Grotesque

  • Tarih: Ağustos 23rd, 2009
  • Ekleyen
 
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (9 oyla: 10 üzerinden 5,22)
Loading ... Loading ...

Kategoriler: Film Arşivi, G, KORKU SİNEMA, YAZARLARIMIZ

Yönetmen: Kôji Shiraishi
Senaryo: Kôji Shiraishi
Yapım: 2009, Japonya Süre: 73 Dakika
Oyuncular: Hiroaki Kawatsure, Tsugumi Nagasawa, Shigeo Ôsako

Uluslararası sularda “Grotesque” olarak geçen Japon filmi son birkaç gündür ülkemizde gündemde. Nedeni ise İngiltere’de yasaklanmış oluşu. Açıkçası dikkatimi filme çeken nokta da bu oldu. Hazırlanan afişinde Saw ve Hostel sadece birer aperatif” ibaresinin yer alması ağzımı sulandırdı ve anında indiragandi yaptım filmi.

Filmin yönetmenliğini yapan Kôji Shiraishi aynı zamanda senaryoyu da hazırlamış. Referans verdiği filmler gibi karşımıza torture porn türünde bir film çıkartmış. Konusundan kısaca bahsedeyim; beyazlar içindeki kızımız henüz flört aşamasında olan elemanla buluşur. Eleman ilk buluşmalarında hatuna ilgisini belli etmeye başlar ve ufaktan topa girer. Hatunun elemana şaka yollu sorduğu “benim için ölür müsün” sorusu ise filmin kilit noktasını oluşturur. Kafedeki muhabbetlerinden sonra bir daha görüşme konusunda söz koparmaya çalışan oğlumuz ile kızımız yola koyulur. Köprüaltı denilebilecek ıssız bir yerde arabasında soteye yatmış olan donuk bakışlı, ilginç! fantazilere sahip olan sosyopat doktorumuz çekici kafalarına koymak suretiyle genç çifti bayıltır. Ayıldıklarında ise kendilerini Saw serisinden alışık olduğumuz bir oyun ortamında bulurlar. İşkencecimiz genç çifti acı çektirerek öldüreceğini belirtir ve elinden geleni ardına koymaz. Çiftimize ise kurtuluş için tek yol gösterir o da kendisini azdırmalarıdır!.

Diğer film yazılarıma göre çok laubali bir anlatım oldu ancak filmi izlediğinizde siz de göreceksiniz neden bu laubalilik. 3 kişilik kadrodan oluşan film neredeyse tek mekanda geçiyor. Buradan kısılan masraf makyaj ve efektlerde iyi kullanılmış, görüntüler tatmin edici düzeyde. “Grotesque” ismini aldığı akımın vücutta deformasyon özelliğini iyi yansıtıyor izleyene. Sertlik dozajı izleyeni rahatsız edebilecek düzeyde. Ancak filmde birkaç noktada bağlantı kurulan Saw ve Hostel’den mevzuya aşina olanların buradaki işkencelerden çok fazla etkileneceğini söyleyemem. Filmde beni tek rahatsız eden sahne kızımızın göğüs uçlarının makasla budanması oldu. Nedeniyse, uzun yıllardır sahip olduğum meme ucunun tırnak makasıyla kesilme fobisidir.

“Saw ve Hostel sadece birer aperatif” sloganıyla beklentileri yükselten ve fiyaskoyla sonuçlanan “Grotesk”, cinsel istismar nedeniyle İngiltere’de yasaklanmış. Ancak bu yasaklanma olayı filmi daha da popüler hale getirmiş, forumlarda ve haber altı yorumlarda görünen bu. Eh bir süre de bunun ekmeğini yer film daha da öteye gitmez. Boş bir zamanda tüketilebilir.

Koray Aykanat

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Paylaş:

  1. Rahatsız edicilikte oldukça üst seviyede duran bir film Grotesque, arşivimde.
    Flower Of Flesh And Blood ı çağrıştıran konseptiyle, daha kolay izlenilebilir bir havası olan filmin müzikleri tek kelimeyle süper. Fakat aşırı uç noktada işkenceleri ve psikolojik yapısıyla insan aklında tahribat yapabilecek bir film olan Grotesque de en ilgi çekici nokta; kurbanların masumiyet dereceleri ile psikopatın sahip olduğu canavarca duyguların kesişimidir. Film bu açıdan bir derinlik gizler bünyesinde.

    Çünkü kurbanlar, masum mu masum, sevecen mi sevecen, şirin mi şirin, taze mi taze, ürkek mi ürkektir. Yaşanılan olaylar ne kadar kötü olursa olsun, söz konusu kurbanlar, söz konusu her şeyi kabullenir bir hava çizerler. Kısacası dünya üzerinde bulunan bütün erdemli davranışlara sahiptirler aslında bu kurbanlar. Yaşadıkları onca uzuv kaybına rağmen, birbirlerine ve yaşama olan sevgilerini kaybetmemişlerdir ve dimdik ayakta kalarak, bir bütün oluşturup yeni bir hayata başlayacaklardır.

    Diğer yandan psikopat karakterimiz de kötü mü kötü, bencil mi bencil, ucube mi ucube bir görünüm sergiler. Yani o da evrenin diğer duyguları olan karanlık hislere sahiptir ve karanlığa aittir. Sonunda duygularının tatmin edildiğini düşünen psikopat katil adamımız onları ödüllendirmek ister.
    Yaşanılan bunca kötü olaydan sonra kurbanlarımız güzel bir hayatı hak etmişlerdir çünkü.
    Bunun için psikopat, kendi hayatını bile mahvedecektir artık. Çünkü o ulaşmak istediği o duyguya ulaşmıştır ve tatmin olmuştur. Durması gereken yeri bilir.

    Ama beklenen olmaz. Bir kez daha tatmin olmak ister.
    Çünkü bir defa tatmin olduğuna göre bir defa daha neden tatmin olunmasın? Böylesine bir fırsatı varken, böylesine güzel bir duygu tekrar neden yaşanmasın? Hem bu kez daha öncekinden daha üst seviyede bile yaşanabilir söz konusu zevk. Doyumsuz insanoğlu işte burada kendini gösterir.

    Aslında bu noktada Marquis De Sade’ın “Justine; Erdemle Kırbaçlanan Kadın” akla gelir.
    Temelde doyumsuz olan insanoğlu, bu kitapta bütün sapkınlıkları, bütün duygu ve düşünceleri ile çırılçıplak çıkar okuyucunun karşısına. Aynı şekilde kurban da Grotesque dekiler kadar, hatta ondan daha az bulunacak bir nadidelikte masumdur hep. Yaşanan onca kötülüğe rağmen…
    Yönetmenin Marquis De Sade okuduğundan şüphem yok.
    Hislerin, duygu ve düşüncelerin, dışavurum noktasında bir paralellik göze çarpar çünkü, Grotesque ve Justine de.
    Kötü gerçekten kötüdür ve iyi gerçekten iyidir.
    İşte Grotesque de, bütün o ağır işkencelerin, bütün o sapkınlığın ve vahşetin gerisinden insanoğluna ait bu zıt duygu ve düşünceleri betimler seyirciye.
    Bu yüzden filmi başarılı bulurum.

  2. Bu filmi annemle izliyoduk yarım bıraktık :D yok böyle saçma bi film insan en azından ufak ta olsa suç koyardı adam niye işkence ediyo ? film bile değil konusu bi sadistin adam ve kadına işkencesi hahahaha

  3. …o kadar yoksun ki film izlerken hiçbirşey hissedemedim filmden,
    o gerilimli karanlık atmosferi verememiş, kesinlikle başarısız bir film onu geçtim gore oranı serttir, bol kanlıdır en azından diye izledim gene hüsran…
    herhalde filim dehşet atmosferinden uzak olduğu için yeryüzündeki bütün işkenceleri de kullansalardı nafile olacaktı…
    Hostel ve Testere ile hiçbir açıdan yanaşamaz da kıyaslanamaz da…
    uyduruk el-kol kesme, bir iki organ üzerinde çalışma geçin bunlar geçin… mandıradan sakatat ve kıymalık et alan herkes için katlanılabilir görüntüler…

  4. Bir de ”Snuff 102” diye bir film var. O da Arjantin yapımı Grotesk’ten daha karanlık, iç karartıcı, daha iğrenç işkence ve şiddet sahneleri var. Site yazarları bu filmi de inceleyip yazarlarsa okumak isterim. Not: Film hiç sevmemiştim ama incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

  5. Filmin yazarı aynı zamanda yönetmeni seyircinin elini kolunu bağlayıp odaya hapsediyor sonrada türlü işkencelere maruz kalan iki genç insanın çektiklerini zorla izletiyor. Odadan çıkmak size kalmış. Filmin büyük çoğunluğu karanlık ve iç karartıcı işkence odasında geçtiğinden bunaltıcı etkisi fazlasıyla hissediliyor. Kurbanların tepkisizliği ve olayları kabullenişi aşırı derecede sinir bozucu. Öyleki hastanede neredeyse yaptıklarına teşekkür edeceklerdi. İşkence pornosu denilen tür ne kadar uçlara giderse o kadar kötü oluyor. Bu filmde yeterince ileri gitmiş. Yeterince de rahatsız edici ve kötü olmuş. İzlerken sadece bitmesini bekledim.

  6. bende öye düşünmüştüm ama olmadı:D

  7. Filmden burda haberdar olduktan hemen sonra indirdim ve izledim. Son 3 gün içerisinde izlediğim 3. işkence filmiydi :) Final sahnesi enteresandı gerçekten. Bir an kız konuşup “seni seviyorum” diyecek falan sandım :) ))) fena değildi.

  8. ‘Slasher evriliyor mu?’..Hımm enterasan bir yaklaşım..

  9. wherearethevelvets

    ali ceylan, sözlerinde hayranlık mı var, yergi mi var anlayamadım. Filmin sapıklığı yüceltmesini eleştirdiğini var sayıyorum.
    Bu arada “Asyalılar bile Hostel,Saw tarzı filmler yapmala
    başlamışlar” lafına katılmıyorum. Batı ülkelerinde doğru düzgün gore olmadığı 80′lerde bile “Flower of Flesh and Blood” gibi bir işkence filmi çıkaran insanlardan bahsediyoruz. O zamanlar Hostelmiş, Sawmış, portakalda vitamindi. Adamların korkunç bir şiddet kültürü var. Chambara (samuray filmleri)’nde bile kabak gibi yarılan kafalar, kopan uzuvlar ve kan fıskiyeleri vardı. Bu film de o geleneğin bir uzantısı sadece. Ero Guro Nansensu diye bir tabir çıkarmış adamlar.
    Bunun dışında yorumun kuvvetli. Tebrikler.

  10. Grotesk’i izyeyince iyice anladım ki Halka ve Garez gibi
    rahatsız ruhların,çoğu zaman da hayaletlerin olur olmaz yerlerde(tuvalette,banyoda,yorganın içinde) kurbanlarına görünüp onları dumur ettiği Asya korku türünün sonu çoktan gelmiş.Asyalılar bile Hostel,Saw tarzı filmler yapmala
    başlamışlar.Bunun nedenleri var tabii.
    1)Kore ve Tayvan’dan da aynı tarz filmler çıkmasıyla işin suyunun çıkması
    2)Hostel tarzı filmlerin bazen yasaklanmasına rağmen çok ses getirmesi
    ve yapımcı ve yönetmenine çok şey kazandırıp pek çok yönetmeni azdırması.

    Film’i kurbanların gözünden değil de psikopat sapığın gözünden izliyoruz.Grotesk, işkence ve istismarın bir sapık için ne denli doğal ve gerekli olduğunu başarıyla anlatmakta ve seyirci de psikopatın yanında yer almaya zorlamakta.Bir yanda karizmatik,kudretli,bakışlarında derin anlamlar olan,
    kendinden emin bir psikopatla diğer yanda silik,kur yapmasını bile beceremiyen,acı çekmek dışında filmde hiç bir aksiyonu olmayan iki genç.Seyirci haliyle kıymetli sapığın tarafını tutmak zorunda kalıyor.Gariptir ki şahsen filmi izlerken sapığa nedense hiç kızamadım, ayıplayamadım, içimden hiç kötü duygular geçiremedim.
    Film psikopatlığı yüceltmiş,onu “ender bulunan bir ruh hali” olarak tanımlamış.Filmin sonunda psikopat olmanın tüm gerekliliklerini anlıyoruz.Kurbanla
    nasıl oynanalır en ince detayına kadar vakif oluyoruz.

    Filmde çiftler hem işkence görüyor hem birbirlerini işkence görmesini seyrediyor hem de en mahrem sorularla muhatap olup duygusal durumlarını ortaya döküyorlar.Sapığımız kurbanlarla an be an iletişim halinde,kurbanların acıdan kendinden geçmesine asla izin vermiyor.”Madem kurbansın,çekeceğin her acıyı çek,
    ondan sonra geber der” gibi duruşu var bu mühim psikopakımızın.
    Psikopatın an be an kurbanları üstüne kurduğu hakimiyet ve kendini kabul ettirmesi de başka bir özelliği.

    Cinsel istismar sahneleri filme hem hem biraz özgünlük,hem biraz çarpıcılık hem de rahatsız edicilik katmış.

    Amerika’dan Hostel,Avrupa’dan Haute Tension ve Frontier(s) ve Asya’dan Grotesk.Kıtalar birbirlirine meydan mı okuyor yoksa sadece ve Slasher tarzı evriliyor mu?

  11. sadist bi doktor işkence ederek tahrik oluyo :D

  12. wherearethevelvets

    Bu arada torture porn terimi beyinlerimizde iyice yerleşti. Film her zamanki Uzakdoğu çılgınlığını taşıyor gibi.
    Koray’ın yazısı çok komik olmuş (yine). Fakat ben şunu anlamadım; azdırmaları ne demek? Sapık doktor “bi” mi?

  13. parçala ve düzelt sonra tekrar parçala:D çokta romantik bir sonu var:)

  14. Unrated fragmanından anlaşılan filmin vücut parçalarının havada uçuşması şeklinde geçtiği..Korku ve gerilim adına birşey vadetmiyor..

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız.