Stage Fright (Bloody Bird, Deliria)
Kategoriler: Film Arşivi, KORKU SİNEMA, Murat 'Wherearethevelvets' Akçıl, S, YAZARLARIMIZ
Yönetmen: Michele Soavi
Senaryo: George Eastman
Yapım: 1987 İtalya Süre:90 Dakika
Oyuncular: David Brandon, Barbara Cupisti, Domenico Fiore, Robert Gligorov, Clain Parker
!!!Spoiler İçermektedir!!!
Çocukluğumun hastalıklı geçmesini sağlayan bu güzide filmden bahsetmeye karar verdim. Lokal bir tiyatro binasında ertesi günün gösterisi için hazırlıklar sürmektedir. Yönetmen Peter, o gece tüm oyuncuları ve set ekibini tiyatroda tutabilmek için tüm kapıları kilitlemiştir. (Bu arada müzikalin konusu; gerçek kuş tüyünden yapılmış kocaman bir baykuş maskesi takan ve vücudunu saran siyah kıyafetler içindeki bir adamın, etrafta dolaşıp şarkı söyleyen rüküş fahişelere tecavüz ederek öldürmesinden ibaret…)
Başroldeki kadın oyuncu Alicia, provalar sırasında bileğini burkar. Kız arkadaşının kapıcıyı kandırmasıyla gizlice anahtarı elde ederler ve en yakın hastaneye giderler. Burası bir psikiatri kliniğidir ve azılı bir psikopat (Irving Wallace) az önce transfer edilmiştir. Doktor Alicia’nın pansumanını yapar ve bir müddet dinlenmesi gerektiğini belirtir. Bu durumda Alicia’nın yerine yedeği geçecektir ve zaten bu kadın Alicia’nın kuyusunu kazmaktadır. Morali bozuk Alicia ve kız arkadaşı yağmur altında tiyatroya geri dönerler ama Irving Wallace hasta bakıcıyı öldürerek yatağından kaybolmuştur. Alicia tiyatro binasına girerken kız arkadaşı kapıları kilitlemek için geride kalır ve birden yüzüne bir balta darbesi alır. Yüzü görünmeyen bir adam anahtarları alır, binaya girer ve kapıyı içerden kilitler..
Tiyatroda, kocaman mavi baykuş maskesiyle kötü yaratığı canlandıran eşcinsel Brett, rolü gereği sahnede Corinne adlı kızı öldürecektir. Tabii boğazını sıkarak. Katilimiz, Brett’i öldürür ve yerine geçer. Sahnede Corinne’yi boğazlar, fakat Peter sahnenin daha gerçekçi olmasını ister. Devamlı “öldür onu öldür onu!” diye bağıran Peter’ın isteği gerçek olur. Normalde sahnede olmayan bir bıçağı çıkaran katil, kadını herkesin gözü önünde bıçaklar. Canlı canlı cinayete tanık olan ekip panikle katilden kaçmaya başlar. Sahne arkasında, dehlizlerde, tuvalette geçen kanlı cinayetlerle sayıları giderek azalır.
Bu gerçekten kanlı ve dehşetengiz filmde tüyler ürpertici cinayet sahneleri var. Mesela tahta iskele üzerinde duran bir kızın altındaki tahta tabanı delerek ayaklarından yakalayan katil, kollarından çekerek kurtarmaya çalışan arkadaşların eline, bedenin yarısını veriyor. Başka bir sahnede kapıya yaslanan ve katilin gelmesini engelleyen bir adamın boynunu, kapıyı delerek yakalıyor ve arkadan matkapla delerek öldürüyor. Elektrikli testereyle doğranan kol ve bacakların haddi hesabı yok. Gerilimin doruklarına ulaştığı bazı sahneler, yönetmenin ustası Dario Argento’yu aratmıyor. Mesela tuvalette saklanan Alicia gizlice, katil tarafından bıçaklanan arkadaşını izliyor. O sırada arkadaşı Alicia’yı fark ediyor. Alicia kendisini ele vermemesi için başını sallıyor, katilin arkası dönük… O an sadece arkadaşının kendisini ele vermeden ölmesini diliyor. Ya da döşemenin altına düşen anahtarı almaya çalışan Alicia, hemen üzerinde oturan katilin onu fark etmemesini diliyor. Etrafta mavi kuş tüyleri uçuşuyor… Mutlaka izlenmesi gereken bir film, bu filmden sonra yeni slasher filmlerinde neyin eksik olduğunu anlayacaksınız.
Bu arada yönetmenin, 1987’de Avoriaz Fantastik Film festivalinde Fear Section ödülünü aldığını da belirteyim.
Korkusitesi için yazan Murat ‘Wherearethevelvets’ Akçıl













Yıllardır aklımdan çıkmayan ender filmlerden. +1 demek pek huyum değildir ama İster istemez şu yoruma +1 yapıyorum “Çocukluğumun hastalıklı geçmesini sağlayan bu güzide filmden bahsetmeye karar verdim”
Başka bir yerde de yine wherearethevelvels’in bu film hakkında yorumlarını okumuştum, filmin türkçe altyazısını bulmak mümkün değil sanırım. Bu konuda bana yardımcı olabilecek var mı? Olmazsa, ingilizce altyazı da kafi gelir artık..
oyunculuklar kötüydü filmdeki karakterler ölen kişileri pek takmıyor gibi gözüküyordu slasher ve gore türünü konu olarak birleştirmiş o zamanın ender filmlerindendir. yinede iyidir şimdikilerden.
Yeni yazılarını da bekliyoruz o zaman wherearethevelvets;)
İlk önce devilboy’a teşekkür ederim. Çünkü, sağolsun ricama kulak verdi ve yazının sonuna imzamı koydu. Site gerçekten çok güzel bu arada.
Stage Fright oldukça zor bulunan bir film. Ben çok eskiden videoda izlemiş ve etkisinden kurtulamamıştım. Olayın tek bir mekanda geçmesi, kıstırılmışlık duygusu ve eninde sonunda herkesin öldürüleceği hissi; gore sahnelerden daha korkutucuydu. Kanlı sahnelere gelirsek, yukarıda da söylemişim zaten, kollar bacaklar havalarda uçuyor.