Hayatta kalabilmek için ne kadar kan dökebilirsin? - (Saw)

Seeding of a Ghost

Yönetmen: Chuan Yang
Senaryo: Chuan Yang / Shaw Brothers
Yapım: 1983, Hong Kong Süre: 86 Dakika
Oyuncular: Philip Ko Fei, Maria Jo, Norman Chu, Mi Tien, Man-Biao Bak

Shaw biraderlerden eğlenceli ve acayip bir korku filmi bu bahsettiğim. Uzakdoğu kültürüne uzak dimağlarda, post-orgazmik şaşkınlık yaratacak kadar uçuk kaçık sahnelerle dolu bu filmde kara büyü başrolde.

Taksi şoförlüğü yapan, yeni evli Chow, bir gece yanlışlıkla bir büyücüye çarpar. Büyücü mezarlık hırsızlığı yapmaktadır (ayin için gerekli kemikleri tedarik etme amacıyla sanırım). Fakat adı üzerinde büyücü, travmadan hiç sıyrık almadan kurtulur ve Chow’u lanetlemekte gecikmez. Chow bu garip görünümlü adamdan korkmakla beraber ona yardım eder.

Her ne kadar inanmasa da lanet Chow’un ailesi üzerine yavaş yavaş çöker. Yeni evlendiği güzel eşi Irene, krupiyerlik yapmaktadır ve bu esnada Fong adında bir para babasıyla tanışır. Bu evli adamın (çoğunlukla para destekli) baştan çıkarıcılığına dayanamayan genç kadın ivedilikle yatay pozisyona geçer ve bacaklarını aralar. Fakat adam karısından ayrılmak niyetinde değildir ve bir gece ona kızan Irene, ıssız bir yerde arabasından iner. Reddedilmenin siniri daha yatışmamışken iki serserinin tacizine uğrayan Irene, yakındaki döküntü bir evde tecavüze uğrar. Çıkan boğuşma sırasında pencerden düşer ve canını teslim eder.

Karısının ahlaksızlığından habersiz aşık adam Chow, esrarengiz bir mesajla karısının cesedine ulaşır. Polis katili aramaktan çok Chow’u suçlamakla yetinir. Yapılan üstün körü araştırmalar sonucunda Fong ve iki serseri delikanlıya ulaşılır fakat hem delil yetersizliğinden hem de zanlıların arkasının sağlam olmasından, hapse tıkılmazlar. Chow, lanetten sorumlu büyücüyü bulur ve hayatını kurtardığı için ondan yardım ister. Ölü karısını mezardan çıkararak intikamını almasını sağlayacak ritüel başlarken Chow dönüşü olmayan bir yola girmiştir.

Film aslen iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm aşifte Irene’nin yasak aşkının anlatıldığı, usturupsuz bir biçimde çıplaklıkla bezeli bir istismar filminden oluşuyor. Uzakdoğulular’ın koltukaltı, etek kılı takıntısı ve meme teşhiri düşkünlüğüyle beslenen bu sahnelerde, izleyiciyi memnun edecek bir sürü yapmacık sevişme sahnesi var. Siz hiç yatak odasında sevişirken saçları rüzgarda uçuşan (?) bir kadın gördünüz mü?

İkinci bölüm ise (ki filmin çoğunluğu bu bölümden ibaret) intikam peşindeki ruhun terörünü anlatan klasik bir Uzakdoğu korku filmi. Acayip gelenekleriyle süsledikleri ayin sahneleri, kan ve vahşetin gırla gittiği bu bölüm filmin en eğlenceli tarafını oluşturuyor. Bütçenin kısıtlı olmasına rağmen neredeyse her sahnede kukla, makyaj ve efekt kullanılması, filmin iyi niyetle yapıldığını belli eder nitelikte. Kanda çekimser davranılmamış. Taocu rahiplerle mücadele eden büyücünün saçma sapan sözlerle gerçekleştirdiği gösteriler bir sirkten fırlamış gibi duruyor. Filmin adından da anlaşılacağı gibi, ortada bir döl de var (ki tamamen Alien’dan araklanmış). Hele Irene’nin cesedinin nasıl hamile kaldığının gösterildiği bir sahne var ki mutlaka görmeniz lazım (ben anlatamayacağım)! Akıllara zarar sürüyle abuk sahneyle dolu bu gizli hazineyi kaçırmayın derim. Shaw kardeşlerin önünde saygıyla eğiliyorum, efendim…

Murat ‘Wherearethevelvets’ Akçıl

Paylaş
Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar

9 Yorum yapılmış "Seeding of a Ghost"
  1. wherearethevelvets demişki 19 Ekim 2009 08:33 

    İnternetten online izledim. Umarım linki vermemde bir sakınca yoktur:
    http://www.movshare.net/136893/video/3wzrytub64hos

  2. Can Evrenol demişki 19 Ekim 2009 02:50 

    : )
    Sen nerden buldun?

  3. wherearethevelvets demişki 18 Ekim 2009 19:36 

    Yaşasın, Can Evrenol’un yazmadığı bir filmi bulmuşum!
    Bir gün de izlemediği bir filmi bulucam :)

  4. Can Evrenol demişki 17 Ekim 2009 21:46 

    Bu filmin son 20 dakikası falan gerçekten görülmeye değer! Özellikle film, yapıldığı yıl göz önüne alındığında daha da çok saygıyı hakediyor!

  5. Can Evrenol demişki 17 Ekim 2009 21:43 

    Murat harikasın! Ben de bu sene izledim bu filmi. Uzun süre düşündüm yazim mi diye ama üşenmiştim sonra…

    Bana bu filmi sinema gurusu olan arkaşım Evrim Ersoy vermişti. Sen nerden buldun allaşkına?

  6. Reflection demişki 17 Ekim 2009 19:14 

    çok merak ettim gerçekten. sayenizde hiç bilmediğim filmlerden haberdar oluyorum. çok teşekkürler.

  7. wherearethevelvets demişki 15 Ekim 2009 21:58 

    Aslında ben bir şey yapmıyorum. Uzakdoğu’dan aklıselim bir film çıkmıyor ki.

  8. Melisa AYDIN demişki 15 Ekim 2009 20:16 

    Muratçım sinema arşivi gibisin.Bu arada “daha enteresanı olamaz ” dediğim her film senin kaleminden çıkma:)

  9. devilboy demişki 15 Ekim 2009 19:06 

    Murat hakikaten enteresan adamsın yaw..İnanılmaz filmlerle tanıştırdın bizi bugüne kadar..Yalnız bu galiba en inanılmazı içlerinde :D

Yorumlarınızda resiminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!