izliyorum. Fakat ne zaman eve gelse paranoyaya kapılıyorum ve koşup televizyonu kapatıyorum (birlikte yaşadığı erkekten bahsediyor sanırım). Yoksa “Bütün gün yaptığın bu mu, oturup televizyon seyretmek?” diyor. Ben seyahatten hoşlanırım. Ona seyahat etmekten bahsediyorum. Para sorun değil. Fakat diyor ki serviste çalıştığı dönemde isteyebildiği tüm seyahatleri yapmış.

13) Circumradiant Down- Dead Can Dance (1986)

Yine Dead Can Dance… Bu sefer iyice sinir bozacak bir şarkı. Lisa Gerrard’ın sesinden kaybolmuş uygarlıklar ses buluyor.

12) Raining Blood- Tori Amos (2001)

Havlayan köpek ısırmaz sözüne uyarak, genelde çok gürültülü olmayan, sessiz ama bıçak kadar keskin olan şarkılar beni korkutur. Onun için Slayer’ın orijinal şarkısını değil Tori Amos’un cover’ını koydum listeye. Hem şarkı daha uğursuz bir havaya bürünmüş hem de, dinlediğinizde farkedeceksiniz, hafiften sıyırmış bir kadın katil bence erkek katilden daha tehlikelidir. Bu kadın gerçekten sorunlu…

Arafta kapana kısılmış
Ölü bir obje, hayatta.
Misillemeyi beklemekte
Ölüm onlar için kazanç olacak
Gökyüzü kırmızıya döndü
Yaklaşan güce dönüşüyor
İçime akıyor, göğün kızıl yaşları
Taştan kuralları yıkıyor
Alttan delinmiş, geçmişimin kalleş ruhları
Çok kişinin ihanetine uğramış, süsler damlıyor yukarıdan şimdi
Misilleme saatini bekliyorum
Zamanın geçiyor
Kan yağıyor
Yırtılan gökyüzünden
Dehşetini kanayıp
Yapımı biçimlendiriyor
Şimdi saltanatım kanla sürecek

11) Come to Daddy- Aphex Twin (1996)

Neden bu listededir açıklamama gerek yok. Klibi bile hala beni korkutur.

Ruhunu istiyorum…
Ruhunu yiyeceğim…
Gel babacığına…
Ruhunu istiyorum…

10) Lullaby for Cain- Sinead O’Connor (1999)

Aslında bu listeye almamalıydım, çünkü gerçekte bir film müziği. Fakat film bir dram ve bu şarkının filmde bulunmasının sebebi korkutmaktan ziyade temasal destek. Anlattığından daha çok şey anlatan bir ninni. Habil ile Kabil hikayesine dayandırılmış ve yaralı bir annenin sesinden aktarılmış. Tam olarak ne olup bittiğini anlamasam da çok irrite edici olduğu kesin. Üstelik ninni…

Sessizlikten ve bir gecenin içinden
Uzak bir ninni gelir
Ağla, ilk çığlığını hatırlıyorum
Abin yanında hazır beklerken
Benim çok sevmiş ve sevilmiş oğullarım.
Bir ninni söylüyorum bak
Annen yanıbaşında
Masum günler…Ne masum gözler
Kıskançlık abinin canını aldı
Katledilmiş döndü eve, içimin huzuru.
Sana, yastığında kabuslar bıraktı
Uyu şimdi…

Ruhun, pes ettiren ruhunu
İçindeki kalbin sağlam değil
Sevgi için, ama sevgi kaç yazar
Fırlatılıp karanlığa
Damga vuruldu
Kabil’in günahıyla

Tanrı’nın ışık bahçesinden
Gecenin ıssızlığına.
Uyu şimdi…
Uyu şimdi…

9) Saturday Night Special- Fad Gadget (1981)

Çok güzel bir şarkı. Kötücül sözleri (sırf zarar vermeyi amaçlıyor) bir tarafa mükemmel melodisi insanda bir panayırda öldürülüyormuş hissi uyandırıyor. Karanlık bir kabare şarkısı diyelim…

Her adamın bir silah edinme hakkı olmalı
Her adamın birini vurma hakkı olmalı

Film yıldızları ve çiftçiler düşüncelerini dayatıyor hala
Kovboyculuk oynayan TV politikacıları gibi
Sam amca atıyla yatıyor, beynini şapkasında tutuyor
Mutlu tıkırdayan tetiği sayesinde rat-tat-tat-tat-tat-tat

Sür güneşe- Zarar verildi

Her adamın bir kadın alma hakkı olmalı
Her adama hayatını paylaşmak için biri lazım

Evde çocuklarla ve yemek pişirmek için tut onu
Komşular baktığında temiz ve sağlıklı görünsün
Bir anne, melek, orospu aynı zamanda
Senin için giyinir, daima ateşli yatakta

Sür güneşe- Zarar verildi

Her adamın bir oğlu olma hakkı olmalı
Her adamın yavrusunu seçme hakkı olmalı

Bir oğlan emniyettir soyadının devamına
Ama bir kız endişe ve utanç verir sadece
Tüm problemlerini küçük bir operasyonla çözebilirsin
Erkekliğini korur, şipşak bir infazla.

Sür güneşe- Zarar verildi

8 ) Deep in the Woods- The Birthday Party (1983)

Nick Cave’in The Bad Seeds’den önceki grubundan tam da beklenebilecek bir şarkı. İçinde orman, cenaze ve cinayet var. Aşık olmakla öldürmek arasındaki bariyerler silikleşiyor. En sevimli şarkı bile Nick Cave’in sesinde cenaze marşı olur.

Ağaçlar kadını yer ve
Çamura fırlatır tatlı bedenini
Elbisesi kuyuya süzülür ve
Küçük bir kız şeklini alır sanki

Evet tanıdım o kızı
Birkaç kez tökezledi son yalnızlığa
Ama şimdi ona dokunmamaya dayanamıyorum
Benim tek ve biriciğim

Ormanın derinliklerinde
Ormanın derinliklerinde
Ormanın derinliklerinde bir cenaze sallanıyor

Kurtçuklar acımasız desenlerini çizer
“Ö-L” yazar cildine
“Ölü” yazar karnına ve “ölüm” yazar omzuna
Dün gece beni öpüyordu, şimdi ölüm çöktü üstüne

Ormanın derinliklerinde
Ormanın derinliklerinde evet
Ormanın derinliklerinde bir cenaze sallanıyor

Ölü katilini bekler şimdi
Ağaçlar onayladı, aynı fikirdeler
Bu bıçak bıçak gibi bıçak gibi yemek gibi gelen bıçak gibi
Evet tanıdım o kızı
Paçavraydı diktim onu (şimdi dua et benim için)
Oh bebeğim, bu gece ayrı oluklarda uyuyacağız

Ormanın derinliklerinde
Ormanın derinliklerinde evet
Ormanın derinliklerinde bir cenaze sallanıyor

Aşk ahmaklar içindir, tüm ahmaklar da aşık
Yağmur benim çatıma yağıyor onların değil
Aşk ahmaklar içindir ve Tanrı biliyor ben de öyleyim
Aşkın yalnız çocuklarıyla dolu kaldırımlar
Aşkın yalnız çocuklarıyla dolu kaldırımlar
Aşkın yalnız çocuklarıyla dolu kaldırımlar
Aşkın çirkin çocuklarıyla dolu kaldırımlar
(Oh bebeğim hadi, dua et benim için, dua et)
Kaldırım pişman çünkü öldürmeliyiz onları
Ve…

7) Lullaby- The Cure (1989)

Televizyonda klibi döndüğü zamanları hatırlıyorum. Abartılı Gotik makyajlarıyla grup elemanları örümcek ağlarıyla kaplanmış halde, karanlık bir yatak odasında şarkı söylüyorlardı (odasında yalnız çocuğa saldıran kötü güçler teması bu şarkıdan sonra moda oldu. Bkz. Skunk Anansie’den Charlie Big Potato). Gerçekten çok korkmuş ve adı geçen örümcek adamın çizgi romanlardaki Örümcek Adam olduğunu zannetmiştim. Hele tüylü bir ağız tarafından yutulan Robert Smith’in görüntüsü tüylerimi ürpertirdi. Hala, ne zaman dinlesem korkarım ama en sevdiğim şarkılardan bir tanesidir. Müziği inanılmazdır.

“S” ile başlayan birşey arıyorum…

Şeker liflerinden bacaklarıyla örümcek adam çıka gelir
Akşam güneşinin gölgesinden, nazikçe
Sakınarak mutlu ölümlerin penceresinden
Kurbanını arıyor yatağında titreyen.
Biriken kasvet içindeki korkuyu çekip çıkarıyor
Ve birden!
Odanın köşesinde bir kıpırtı!
Yapabileceğim hiçbir şey yok
Korkuyla farkettiğimde
Örümcek adamın akşam yemeği olduğumu

Sessizce gülüp başını sallıyor
Ürperti daha yakın artık
Karyolanın ayağına daha yakın
Ve gölgeden yumuşak, sinekten hızlı
Kolları beni sarmalıyor, dili gözlerimde
“Sakin, sessiz ol, kıpırdama artık tatlı oğlum benim
Böyle çırpınma yoksa seni daha çok severim
Kaçmak ve ışığı açmak için çok geç zira
Örümcek adamın yemeği olacaksın akşama.”

Ve sanki yeniyormuşum gibi hissediyorum
Milyonlarca titrek tüylü deliklerce
Ve biliyorum sabah uyanacağı
Soğuk bir ürpertiyle

Ve örümcek adam açtır daima…
“Salonuma gelsene” dedi örümcek sineğe “birşey göstericem sana”.

6) WaltzinBlack- The Stranglers (1981)

Albümleri için bir intro gibi hazırladıkları bu enstrümantel şarkıda The Stranglers, insanın tüylerini diken diken etmeyi başarıyor. Sanırım Mars’lı konuklar için yazılmış bu şarkı, bana çocukları şekerle kandırıp kaçıran ve büyük bir soğukkanlılıkla öldüren palyaçoları hatırlatıyor. Özellikle sonlara doğru olan garip sesler…

5) Toccata & Fugue in D Minor- Johann Sebastian Bach (170?)

Hiçbir liste bu ezgi eklenmeden tam olamaz. Bach’ın ince eleyip sık dokuyan besteciliğiyle kilise orgunun tüm imkanlarını (ayak pedallarını bile) kullanmak için bestelediği bu başyapıt korku veya parodi olsun, eski bir şatonun penceresindeki karanlığı bir anlığına aydınlatan şimşeklerin olduğu bir sahneye pek bir yakışır.

4) Tenderness of Wolves- Coil (1984)

Sözleri olmasa bile korkunç bir şarkı. Fondaki garip bebek sesleri şarkı ilerledikçe bir kabus haline geliyor.

Hepsi boşuna mıydı? Yoksa ağladın mı?
Sormaya gerek yok, benim gözyaşlarım kurudu
Merhametim son buldu
Ölüme hazırım

Sen canlısın şimdi, bense ölü
Sen canlısın şimdi, ben ölü.
Bana aşkını kanıtlamak için
Basit sözcükler söylenemezdi
Derimi, etimi ve beni delerek
Aldın alabileceğin herşeyi
Oh, hala verecek kanım var
Dudaklarını boyamak için
Eğer kırmızı olsunlar istersen
Arzum sona ermiş öpücüğündür
Ancak görebiliyorum şimdi
Hazzını aldıktan sonraki ahlaksız keyfini
Her öpüşün ardındaki zehirli ısırığın.
Ve herşeyim verildiğinde
Ve herşeyimi aldığında
Seni kalleş köpek
Ortadan kayboluverdin.

Hepsi boşuna mıydı? Yoksa ağladın mı?
Sormaya gerek yok.

Sen canlısın şimdi, bense ölü
Sen canlısın şimdi, ben ölü.

3)The Escape- Scott Walker (2006)

Çok güzel bir şarkı. Scott Walker’ın karanlık ve melankolik sesi insanın içine işliyor. Baştan sona bir David Lynch filmi gibi. Sözleri çevirirken çok zorlandım çünkü çok fazla kabalistik terim içeriyor. Sözler belli bir anlamdan ziyade semboller olarak kullanılmış gibi. Tam olarak anlamak için aynı kültürden olmanız gereken şarkılardan. Tahminim İsrail-Filistin sorununa kafa yorduğu… Ama emin değilim. Zaten sözleri bir tarafa bırakalım şarkının kendisi çok korkunç. Aniden değişen ezgi, modülasyon, deneysel ve endüstriyel sesler ve hatta sondaki irrite edici “Duffy Duck” sampler’ı tüm olayların psikotik bir zihnin ürünü olduğunu düşündürüyor.

Öndeki araba civardaki en uzun yolu izliyor
Av hareketler, yırtıcı hareketler
Aşağılayıcı melekler izimi sürüyor
Şükür…şükür…

Yetersiz kuşanmak
Boğaza saplanır.
Aşırı silahlanmak
Kişisel olarak çok fazla mermi
Haham krater

Aksiyona tuşlanmış, izleri tespitliyor
Keşke Amerika’nın güneyinde olsaydım
Sulusepken sessizliği parçalanmış neşeye dönüştürür.

Kutsal bilgi
Bal peteği
Kutsal ışık
Tükürük kaplı para topları

Sen ve ben dünyaya karşı
Sen ve ben dünyaya karşı
Sen ve ben dünyaya karşı
Dünyanın sonu geldi
Dünyanın sonu geldi
Dünyanın sonu geldi

Penceresiz bir odada saçındaki rüzgar
Muştanın hayat çizgisi
Akşama doğru paytaklar
Onun gözünün içine bak
Senin gözünün içine bakacak

N’aber dostum? (Duffy Duck’ın sesiyle)

2) Subway Song- The Cure (1979)

Yine The Cure… Bu seferki gerçekten birinciliği zorlayan bir korku filmi gibi. Hazırlıklı olun ve kalp krizi geçirmeyin.

Metroda geceyarısı
Kız eve gidiş yolunda
Koşmamak için direniyor
Fakat yalnız olmadığını hissediyor
Ayak seslerinin yankısı
Ardında gittikçe yaklaşıyor
Ama arkasına bakmaya cüret edemiyor
Arkana bak… arkana bak… arkana bak…

1) Frankie Teardrop- Suicide (1977)

İsmi “İntihar” olan bir grup nasıl bir şarkı yapabilirse işte öyle bir şarkı. Frankie adında, geçim sıkıntısı çeken bir adamın cinnetine dayanan bu şarkı herhalde ömrünüzde dinleyeceğiniz en korkunç şarkıdır (en azından benim için öyle). Solistin kadınsı sesi ve aniden kulakları yırtan çığlıkları kabus gibi… Karanlıkta sesi sonuna kadar açıp dinlerseniz altınıza kaçırırsınız. Birinciliği hak eden bir şarkı.

Frankie Gözyaşı…

Yirmi yaşında Frankie
Evli ve bir çocuğu var
Ve bir fabrikada çalışıyor

7′den 5′e çalışıyor
Sadece hayatta kalmaya çalışıyor

Tüm gözyaşlarım Frankie için

Frankie, Frankie
Ama Frankie yapamıyor
Çünkü herşey çok zor
Frankie yeterli para kazanamıyor
Frankie yiyecek alamıyor

Frankie’nin evi tahliye ediliyor
Tüm gözyaşlarım Frankie için

Oh, Frankie, Frankie
Oh, Frankie, Frankie

Frankie çok umutsuz
Karısını ve çocuğunu öldürecek

Frankie çocuğunu öldürecek
Frankie bir silah alıyor
Beşikteki altı aylık bebeğine doğrultuyor…
Oh, Frankie

Frankie karısına bakıyor…

Oh, ne yaptım ben?

Gözyaşlarım Frankie için
Frankie Gözyaşı

Frankie kafasına bir kurşun sıkıyor

Frankie öldü!

Frankie hayatta!

Aha!

Hadi!

Hepimiz Frankie’yiz
Hepimiz cehennemde yatıyoruz!

Korkusitesi için yazan Murat ‘Wherearethevelvets’ Akçıl

Etiketler: , , ,

Paylaş:

  1. wherearethevelvets diyor ki:

    Üzülme çünkü yanlış listedesin. Buraya gitmen lazım:
    http://korkusitesi.com/korkusinema/top-40-horror-themes

  2. atom diyor ki:

    Listenin 1. Sırasında Dead Silence göremeyince çok üzüldüm lütfen listeye ekleyin unutulmaz bi şarkı http://www.youtube.com/watch?v=hio1fHy_3HM

  3. devilboy diyor ki:

    Linkler düzeltilmiştir. Keyifli dinlemeler ;)

  4. Funeral diyor ki:

    Bunları daha önce dinleyebiliryordum fakat şu an ulaşamıyorum. Bir fikri olan var mı?

  5. solomon enigma diyor ki:

    Slipknot – Iowa

  6. xxxwww diyor ki:

    Düşündüğüm şeylerin birilerinde de olması ne güzel:)Şarkılar çok başarılı.Eklemeye sakınca yoktur umarım.Bunlarda benim kabusum
    http://www.youtube.com/watch?v=9oJnu18AFXg

    http://www.youtube.com/watch?v=XI-J_GHcYxg

  7. kafka111 diyor ki:

    Vayy be,çok çılgın bir liste olmuş dinleyelim korkalım sağolll üstad

  8. karakabus diyor ki:

    ve bide silencer sterile nails and thunderbowels da gayet iyi bu konuda..klibinde begotten filminden sahneler var kliple zaten mükemmel ama klipsizde gayet ürkütücü. sözleride öyle.

  9. karakabus diyor ki:

    güzel olmuş eline sağlık aslına bakarsan anlatımın müziklerden daha korkunç olmuş :D

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız.