Se7en

  • Tarih: Eylül 5th, 2008
  • Ekleyen
 
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (15 oyla: 10 üzerinden 8,93)
Loading ... Loading ...

Kategoriler: 1990-2000 Arası, A.B.D., Film Arşivi, Gerilim, S

Yönetmen: David Fincher
Senaryo: Andrew Kevin Walker
Yapım: 1995 ABD Süre: 95 Dakika
Oyuncular: Morgan Freeman, Brad Pitt, Gwyneth Paltrow, Kevin Spacey, R. Lee Ermey

David Fincher ustanın, neredeyse hakkında olumsuz bir yoruma rastlayamayacağınız bir filmi “Se7en” ve sanırım bunu da hak ediyor. “Se7en”, filmleri üzerinde titizlikle çalışmasıyla tanıdığımız, işine saygısından kuşgumuz olmayan Fincher’ın ikinci uzun metrajlı filmi olmasına karşın, değil filmde bir acemilik belirtisi bulmak, görselliğin, kurgunun, anlatımın ya da kısaca orjinalliğin tanımıyla karşılaşıyoruz adeta…

Psikolojik bir polisiye gerilim filmi “Se7en”. Ancak, aynı zamanda o kadar güçlü bir dramatik yanı da var ki, filmi bütünleyen bu yanını hissederseniz, finalinde her açıdan sarsılmış ve etkisini uzun süre yaşayacağınız bir çaresizlik hissiyle koltuğunuza yapışmış oluyorsunuz. Zaten Fincher biraz da çaresizliklerden bahsetmiyor mu?

Yalnızlığın ve yalnız geçen yılların tüm tecrübeleriyle donanımlı, dingin ve bilgin adam Somerset’in (Morgan Freeman) bile, tüm saflıklarıyla hem kendisinin, hem de izleyicinin gönlünü fetheden, henüz yolun başındaki Mills çiftini en büyük felaketten kurtarmak için hiçbir şey yapamamış olması çaresizlik değilde nedir? Somerset çaresizdi, çünkü o da tahmin edememişti. Tıpkı bizim de edemediğimiz gibi. Somerset çaresizdi, çünkü “Se7en” kült bir film olacaktı. Ya hep alıştığımız gibi, dingin Amerikan polisi nöbetçi ermiş edasıyla dosyalara bakıp, hep gözden kaçan o ipucunu bulsaydı, hele birde çılgın finalinden mahrum kalsaydı “Se7en” nasıl geçirirdik bu 10 yılı?

Görselliğine de değinmeli “Se7en”ın. Fincher’ın namına sebep marifetlerinden biri de görsellikteki üstün başarısı. Var mıdır “Se7en”ı izleyipte görüntülere hayran kalmayan? Fincher filmlerinin ham görüntüleri nasıldır, ne haldedir bilinmez ama izleyici karşısına çıkmadan önce mutlaka olgunlaştırılıp gelinlik kız kıvamına getirilir. Bize de hayran hayran izlemek düşer. “Se7en”ın telinde duvağında ciddi emeği olan görüntü yönetmeni Darius Khondji ve sanat yönetmeni Gary Wissner’ı da saygıyla anmadan geçmek olmaz…

Filmin büyüsünde ciddi katkısı olduğunu düşündüğüm kontrollü müziklerini de hatırladıktan sonra oyuncularından bahsedelim biraz. Morgan Freeman (Somerset) filmin dramatik yapısının temel taşını teşkil ederken, Brad Pitt ve Gwyneth Paltrow (Mills çifti) başarılı oyunlarıyla ustalarına destek sağlıyorlar. Aynen filmdeki hiyerarşiyi oyuncuların performanslarında da görüyoruz. Bu hiyerarşiyi delip geçen isimse, giriş jeneriğinde adını göremediğimiz, filmi de, bizi de tepetaklak edecek adam olan Kevin Spacey oluyor…

Fincher’in kamerasının, kadrajının bir film çekmeye niyeti olanlar tarafından dikkatle incelenmesinin faydalarına olacağını düşündüğüm “Se7en”da, gerçekten de isminin yazılış şekli kadar orjinal fikirler ve uygulamalar var. Herkese kendi bakış açısına göre bir şeyler verebilecek bir film bu. İsteyen doya doya gerilimin tadına varır, isteyen kriminal bir beyin jimnastiğine girişir, isteyen dramatik yanına takılır ve finalin acısını ve çaresizliğini daha çok hisseder… Ama sanırım herkes mutlaka bir şeyler bulur “Se7en”da..

Kaynak : Sinepena.com – Yazan : Hisel

Etiketler:

Paylaş:

  1. Ben filmin her yapısından etkilenmiş biri olarak hala Se7en’ı şimdiye kadar yapılmış en başarılı gerilim filmlerinden biri olarak görürüm. Ve hala da oturup tekrar izleme teklifi yapılsa kesinlikle hayır demeyeceğim nadir filmlerden biridir. Hani bazı filmler vardır izleriz etkilenmeyiz ama dönemine göre iyi film deriz. Bu film öyle tanımlanacağı zaman gerilim-korku sineması yeni bir döneme girmiş olacaktır. O zaman kadar bu filmi izlemeye ve hayran kalmaya devam edebiliriz.

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız.