The Burning

  • Tarih: Nisan 7th, 2009
  • Ekleyen
 
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (10 oyla: 10 üzerinden 6,80)
Loading ... Loading ...

Kategoriler: B, Film Arşivi, KORKU SİNEMA, Yasin 'Devilboy' Karakaya, YAZARLARIMIZ

Yönetmen : Tony Maylam
Senaryo : Tony Maylam, Harvey Weinstein
Yapım:1981, ABD / Kanada, 91 Dakika
Oyuncular: Brian Matthews, Leah Ayres, Brian Backer, Lou David, Holly Hunter

80’lerin slasher akımında daha fazla öne çıkması gereken ancak kendisinden önce gösterime girmiş olan 13.Cuma’nın gölgesinde kalan 1981 yılı yapımı The Burning, Tony Maylam imzasını taşıyor. Hemen hemen tüm özellikleriyle 13.Cuma’ya benzeyen yapımın biraz geri planda kalmasına sebep, filmin düşük bütçeli olması ve buna paralel reklamının iyi yapılamamış olması olabilir.

Konu: Blackfoot (Karaayak) kampındayız. Kampın sorumlusu Cropsy, içki içip sarhoş gezerek ve kampa gelen gençlere zulmederek gününü gün eden zalim bir kişiliktir. Cropsy’nin dayaklarından ve sürekli sarhoş gezmesinden bunalan gençler ‘durun şuna bir iş edelim’ diyerek bir şaka yapmaya karar verirler. Aklı sıra gördükleri zulmün intikamını alacak olan gençlerden birkaçı gece gizlice Cropsy’nin kulübesine girip yatağının yanına içinde mum yanan çürümüş bir kurukafa bırakırlar. Cropsy uyanıp karşısında bunu görünce korkudan kurukafanın gelişine bir vole vurur ama kurukafa ve içerisindeki mum adamın yatağına düşüp hem kulübeyi hem kendisini yakar. Yandım anam nidalarıyla kendini evden dışarı atıp yuvarlana yuvarlana göle kadar inen Cropsy çok feci şekilde yanmıştır. Bu hadiseden sonra kamp kapatılmış Cropsy’de soluğu St.Catherine Hastanesinde almıştır. Beş sene kadar hastanede yaşam mücadelesi veren Cropsy, Darkman ve Freddy Krueger melezi bir hilkat garibesine dönüşmüştür ama ölmemiştir.

Beş sene sonunda kendisini bu hale sokanlardan intikam almak yerine gölün kenarındaki başka bir kamp olan Stonewater kampının yolunu tutan Cropsy, tek günahları kamp yapmaya gelmiş olmak olan bir grup enerjik gence kan işettirmek niyetindedir..

Yönetmen Tony Maylam filmin gizemini korumayla ilgili bir kaygı taşımamış. Böyle olunca da katili daha en başta tanıyoruz. Filmin en önemli eksisi ve 13.Cuma’dan en önemli farkı da bu. Bunun yanında orijinal ölüm sahneleri (özellikle son sahne tam bir klasik), Tom Savini dehası makyaj ve özel efektler (13.Cuma’nın özel efektleri de Tom Savini’ye aittir) filmin artı yanları. Aynı zamanda Wes Craven’ın Freddy Krueger’ı, Sam Raimi’nin de Darkman’i yaratırlarken feci şekilde Cropsy karakterinden ilham aldıklarını düşünüyorum.

Bunun yanında slasher türünde sevdiğim bir özellik olan, önce hikayeyi kur tipleri tanıt, sonra her şey birdenbire olsun şeklinde gelişen konu da gayet güzel. Karakterler 13.Cuma’dakiler kadar itici değil ama derin de değil (zaten bir slasher filminde bu beklenmez). Bir de 13.Cuma, Kevin Bacon’ın oynadığı ilk filmdi. Burning’de ise Seinfeld dizisinde George’u canlandıran Jason Alexander ve çok beğendiğim bir oyuncu olan Holly Hunter’ın gençlik halini ilk kez izliyoruz.

Yasin “Devilboy” Karakaya

Bu manyaklık tamamen bana aittir. Lütfen izinsiz ve kaynak göstermeden alıntı yapmayınız, kullanmayınız.

Etiketler:

Paylaş:

  1. Arkadaşlar öncelikle merhaba demek lazım galiba. Siteye henüz üye oldum. Bundan sonra zaman buldukça bende bişiyler yazmak isterim yeni izlediğim bu filmle başlayayım dedim.
    Öncelikle filmi beğendiğim söyleyemeyeceğim nedenine gelince filmin henüz başında bi karakter yaratılıyo fakat karakterin simasını biz çok az görebiliyoruz. Bunun böyle olmasını anlarım film bize katil kim sorusunu sorsa idi yapılan şeye gaeyy mantıklı derdim fakat katil belli epey uğraşılmış yaratılmak için fakat bu izleyiciyle pek te paylaşılmıyo. Onun dışında beklediğimden fazlasını ne karakterler ne gore sahneler olarak almadım.

  2. Bu filmle ilgili sevgili Gökhan’ın eğlenceli bir yorumu var paylaşmak istiyorum buradan;

    Konu: Bir yaz kampında ayak işleri yapan kendi halinde bir adama kamptaki gençler eşşek şakası yapmaya karar verirler. Ne var ki şaka planlandığı gibi gitmez ve zavallı adamcağız canlı canlı yanar. Öldürmeyen Allah öldürmez mottosundan hareketle ölmeyen, feci şekilde yanmış adam yıllarca hastanede yatar. Çıktığında ise intikam temalı bir tatil yapmak üzere, bahçe makasını da kapıp, yaz kamplarının ve şuursuz gençlerin bolca olduğu Amerikan ormanlarına gitmeye karar verir.

    Korku Filmleri Yorumu: Bu kadar klasik bir konusu olan bir filmin bu kadar şaşırtıcı, eğlendirici ve önemli olması çok ilginç.

    Önemli, çünkü kimisi Oscar ödüllü birçok ünlü oyuncunun ilk sinema filmleri. Aynı şekilde Miramax film şirketinin de ilk filmi. Miramax’ın sahipleri Weinstein’ların senaryosunda katkıları bile var.

    Şaşırtıcı çünkü: Seinfeld dizisinin kel, gözlüklü ve fıdıl George Costanza’sı Jason Alexander’ın bir slasher filminde şuursuz genç rolünde oynadığını düşünün (onun da ilk filmi bu)… ve ölmediğini düşünün :)

    Eğlenceli olması da gerçekten eğlenceli olmasından :) Film, kendisini ciddiye almadan, ama diğer yandan ne komediyi ne de korkuyu mekanikleştirmeden anlatacağını anlatıyor. Özellikle, afişinde de görülen saldaki katliam sahnesi on numara.

    Gökhan Toka

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız.