Michael Myers
Kategoriler: Film Karakterleri, KORKU SİNEMA, Yasin 'Devilboy' Karakaya, YAZARLARIMIZ
Gerçek Adı: Michael Audrey Myers
Doğum Tarihi: 31 Ekim 1957
Doğum Yeri: Haddonfield, IL.
Milliyeti: Kafkas
Boyu: Yaklaşık 185 cm
Ağırlığı: 90kg
ŞAKA MI ŞEKER Mİ!!
Orijinal filmin spotunda esasen her şey anlatılmaktadır: Geceleyin, evine gelir. Michael Myers’ın memleketi ABD İllionis’te küçük bir banliyö olan Haddonfield’dir. Şimdi de ürkütücü kısmı: bu küçük kasaba o kadar sakindir ki, yalnızca ünlü seri katiliyle tanınır! Banliyöler ailenizle yaşayıp çocuklarınızı büyütmeniz için müthiş yerlerdir. Fakat kapı komşunuzun adı Michael Myers ise, New York’un en korkunç yeri olan Bronx bölgesine taşınmak bile daha güvenli bir karar olabilir..
6 yaşındaki çocuklar genellikle arkadaşlarıyla oynar, televizyonda çizgi film izler veya çeşitli spor aktiviteleriyle uğraşırlar. 17 yaşındaki kız kardeşlerini bir mutfak bıçağıyla öldürmekse … Nasıl demeli? Biraz beklenmedik bir şey diyebilir miyiz? “Madem öyle, sana şeker yasak!” cezası biraz fazla hafif kaçtığı için, Michael’in ebeveyni onu Smith’s Grove – Warren County Islahevi’ne gönderir. Buluğ çağı mı? Meslek seçiminde kararsızlık mı? O her ne ise, Michael’ı 21 yaşında tetikler. Bunun ardından Michael 30 Ekim 1978′de ıslahevinden kaçar. İlk icraatı bir işçiyi öldürüp tulumunu almak ve bir dükkandan maske çalmak olan Michael daha sonra küçük kız kardeşini öldürmeye çalışır. Bunun ardından kız yeğenini. Sonra erkek yeğenini. Giderek, Michael kendisiyle kan bağı olan herkesi öldürmeyi hedefler.

Cadılar Bayramı gecesinde birilerini öldürmeye çalışmak, kimsenin gözüne çarpmadan etrafta dolaşmak için çok iyi bir yoldur. Her şeye rağmen, kimse sizin bir kan manyağı mı yoksa çok uzun boylu bir çocuk mu olduğunuzu bilemeyecektir… Bu nedenle, Michael’in oldukça iyi bir teatral yönü olduğunu kesinlikle söyleyebiliriz. Michael önce mezarlıktan bir mezar taşı çalar. Daha sonra onu yatağın başına yerleştirir. Onun arkasına da çok sayıda kurbanından birini koyar. Hatta bir boş tabut çalar. Tabutu mumlarla çevirir ve tabutun içinin küçük kız yeğeni ile “dolmasını” ümit eder. Böylece, Michael yalnızca eğlenmek amacıyla öldürmekle kalmaz. Fakat aynı zamanda çok sayıda teatral senaryo da oluşturur!
Michael Myers, korku sinemasının belki de en korkunç kasabıdır (Tabii ki bu benim düşüncem). Michael Myers (Austin Powers’ı oynayan Mike Myers değil) ismi söylenince ilk akla gelen şey, ürpertici beyaz maskedir. Çoğu insan bunu zaten bilmektedir. Fakat bazıları bilmez. Ben bilmeyenler için söyleyeyim. Michael’in maskesi aslında bir “Kaptan Kirk” Yıldız Yolculuğu maskesidir (gerçek hayatta William Shatner). Saçını dağıtmışlar, beyaz maskeyi boyamışlar ve gözlerin görüldüğü delikleri büyütmüşlerdir… Böylece Michael’in maskesi yapılmış olur! Aslında, bence bu yüzde hiçbir ifade olmaması onu daha da korkunç kılmaktadır. Bir kişiye üst üste bıçak darbeleri indiren bir kişinin “ifadesiz” bir yüze sahip olmasını düşünebiliyor musunuz? Çok sayıda öfkeli yüz gördük. Neşeli bir yüz katili tamamen çılgın haline getirecektir. Fakat, ifadesiz bir yüz gerçekten şaşırtıcıdır. Michael’i en özel yapan özellik de işte budur.
Michael Myers’da çok sayıda oyuncu oynadı. Bazıları işini ötekilerden biraz daha iyi yaptı. Michael konuşmadığı için, ona kişilik kazandırmanın tek yolu etrafta dolaşma şekliydi. Bizim onu görüşümüzde, o genellikle sakin, son derece yavaş hareket eden, daha çok ucuz bir robotun hareketlerine benzer hareketleri olan bir kişi izlenimi veriyor. Fakat zaman zaman aşırı öfke patlamaları yaşıyor. Bizim psikopatımızın dıştan görünen huzuru her zaman göründüğü gibi değil.

Michael’in silah seçimi klasik mutfak bıçağı gibi görünüyor. Büyük bir seçim. Hafif, pratik, taşıması kolay. Mutfak bıçağı, Psycho’daki (ünlü Anne tarafından) alternatif kullanımıyla popüler oldu. Fakat, kardeşi Jason Voorhees gibi, Michael de, eğlenmek amacıyla çeşitli garip ve orijinal silahlar kullandı. Örneğin bir bahçe yabası veya daha da iyisi bir saman tırmığı gibi.
Sonuç olarak, Michael bir çılgın. Son Halloween filmleri onun delilik yöntemlerini biraz daha açıklamaya çalıştı. Fakat ihtilaflı bir “yapımcı sansürü” kesintisinin kartları karıştırması nedeniyle, Michael’in deliliğinin hala bizim için esrarını koruduğunu söyleyebiliriz. Fakat durun. Michael’in kendisi zorbanın biri. Beyaz perdenin kurallarını da o belirliyor. Dahası bunu bütün Halloween’de yapıyor. Bundan fazlasını gerçekten istiyor musunuz?
Yasin ‘Devilboy’ Karakaya
Lütfen bu yazıyı kaynak göstermeden alıntı yapmayınız ve kullanmayınız..











Ben Rob Zombie’nin çektiği 2 filmide beğenmedim şahsen.Birincisi Michael’i öyle anlatmışlar ki sanki adam seks yaptığı için öldüren bir kaçık.İkincisi ise Michaelin kostümünü çok abartılı buldum.Gidin Zombi filmi çekin Arkadaşım bune burda bir korku klasiğinden sözediyoruz.Henüz 14 yaşındayım ve michaelin , jason’un Freddy’nin elbette Leatherface’nin tüm filmlerini izledim ama konu bu değil.Konu michael myersin sırtından para kazanmaya çalışan saçma bir film.Serinin affedersiniz ağzına etmişler…Teşekkür ediyorum ve bu arada man of the west arkadaşımın dr.loomis hakkında verdiği hatırlatma için teşekkür ediyorum
bence, önce cinselliğe girenleri öldürdüğü için bunun altında bir şeyler yatmalı…!!!! hemde uykularımı kaçıran katil işte bu.. bir hallowen filminde maskenin içinden çekim yapılıyordu hangisiydi?
Evet bundan fazlasını istiyorum. En azından herkesin kafasını bozduğu sex konusu ortadan kalkmış olur.
Sex yapan küçük çıtır kız kardeşini öldüren bir ağabey gibi nereden çıkartıldığı belli olmayan yakıştırmalardan kurtulur.
Ha bunu Rob Zombie gibi birisi yapmasa daha da iyi olur çünkü tamamen saçmaladı. Sağolsun bir strptizci ana, alkolik baba, erkek arkadaşı ile fingirdemek için küçük kardeşini şeker toplamaya götürmeyen bir kız kardeş, alın size Michael Myers.
Michael, zevk için öldürmüyor, kafayı karı kızın cinsel hayatı ile bozduğu için de öldürmüyor, abartılmış ailesine kızıpta öldürmeye girişmiyor. Anlatılmaya çalışıldı ama kurgu berbatlığı yüzünden istenileni verilememesinden dolayı yönlendirme gibi görünüyor. Rob bu filmlerin devamını getirirse belki tatmin edici bir açıklama getirir o zaman Michael’ın aile kavramına edepsizce dil uzatışını affedermiyim zor affederim, en azından Michael’ın öldürme güdüsünün sex yapan gençlere musallat olmuş vasat bir katil yorumları buhar olup uçar.
Filmi izlerken hiç mi hissedilmiyor. Kendini bilmeye ilkokul son sınıf seviyesine gelmiş bir çocuk, birden bir değişim evresine girişiyor. Beyninin ışık alan noktaları birden karanlığa dönüşüyor sanki birisi bir yerden düğmeye basmış gibi. Orjinal filmini hatırlayın ablasını öldürdükten sonra kapının önünde elinde bıçakla dururken anne babası gelip paylaço maskesini çıkartıyor. Yüzünde ki o şaşkınlık ifadesi ne yaptığını bilmeyen, plan, kurgu, cinnet anı değil. Bilinç yok, amaç yok, garez yok, ablam erkeklerin altına yatıyor namus bekçiliği YOK ! Tüm hikaye boyunca bu film böyleydi. Kendini gizleyen dış dünyaya kapatmış bir bünye.
Bu saydığımız yakıştırmaları zaten film çürütüyor, bu betimlemelerle Michael’a bilinç ve farkındalık katılıyor oysaki onun bilinci kapalı, dr. loomis’le konuşmasında cinayetler ile ilgili “bilmiyorum, hatırlamıyorum, ben yapmadım, eve gitmek istiyorum” gibi ifadeler kullanıyor. Rob buraların hakkını vermiş evet.Michael bunları gerçekleştirdiği sırada bu kesinlikle ve kesinlikle onun iradesi dışında oluyor.
Michael için sayfalar dolusu yazabilirim ama neyse.
Dr. Loomis’in her zaman dediği gibi Michael’ın deliliğinin bir sebebi var. Var evet o sebeb var ama bu saydıklarımızdan hiçbirisi değil… Tıpkı Tanrı’nın bizim düşündüğümüz tüm suratlerin ötesinde olduğu gibi, onun deliliğinin insanların söyleyebileceğinin çok ötesinde sebebleri var olduğuna eminim.