Sinema Tarihinin En Tuhaf 25 Korku Filmi

  • Tarih: Haziran 1st, 2009
  • Ekleyen
 
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (10 votes, average: 7,30 out of 10)
Loading ... Loading ...

Kategoriler: KORKU SİNEMA, Korku Sinema Toplist, Yasin 'Devilboy' Karakaya

Sinema tarihi boyunca tüm alt türlerde başyapıtlar çıkaran sinema sektörü bunun yanısıra gerçekten çok kötü örneklere de imza atmıştır. Özellikle korku alt janrında daha fazla öne çıkan bu ‘kötü filmler’, b-movie, trash movie gibi isimlerle adlandırılarak bir köşeye atılmış ve hor görülmüşlerdir. Bu türdeki filmlerin yer aldığı çok geniş bir arşive sevgili Murat Tolga Şen ustamızın ‘Ötekisinema’ sitesinde ulaşabilirsiniz.

Korku sitesi olarak ‘rezil filmler’ ya da ‘çöp filmler’ olarak adlandırmak istemediğimiz ‘saçma 25 korku filmi’ listesi hazırlamaya karar verdik. Gerçekten oldukça enterasan ve tuhaf konular içeren ancak son derece eğlenceli filmlerden oluşan listemizi katkılarınızla şenlendirmenizi bekliyoruz. Listeyi Top 25 olarak yapsakta belli bir sıraya koymadan karışık olarak veriyoruz..

The Lift (1983) / The Shaft (2001)

Katil asansör! Sanat eseri bir binanın aynı oranda sanat eseri asansörü, kendi kendine bir akıl geliştirir. Maalesef bu, yolcularını katleden bir akıldır. Hollandalı yönetmen Dick Maas, 1983’te çektiği filmini, 2001’de başrolünde genç Naomi Watts’ın yer aldığı ‘The Shaft – Katil Asansör’ olarak yeniden çekti. B movie denilince ilk akla gelmesi gereken yapımlardan olan her iki filmde şaşırtıcı bir biçimde oldukça iyi vakit geçirten nitelikte.

The Stuff (1985)

Katil tatlı! Larry Cohen’in -ki kendisi b filmlerin duayenlerindendir- bu b filminde, madenciler tarafından keşfedilen beyaz bir bulamaç olan ve yalnızca bağımlılık yapıcı olmayıp aynı zamanda son derece canlı! da olan yeni bir tatlı türüyle tanışıyoruz. Ancak tatlı tüm toplum tarafından salgın şeklinde tüketilirken insanların mı tatlıyı yoksa tatlının mı insanları yediğini kendi kendinize soracaksınız! Film, ilki 1958 yapımı ‘The Blob”u az da olsa anımsatıyor.

Dial: Help (1988)

Katil telefon! Telefon hatlarını ele geçiren kötü bir ruhla ilgili İtalyan yapımı bu ucuz korku filminde, bir telefon kulübesinde tecavüze yeltenen suçlunun polis tarafından vurulması ve ruhunun telefon kablolarına transfer olması anlatılıyor. Kablodan kabloya akıp telefon ahizesinden dehşet saçan bir ruh bu. Gerçekten çok ucuz!..

Baby Blood (1989)

Katil cenin! Bir kadının doğmamış çocuğunun, rahimde bir parazite yem olması ve taze kanla beslenmek isteyen küçük bir canavara dönüşmesini konu alan bu çarpık Fransız filmi için ‘Katil Embriyonun Saldırısı’ gibi bir isim belki daha fazla ilgi çekebilirdi.

Attack of the Killer Refrigerator (1990) / The Refrigerator (1991)

Katil buzdolabı! Aklını kaybeden bir buzdolabı insanları öldürmeye başlar! 1990-91 döneminde acaba insanları katil buzdolapları hakkında filmler yapmaya iten ne vardı? Körfez Savaşı sendromu mu? Yok yok, bu film serisi için gerçekten hiçbir bahane yok!

Jack Frost (1997)

Katil kardanadam! Michael Keaton’ın öldükten sonra bir kardan adam olarak yeniden hayata gelen bir babayı canlandırdığı aile filmi Jack Frost çıkmadan bir yıl önce, bir mahkumun öldükten sonra katil bir kardan adam olarak yeniden hayata geldiği bu film piyasaya çıkmıştı. Düşünüyorum da, Michael Keaton’ın versiyonu daha korkutucuydu!

Killer Condom (1997)

Katil prezervatif! Doğrudan Almanya’dan gelen bu tuhaf korku-komedi filmi, dişleri çıkan ve insan etiyle beslenen kondomlar hakkında. Ne tür insan etinin söz konusu olduğunu artık sizin hayal gücünüze bırakıyorum!

Trees (2001)

Katil ağaç! Jaws’ın hafifçe izinden giden (Daha büyük bir baltaya ihtiyacımız olacak) Trees, bir botanist ve bir oduncu ile ekip oluşturan bir orman korucusunun, insan yiyen Büyük Beyaz Çam Ağacı ile mücadelesini anlatıyor. Pehh!

Piñata: Survival Island (2002)

Katil pinyata! Eğlenceyi seven bir grup üniversite öğrencisi, tropik bir adada şeytani bir ‘pinyata’ ile savaşır. Rengarenk tutkallı kağıttan olmayıp, eski zamanlardan kalma, kilden yapılmış bir pinyata olması onu daha az aptal kılmıyor. Açıklanamaz bir biçimde bu film, Amerikan Sinema Klasikleri istikametine doğru yönünü bulmuştu.

Terror Toons (2002)

Katil çizgikarakterler! Şeytani çizgi karakterler televizyondan kaçar ve çizgi karakterlere benzeyen bir tarzda giyinerek bir partiye gitmekte olan bir grup gence saldırır. İnanın düşündüğünüzden bile kötü!

The Day of the Triffids (1963)

Katil bitkiler! Dünyadaki en korkunç şeylerin bitkiler olduğu söylenemez, yani eğer katil bitkiler hakkında bir korku filmi yapacaksanız, sanırım bunların dünyadan gelmeyeceklerinden emin olmanız gerekli. Day of the Triffids’in durumu da böyle, uzaylı bitkiler İngiltere’de insanların peşinden çoook yavaşça yürüyorlar (kayarak). Bitkiler şanslı, çünkü insanlar tohumları dünyaya getiren meteor yağmuru tarafından kör edilmiş durumda, yani ördek gibi ölmeyi bekliyorlar. Durumun aptallığına rağmen, bu film bu listedeki gerçekten güzel birkaç filmden bir tanesi.

Matango: Attack of the Mushroom People (1963)

Katil mantarlar! Godzilla’nın yönetmeni Inoshiro Honda tarafından çekilen, tekneyle gezen bir grubun kaza yaparak gizemli bir adaya çıkması hakkında bir Japon öyküsü. Açlıklarını bastırmak için adadaki mantarları yemeğe başlayan deniz kazazedeleri, açıktır ki “ne yersen osun” deyimini hiç duymamışlardır. Kısa sürede, Sid ve Marty Kroftt’un kabuslarındaki bir şeylere benzeyen mantar insanlara dönüşürler!

Sting of Death (1966)

Katil denizanası mutasyonu! Bu abartılı filmdeki canavarın yarısı insan, yarısı denizanası ve tamamı gülünç. Dalış elbisesi giyen ve başında bir balonla dolaşan bir insan, Everglades’de balıkçılara, deniz biyologlarına ve 60’ların tipik plaj bikini modasına uygun giyinen genç müzisyenlere kötülük yaparak, intikam ve yakıp yıkma peşindedir.

Blood Freak (1972)

Katil hindiadam! Blood Freak gerçekten çok acayip bir yaratık filmi. Bir Vietnam gazisi, (ve bir Elvis taklitçisi) biyolojik mühendislikten geçmiş hindi eti yenen bir deneyde kobay olmayı kabul ediyor. Genetiğiyle oynanmış olan et, onu hindi başlı bir canavara dönüştürüyor.. kanla beslenen, ama kurbanlarını sustalı çakıyla öldüren bir hindi! Yani, hangi noktadan bakarsanız bakın KORKUNÇ!

Night of the Lepus (1972)

Katil tavşanlar! İnce tüylü sevimli tavşanları birinin korkunç bulabileceğine inanmak zor (Bunu söylemekle beraber, Watership Down çocukluğumun korkusuydu), ama belki yumuşak tüylü DEV tavşanlar korkutucu bulunabilir…? Hızla çoğalan tavşan nüfusunu kontrol etmek için üretilen bir serum, onun yerine bunları dev insan-yiyicilere dönüştürüyor.

Godmonster of Indian Flats (1973) / Black Sheep (2007)

Katil koyunlar! Bu absürd film çiftindeki korkunun ana kaynağı mutasyona uğramış koyunlar. Godmonster of Indian Flats’da bir madenden çıkan zehirli gaz, portakal gazı püskürten, arka ayakları üzerinde yürüyen, ön ayakları birbirine eşit olmayan ve kuduz olmuş bir deveyi andıran dev bir koyun yaratıyor. Kara Koyun’daki koyunlar daha küçük ama daha vahşiler, kurbanlarının etrafına tüylü, dört ayaklı zombiler gibi üşüşüp yemeyi tercih ediyorlar.

Soul Vengeance (1975)

Katil penis! Sıradışı bir cinsel organa sahip olduğumuz söylense, çoğumuz bununla gurur duyabilir, ancak bu filmin anti-kahramanı söz konusu olduğunda, cinsel organıyla kelimenin gerçek anlamında öldürüyor! Bir adam bir metreye yakın ve sıkma yeteneği olan bir penise sahip oluyor ve bunu, kendisini haksız bir şekilde hapse gönderen yozlaşmış adalet yetkililerinden intikam almak için kullanıyor.

Death Bed: The Bed That Eats (1977) / Deathbed (2002)

Katil yatak! Bu iki filmin önce isimlerinin bulunmuş, daha sonra ismin etrafına bir senaryo yazılmış olduğu konusunda bir şüphe var mı? Aksi takdirde katil bir yatak hakkında bir -hatta iki- film yapılmasını nasıl açıklayacağız? İlk Death Bed 1977’de yapılmıştı ama 2002’ye kadar gösterime sunulmadı, böylece üzerine uzananları öldüren, içine şeytan girmiş benzer bir yatak konulu ikincisi yapılıverdi.

Attack of the Killer Tomatoes (1978)

Katil domatesler! Adeta absürd kelimesinin anlamını tanımlamak için yapılmış bir film. Aklını kaybeden bildiğimiz kırmızı domatesler devleşip canavarlaşarak saldırıya geçerler. Canavar filmlerinin bu kalitesiz parodisi o kadar iyi biliniyor ki, neredeyse artık absürd bile değil. Neredeyse..

Mystics in Bali (1981)

Katil baş! Şoke edecek kadar kötü olan bu Endonezya yapımının konusu şöyle; Endonezya’da kara büyü üzerine çalışan genç bir Amerikalı kadın, onu uçan, gövdesiz, ve henüz doğmamış çocukların kanıyla beslenen bir başa dönüştüren cadının kurbanı olur. Dünya mükemmel olsaydı, baston ve fötr şapkayla “I Ain’t Got Nobody” şarkısını söylemesi gerekirdi, ama dünya adil değil.

Monsturd (2003)

Katil bokadam! Jack Frost’un konseptine korkunç derecede yakın olan Monsturd, lağım borularında zehirli bir atığa maruz kalmasıyla beraber, leş gibi kokan ve intikam peşinde koşmaya başlayan, dışkıdan müteşekkil azimli bir canavara dönüşen bir katili konu ediniyor. Şaşırtıcı bir biçimde ikincisi yapılmadı!. (Bokenştayn? Gazilla? İshalatör?) Ohh Shitt!!!

Blown (2005)

Katil şişmekadın! Bir voodo rahibesi, sırf gürültü yapan komşularından intikam alabilmek için bir şişme kadını ele geçiriyor ve ona can veriyor!? Bir amaca bağlanma diye işte ben buna derim..

The Gingerdead Man (2005)

Katil kurabiye adam! Katil oyuncak bebeklerin yazarı Charles Band (Doll Graveyard, Blood Dolls, Dangerous Worry Dolls), elektrikli sandalyede idam edilen ancak annesi küllerini bir kurabiye hamuru ile karıştırınca kurabiye adam olarak hayata geri dönen, bu seri katil (Gary Busey) hikayesini yönetiyor. Doğrusunu söylemek gerekirse, Gary Busey tüm bu kurabiye meselesi olmadan da yeterince korkutucu. Bu filmin iki devam filmi olduğunun notunu da düşeyim..

The Wig (2005) / Exte: Hair Extensions (2007)

Katil peruk! Bugün saç kesimi, yarın ölü. Asya yapımı bu iki korku filminin konusu (The Wig Kore’den, Exte Japonya’dan) yeni edindikleri saçların, sabah yataktan kalkınca havalanmış olmaktan daha kötü bir lanetle lanetlendiğini fark eden kadınların, yapay saçların tehlikelerini keşfetmesi üzerine kurulu. Uzakdoğuluların saç kompleksleri üzerine bir film..

Evil Bong (2006)

Katil bong! Charles Band tekrar saldırıyor! Ancak bu defa, büyük bir bira bardağı boyutunda bir şeytan olarak. Bozulmuş ve şamar gibi konuşan kalın sesli bir biçimde karşınıza çıkıyor; önce dileklerinizi gerçekleştiriyor, sonra kabusa dönüştürüyor..

Etiketler:

Paylaş:

  1. suddenwind diyor ki:

    Aman Allahım…Katil Bok diye filmmi yapılır? :D Katil Tavşanları hatırlıyorum küçüktüm izlediğimde hatta adamlar tüfekle tavşanları vurup öldürüyorlardı adamlara kızıyordum :D

  2. Jhei diyor ki:

    the bed is waiting :))))))

  3. fearless diyor ki:

    Yani bu filmlerin senaryosunu yazan ve filmi cevirenlerin canlari asiri derece sklyormus ve akillarina böyle sacma isler ortaya cikarmak fikri gelmis :D

  4. gorcun diyor ki:

    Keşke bütün dünya şu filmleri çeken adamların kafasında olsa. Hayat bayram olsa. Deli yaw bunlar :)

  5. gorcun diyor ki:

    Daha önce görmüştüm ama yorum yazmamıştım. Müthiş bir liste olduğunu söylemeden gözüm açık giderim. Bu filmlerin hepsine sahip olsam bile herhalde 1-2 yıl gibi bir zaman dilimine yayarak anca izleyebilirim. Saçma ve çöp olmalarına rağmen çok eğlenceli olduklarına şüphem yok ama bir kaç tanesini ard arda izlemek de insanda kafa bırakmayabilir :)

  6. Alternate_aya diyor ki:

    Bu yazıyı okuyunca film kültürüm baya gelişmiş oldu =P

  7. rougetnoir diyor ki:

    katil domatesler o kadar kült ki çizgi filmi bile vardı :D

  8. gulsah baykal diyor ki:

    Katil Domatesleri ne yazık ki izleyeli uzun yıllar oluyor ama artık gerçekten çok meşhur olmuş, adını hemen hemen herkesin duyduğu bir film oldu. Belki de kült diyebiliriz:)
    The Day of Triffits ve The Lift ise favorilerim. İzlediğim yaşlarda beni etkileyen filmlerdi.

  9. ali özdemir diyor ki:

    stephen king – maximum overdrive saçma olduğu kadar mükemmeldir

  10. lord magius diyor ki:

    yapmayın.Şu yazıyı okudum keyfim kaçtı.Üstüne bide yorumlar hüzne boğuldum.Olamazz olmazzz nasıl olur Blood Freak saçma olur arkadaşlar yapmayın etmeyin göz yaşlarımı tutamıyorum.Peki ya Death Bed: The Bed That Eats (1977) ve katil dometeslerdemi? hadi hepsini geçtim Killer Condom çok klas bir film hele ki baby blood ne kadarda güzel.Göz yaşları içinde yazıyorum şunları.Olacak iş değil…Ama kaldırmasını biliriz biz atarız içimize:D

  11. wherearethevelvets diyor ki:

    I Bought a Vampire Motorcycle (1990)
    Vampir motorsiklet. Film o kadar saçma ki izleyemiyorsunuz. Korku komedi olarak tasarlansa da korkunç değil. Komik olması gereken sahneler ise komediden o kadar uzak ki insan korkuyor!
    Şeytan ayini sırasında öldürülen bir rahibin ruhu, o sırada yanında olan bir motorsikletin benzin deposuna giriyor (çizgi film efektiyle). Motorsiklet geceleri kendiliğinden sokaklara çıkıp avlanıyor, gün ışığı ve haçtan korkuyor.
    Filmin tek bir sahnesi bence sinema tarihine geçecek nitelikte. Başroldeki delikanlı, motorsikleti tarafından öldürülen (o sırada kendisi bilmiyor) arkadaşının hayallerini görüyor. Tuvalette s*çtıktan sonra kalkıp klozete bakıyor ve arkadaşının sırıtan suratını görüyor b*kunda. Huzursuz ruh tarafından rahatsız edilmenin bu kadarına pes…

  12. ewremy diyor ki:

    arkadaslar bı fılm daha wardı bu tarz butun elektronık esyalar canlanıp ınsanlrı bırerbırer ölduruyordu hatırlayn varmı adını merak ettım o fılmın sımdı ya salak ama guzel bı fılmdı ya:D

  13. Melisa AYDIN diyor ki:

    Geçenlerde fragmanına rastladığım bir film vardı: “Katil lazanyanın gecesi:)” Eklemek istedim.

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız.