Korku Türünde 100 Yıl: En Büyük Makyaj Ustaları!

  • Tarih: Nisan 8th, 2011
  • Ekleyen
 
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (2 oyla: 10 üzerinden 10,00)
Loading ... Loading ...

Kategoriler: Gülşah Yeğenoğlu, KORKU SİNEMA, Korku Sinema Toplist, YAZARLARIMIZ

Bir süre önce Bloody-Disgusting sitesinde yayınlanan ve müthiş ilgimi çeken bir listeye rastlamıştım. Korku sineması tarihinin en iyi makyaj ve efekt uzmanlarını içeren listeyi Korku Sitesine taşımak istiyordum ki imdadıma sevgili Gülşah yetişerek yazıyı tercüme etti ve sitemizde bu güzel listenin yayınlanmasını sağladı. Kendi adıma Gülşah’a çok teşekkür ediyorum ve listeyi beğeninize sunuyorum.

Korku Türünde 100 Yıl: En Büyük Makyaj Ustaları!

Efekt uygulamalarının diğer janrlara göre en önemli olduğu alan (bilimkurgu haricinde) korku filmleridir bu yüzden “Korkunun 100 Yılı” isimli beşinci yazımızda sinema tarihinin en büyük gore ve yaratık efektlerinin arkasındaki ustalara ışık tutuyoruz. Kopmuş uzuvlardan asit tüküren yaratıklara, uzman bir şekilde uygulanmış “bıçak” yaralarından yürüyen ölülere, tepeleme bağırsak yığınlarından gecenin uluyan yaratıklarına kadar B-D muhabiri Chris Eggertsen en kötü kabuslarımızdan bazılarına ekranda hayat veren sanatkarları inceledi. Korku filmi tarihindeki en büyük uygulamalı efekt sanatçılarının listesiyle birlikte sizler de korkunun yüzüncü yılını kutlarken bizlere katılın.

Not: liste alfabetik sıraya göre hazırlanmıştır .

Rick Baker

Ünlü Çalışmaları: The Funhouse, An American Werewolf in London, Videodrome, Hellboy

Bu yılın başlarında Rick Baker ile tanışmak özel efekt makyaj dünyasının Meryl Streep’i ile tanışmak gibiydi çünkü bu gün bu alanda çalışan çok az insanın eşdeğer şekilde bir yıldız gücü vardır ki sahip olduğu Akademi Ödülleri’nden bahsetmiyoruz bile. Kendisi tarihteki diğer bütün makyaj ustalarından daha çok Oscar kazanmıştır. 1981’deki An American Werewolf in London filmindeki müthiş ama en iyisi de olmayan (en azından yazarın görüşü böyle) kurt adam transformasyonu ile birlikte 6. ödülünü kazanmıştır. Tüm başarısına rağmen kendisi, bu başarısını sadece kek üzerinde bir krema şeklinde tanımlayacak kadar mütevazidir ve Hollywood değirmenine yakalanmış olsa bile hala yaptığı işten büyük keyif almaktadır (işe gençken mutfağında yapay vücut parçaları yaparak başlamıştır).

Howard Berger/Robert Kurtzman/Gregory Nicotero (KNB Effects)

Ünlü Çalışmaları: Evil Dead II, A Nightmare on Elm Street: The Dream Child, Army of Darkness, In the Mouth of Madness, From Dusk Till Dawn, Scream 1-3

Kariyerlerinin başında ortak olarak KNB Efx Group şirketini kurdukları için Gregory Nicotero, Howard Bergman, ve Robert Kurtzman’ın başarılarını bireysel düzeyde incelemek zordur. Yaklaşık 2002 yılından beri Kurtzman’ın kendi prodüksiyon şirketi bulunmaktadır, KNB ise şüphesiz modern sinema endüstrisindeki en üretken ve en revaçtaki efekt şirketidir. Quentin Tarantino, Robert Rodriguez, Sam Raimi, Eli Roth, George Romero, Frank Darabont, ve Alex Aja dahil olmak üzere en popüler film yapımcıları için, Army of Darkness’taki yürüyen ölüler ordusundan Scream’de Drew Barrymore’un dökülen bağırsaklarına ve Planet Terror’daki tüm irinli yaralara kadar KNB teknisyenleri bir çok çarpıcı efekt yaratmıştır ve bu da stüdyonun şehrin bir numaralı oyuncusu statüsüne yerleştiğinin kanıtıdır.

Rob Bottin

Ünlü Çalışmaları: The Fog, The Howling, The Thing, Twilight Zone: The Movie, Seven

14 yaşındayken Rick Baker’ın harika asistanıydı. 18’inde Hollywood’da özel efekt şirketini kurdu. 19’unda Uzman Baş Özel Efekt Teknisyeni oldu. 28’inde Oscar’a aday gösterildi. 32’sinde bir Oscar Ödülü aldı. Gerçekten Rob Bottin’in özgeçmişi hangi alanda olursa olsun herkese kendisini aşağılanmış hissettirebilir. Tek çalışması, üzerinde 57 hafta uğraş verdiği, 1982 yapımı bir John Carpenter bilimkurgu/korku klasiği olan The Thing olsaydı bile Rob Bottin yine de sinema tarihindeki en büyük özel efekt sanatçılarından biri olurdu. Ayrıca, The Howling’deki çığır açan “third act” kurt adam transformasyonu ile özel efekt makyaj alanındaki ustalık makamını sağlamlaştırdı; bu çalışma aynı yıl hocası Rick Baker’ın An American Werewolf in London’daki çalışmasına rakip oldu. Ne yazık ki son on yıldır fazla bir iş yapmadı (son çalışması 2002 yılında Adam Sandler’ın Mr.Deeds filmindeydi) fakat kariyerine Rick Baker’ın yanında, 14 yaşında başladığı düşünülürse biraz yan gelip yatmaya hakkı var.

Lon Chaney, Sr.

Ünlü Çalışmaları: The Hunchback of Notre Dame, Phantom of the Opera, The Unknown, London After Midnight

Her şeyden önce bir aktör olan, “Bin Yüzlü Adam” lakabıyla anılan Lon Chaney belki de özel efekt makyaj alanının öncüsüdür çünkü The Hunchback of Notre Dame, Phantom of the Opera ve London After Midnight gibi 1920’lerdeki bazı sessiz filmlerde başarılı bir şekilde kendisini başka karakterlere dönüştürmüştür. Gerçekte, Chaney’in hiper realistik efektlerinin en etkileyici yönü, daha sonra gelenlerin aksine, kendi kendisinin kobayı olmasıdır. İkna edici bir canavar görüntüsüne sahip olmak için bazen acı verici uygulamalar yapmak durumunda kalmıştır; örneğin Phantom’da kafatası benzeri bir görünüm elde etmek için burnunu bir tel ile bağlayarak yukarı kaldırmıştır ve deforme baş karakteri resmetmek için son derece rahatsız takma dişler takmıştır. Filmde çizdiği acınası karakter performansı tam bir usta işiydi ama sonunda özellikle şok edici, ünlü “maskeyi çıkarma” sahnesindeki korkunç makyajı bu rolü unutulmaz kıldı. Chaney, 47 yaşında bronşiyal akciğer kanserinden öldü ve ne yazık ki çığır açan çalışmalarının gelecekteki özel efekt makyaj alanında yarattığı büyük etkiyi göremedi.

Giannetto De Rossi

Ünlü Çalışmaları: Let Sleeping Corpses Lie, Zombie, The Beyond, The House by the Cemetery, High Tension

Lucio Fulci’nin eserlerindeki en ünlü cinayet sahnelerini hatırlarsanız eğer bunların çoğu muhtemelen uzman özel efekt makyaj sanatçısı Giannetto De Rossi’ye aittir. Elizabeth Taylor’ın eski makyözü Alberto De Rossi’nin oğludur ve 20’li yaşlarının başında film setlerinde çalışmaya başlamıştır; tek başına ve babasıyla birlikte Taming of the Shrew ve Once Upon a Time in the West gibi filmlerde çalıştıktan sonra 1974’de Let Sleeping Corpses Lie filmiyle korku alanına geçmiştir. Bu filmde yaptığı etkileyici zombi/gore efektleri ile daha sonra Joe D’Amato’nun meşhur Emmanuelle in America filminde çalışmıştır (snuff film sahneleri için); ve ardından Fulci’nin gözdesi haline gelmiş, Zombie, The Beyond (Germano Natali ile birlikte) ve House by the Cemetery gibi filmlerdeki grotesk sahneleri yaratmıştır. Daha sonra Conan the Destroyer, Dune ve Rambo III gibi Amerikan piyasa filmlerinde çalışmıştır ama kendisi her zaman 70’lerin sonu 80’lerin başlarında çekilen Fulci filmlerindeki oyulmuş gözler ve et yiyen örümcekler ile anılacaktır. Gerçekte, bu gün bu filmler kendisinin yaptığı olağan dışı çalışmalar kadar hatırlanmamaktadır.

Alec Gillis & Tom Woodruff, Jr. (Amalgamated Dynamics, Inc.)

Ünlü Çalışmaları: The Monster Squad, Tremors, Alien 3, Starship Troopers, Hollow Man

Woodruff ve Gillis’in her ikisi de Stan Winston’ın stüdyosundan çıkmıştır. 1988’de kendi şirketleri olan Amalgamated Dynamics, Inc’i kurana kadar burada Aliens ve Monster Squad gibi filmlerde birlikte çalıştılar. Hızla şöhret kazandılar ve 1992’de kara komedi/fantastik bir film olan Death Becomes Her ile Oscar kazandılar (komik bir şekilde aynı yıl aday oldukları Alien 3’ü geçtiler). Akademi Ödülü’ne tekrar aday gösterildikleri Starship Troopers filmi için ikili, göz kamaştırıcı tam ölçek “Böcek” efektleri yaptılar. Her ikisi de eşit derecede övgüye değer olsa da Woodruff aynı zamanda yetenekli bir kostümlü oyuncudur; Alien (Ridley Scott’ın orijinal yapımı hariç) ve AvP filmlerinin her birinde xsenomorphları, Monster Squad’da “Gillman”’ı, Pumpkinhead’de baş karakteri ve hatta Tremors’da “Grabboid”i canlandırmıştır. Önümüzdeki bir zaman diliminde gösterime girecek olan The Thing başlangıç (prequel) filmi, bu iki adam için biçilmiş kaftandır (başka kim Rob Bottin’in çalışmasının üzerine çıkabilir?) ancak üstün yaratık efektleri gerçekleştirdikleri tarihçeleri bir yana kendim de sette gördüklerime göre diyebilirim ki iyi ellerdeyiz

Germano Natali

Ünlü Çalışmaları: Deep Red, Suspiria, The Beyond, The New York Ripper, Opera

Sık sık Dario Argento ile birlikte çalışan, özel efekt ustası Germano Natali Deep Red, Suspiria, ve Inferno gibi filmlerdeki gaddar, hiper-stilize cinayet sahnelerini yaratmıştır ayrıca The Beyond (Giannetto De Rossi ile birlikte), etkileyici ve can alıcı “yüze ateş etme” efektini yaptığı The New York Ripper gibi filmlerde birkaç Fulci filminde yeteneklerini bir kez daha gösterdi. Suspiria tartışmalı bir şekilde en iyi çalışmasıdır (aslında Argento’nun en ünlü filmidir), buradaki bir sahnede atan bir insan kalbine giren bıçağı gösteren bir first-act çifte cinayet sahnesi vardır. Argento ve kendisini mükemmel suç ortağı yapan şey, bu sahnedeki üst düzey yüreklilikti, sadece yarattıkları görsel etki değil burada gösterdikleri cesaret de onları bu kadar anılmaya değer kıldı.

Jack Pierce

Ünlü Çalışmaları: Frankenstein, White Zombie, The Mummy, Bride of Frankenstein, The Wolf Man

Hollywood’daki sessiz filmlerde aktör olarak kariyer peşinde koşan Pierce “baş rol tipi” değildi ve sıklıkla kötüleri canlandırırdı ve boyunu uzun gösteren makyaj efektlerini yaparak küçük boyunu gizleyen katıksız bir ustalığı vardı. 1927’de Raoul Walsh’un The Monkey Talks isimli filminde bir oyuncuyu realistik gözüken bir şempanzeye çevirince Universal’in yöneticisi Carl Laemmle onu tam zamanlı makyaj ustası olarak işe aldı ve böylece kendisinin kamera arkası kariyeri yükseldi. Zor bir insan olmasıyla ünlü Pierce sinema tarihindeki bazı ikonik canavar makyajlarına imza atmıştır bunlar arasında belki de tüm zamanların en ünlü Boris Karloff’un canlandırdığı Frankenstein’ın “Canavarı” dır. 1932’de The Mummy, 1941’de The Wolf Man ile film tarihindeki bazı en tipik canavarları yaratmıştır. Ne yazıktır ki hak ettiği ünü kazanamadığını düşünen, üzgün bir adam olarak ölmüştür. Ah bu gün yaşıyor olsaydı…

Carlo Rambaldi

Ünlü Çalışmaları: A Lizard in the Woman’s Skin, Bay of Blood, Deep Red, Alien, Possession

En çok E.T. filminde yarattığı, 3. Oscar ödülünü aldığı adeta canlı baş karakter ile anılsa da Carlo Rambaldi popüler film alanına girmeden önce de yıllarca bir özel efekt maestrosu olarak çalıştı. Vigarano Mainarda, İtalya’da 1925 yılında doğdu; Rambaldi’nin bir “ejderha yaratıcısı” olarak bilinen ilk çalışması, 1957 yapımı, İtalyan fantastik filmi Sigfrido’dur. Mario Bava, Lucio Fulci, ve Dario Argento (“Büyük Üçlü”) gibi Giallo dehaları ile çalıştı daha sonra Amerikan prodüksiyonlarında iş buldu. Önceleri Andy Warhol için düşük bütçeli projelerde çalıştı daha sonra 1976’daki King Kong gibi büyük bütçeli yapımlara geçti (goril efektleri için Akademi Ödül töreninde Özel Başarı Oscar’ı kazandı).1977’de Steven Spielberg’in Close Encounters of the Third Kind, ve 1979’da Ridley Scott’ın Alien filmlerinde çalıştı ve H.R. Giger dizaynlarını temel alan çarpıcı mekanik yaratık başıyla kazandığı 3 Oscar ödülünden 2.sini aldı. Yaklaşık 15 yıldır bir filmde yer almıyor ancak onun katkıları insanların hayal gücünde yaşamaya devam edecek.

Tom Savini

Ünlü Çalışmaları: Dawn of the Dead, Friday the 13th, Maniac, Creepshow, Day of the Dead

Doğranmış vücut parçaları ve insanın içine işleyen derecede realistik gözüken yaralar (genelde de mutfak bıçakları, gıcırdayan dişler veya başka bir slasher ya da zombi filmi uygulaması nedeniyle) akla geldiğinde, Tom Savini’nin gore efektlerinin katıksız yaratıcılığının üzerine pek az kişi çıkabilir ve hiç kimse kendisinin genç makyaj sanatçılarının tüm neslini etkilediğini inkar edemez. Kendisinin çalışmalarını bu kadar gerçekçi yapan, izleyicinin üzerinde istenen etkiyi yakalamak adına kendi tabiriyle “sihirli numaralar”ını mankenler yerine canlı oyuncular üzerinde uygulamasıdır. En hatırlanır ve meşhur işlerinden bir tanesi Maniac filminde oynadığı karakterin shotgun ile yüzünden vurulması ve bizim de bunun arkasından gelen kanlı slow motion sahneyle baş başa kalmamızdır. Pek çok makyaj sanatçısının aksine Savini’nin sanatı gerçek hayatta yaşadığı tecrübelere dayanmaktadır; kendisi 60’lı yılların sonunda Vietnam’da savaş fotoğrafçısı olarak görev yapmıştır. Bunun sonucunda da Hollywoodlaştırılmamış ölüm detayları konusunda bilgi sahibi olmuştur. Kendisi bir röportajında şöyle belirtmiştir: “Bazı insanlar bir gözü açık diğer gözü yarı kapalı ölürler bazı insanlar öldüğünde ise yüzlerinde gülümseme vardır” Büyük bir sanata dönüşen korkunç bir geçmiş.

Dick Smith

Ünlü Çalışmaları: The Exorcist, The Sentinel, Altered States, Scanners, The Hunger

Sıklıkla modern özel efekt makyaj sanatının manevi babası olarak anılan, kendi kendini yetiştirmiş olan Dick Smith’in en iyi bilinen çalışması The Exorcist’tedir; burada köpük lateks protezleri tek bir büyük parça yerine küçük parçalar halinde uygulayarak makyaja ekranda daha doğal bir görünüm veren ve oyuncuların yüz ifadelerini daha çok kullanmalarına izin veren bu yöntemin öncüsü olmuştur. Sanatçının 1960’larda keşfettiği bu yöntemi, özel efekt makyaj sanatçıları bu gün de kullanmaktadır. Bir korku filmiyle olmasa da Amadeus’taki çalışmasıyla Oscar alan sanatçı ayrıca Scanners’taki “patlayan kafa” ile tarihteki en büyük tek özel efekt çekimlerinden bir tanesini gerçekleştirdi; burada protez bir kafaya köpek maması ve tavşan karaciğeri doldurduktan sonra kafaya bir shotgun ile ateş etti. Ayrıca gelecekteki usta Rick Baker’a akıl hocalığı yaptı. Rick Baker bir defasında Smith’den önce En İyi Özel Efekt Oscar’ını kazandığında (An American Werewolf in London) kendisini suçlu hissettiğini söylemiş: “Dick’ten önce Oscar aldığımda utanmıştım [1982’de] usta olan O’ydu!”

Chris Walas

Ünlü Çalışmaları: Scanners, Raiders of the Lost Ark, Gremlins, The Fly, Naked Lunch

Rick Baker, Rob Bottin, ve Stan Winston gibi çağdaşları kadar ünlü ya da üretken olmasa da Chris Walas, başlıca 80’lerin sonu/90’ların başındaki mükemmel korku/bilim kurgu filmlerindeki çalışmalarıyla tüyler ürpertici makyaj efektleri yapmak konusunda onlardan aşağı kalır yanı yoktur. İlk önemli işi Dick Smith ile birlikte David Cronenberg’in çektiği Scanners’tı ve bunun yanında Steven Spielberg’in Raiders of the Lost Ark’ı vardı (burada filmin doruk sahnesindeki unutulmaz yüz erimesi/kafa patlaması sahnesinden sorumluydu). Film tarihinin en iğrenç transformasyonlarından birini anlatan The Fly’da Cronenberg ile çalışmaya devam etti ve hak ettiği Oscar ödülünü aldı ve sonra yine aynı yönetmenle Naked Lunch isimli filmdeki garip, evham verici “body horror” efektlerini yaptı. 1989’da öncekinden daha az başarılı ancak efekt işlerindeki ustalığını göstermeye yeterli olan The Fly II ile yönetmenliğe döndü. Sinemaya en büyük katkısı John Dante’nin Gremlins’inde yarattığı prodüksiyon sırasında çalışılması zor fakat ekranda çok güzel duran kukla karakterlerdir.

Stan Winston

Ünlü Çalışmaları: The Terminator, Aliens, Predator, Terminator 2: Judgement Day, Jurassic Park

En çok yönetmen James Cameron ile birlikte çalışsa da Stan Winston 40 yıllık kariyerinde Hollywood’daki en büyük yönetmenlerle birlikte iş yapmıştır; Aliens’taki 4,2 metrelik olağan üstü Kraliçe Yaratık’ı yapmadan önce The Terminator’da Arnold Schwarzenegger’in cyborg karakterine hayat vermiştir. Birlikte çalıştığı A-liste yönetmen listesi bir hayli kabarık – Tim Burton, Steven Spielberg (Jurassic Park’taki inanılmaz canlı dinozorları yarattı), Neil Jordan, John Carpenter, Michael Bay…ve liste uzayıp gidiyor. 1988’deki klasik bir yaratık kültü olan ama aynı zamanda film tarihindeki en çok küçümsenen canavarlarından birini tanıtan Pumpkinhead’in yönetmenliğini de üstlendi. Günün sonunda en büyük armağanı insan olmayan karakterleri hayata geçirmek, ekranda nefes almalarını sağlamaktı,onun görüşüne göre efektlerinde her zaman “performans”ın görsel hilelere baskın çıkmıştır. Maalesef 2008 yılında 62 yaşında multiple myeloma hastalığı sebebiyle vefat etmiştir ancak ardında filmler var oldukça yaşayacak bir miras bırakmıştır.

Korkusitesi için çeviren Gülşah Yeğenoğlu
Kaynak: http://www.bloody-disgusting.com/news/22550

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Paylaş:

  1. Söylemeliyimki gerek bu konuda isterse başka alanlarda olsun alışıla gelmiş anlayışın ötesinde değişik bir anlayış uyguladığınızı görüyorum ve bunun için teşekkür ediyoruz. Bir kaç haftadır sitenizi ara sırada olsa takip edebiliyorum ve bana göre oldukça başarılı bir çalışma sergileniyor. Bir internet kullanıcısı olarak bu ve benzer konuların daha çok ele alınmasını rica ediyorum. Bununla beraber köpek ve kedi gibi evcil hayvanların bakımları ve doğru hayvan yetiştirilmesi gibi konular başta olmak üzere özellikle sahiplenme konusuna değinen makaleler görsek hem bu konu ile ilgili bilgi edinmek isteyen, hemde sahip bekleyen hayvanlar için iyi olur kanısındayım.

    Bende bir pet sahibiyim ve bilhassa pet shoplara gittiğimde, bilinçsiz hayvan severlerin sadece marka ya da kaliteli diye satıcının diretmesine uyarak gerçekte köpeği için uzaktan yakından ilgisi ve lazım olmayan ve hemen hemen yaşı ve türü itibarı ile neredeyse ilgisiz mamaları satın aldıkları, bu konu ile ilgili bir bilene, en azından veterinere bile sormaya ihtiyaç duymadıklarını görüyorum. Bu, hem köpeğin gelişmesi hemde daha sağlıklı beslenmesi adına faydalı olacaktır. Başarılı ve gelişen bir blog. Emeği geçen ekibinize tebrikler.

    Saygılarımla
    Hülya Gönenli

  2. Şeytan ayrıntıda gizli tabi alttaki kaynak sekmesini görmemişim ve şimdi tüm yazdıklarımı tek tek yutuyor ve özür diliyorum :)

  3. Daha önce bloody disgusting sitesinden okumuş olduğum bir yazıdır.Elbette kaynak olarak başkalarına ait metin,çalışma ve belgelerden faydalanabiliyoruz.Yabancı dildeki bir yazıyı kendi vatandaşımızın anlayabilmesi için çeviri yapmamız da gayet normal.Lakin bu gibi durumlarda kaynak mutlaka belirtilmelidir ki hem yasal sorunlar oluşmasın hem de biz takipçileriniz “wow ne araştırma ama” diye size hayranlık besleyip sonradan üzülmeyelim.Bu küçük eleştirim için umarım bana kızmazsınız takipçiniz olmaya devam !!!

  4. Sevgili Can uyarın için çok teşekkür ederim. Ciddi bir boş zaman sıkıntısı çekmemden dolayı kısıtlı zaman aralığında yazıp denetleme yapmamdan bu sorun kaynaklanıyor olabilir. Ama daha dikkatli olacağım söz:)

  5. biri benden mi bahsetti? :)

  6. Sevgili Gülşah, yazılarını keyifle okuyorum. Referans olarak tekrar tekrar ziyaret edilecek türden yazılar.

    Yalnız bir tavsiye/eleştiri yapmak istiyorum; zaman kipi uyumsuzluğuna dikkat edersen çok daha akıcı ve değerli olacaktır yazıların. Geniş zaman giderken aradan iki cümle di’li geçmiş sonra bir miş’li geçmiş falan olunca okumak nispeten zorlaşıyor. Önemli bir dilbilgisi detayı bu. Malesef sevgili Tolga Denirtaş da bu hatayı hep yapıyor okurken saç baş yolduruyor :)
    Bu detaya dikkat edersen yazılarını okumak daha da keyifli olacak korkusitesi okuyucuları için

  7. orjinal yazı burada. çeviri olduğunu ve çevrilen linkleride verirsek daha faydalı olacağını düşünüyorum. http://www.bloody-disgusting.com/news/22550

  8. Çok güzel bir yazı daha.. Fakat listede Slither filmide olaymış keşke :) Todd Masters’ın Muazzam bir makyaj çalışması var o filmde de. DVD Extra bölümümüzde videosu mevcut, izlerseniz bana hak vereceksiniz… http://korkusitesi.com/multimedya/dvd-ekstra/the-effects-of-slither

  9. harika bir yazı!!

  10. hardcorekaan13

    Çok güzel bir yazı olmuş korku filminde makyaj denilince aklıma gelen ilk ve tek isim Tom Savini’dir bir çok filminde hoşuma giden karakterleri canlandırmasınında etkisi var galiba :)

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız.