The Descent: Part 2
Kategoriler: D, Film Arşivi, KORKU SİNEMA, Ömer Temizkan, YAZARLARIMIZ
Yönetmen : Jon Harris
Senaryo : James McCarthy, J.Blakeson
Yapım:2009, İngiltere, 95 Dakika
Oyuncular: Shauna Macdonald, Natalie Jackson Mendoza, Krysten Cummings, Joshua Dallas
2005 yapımı The Descent’in devam filmi sessiz sedasız çıkıp geldi. Doğrusunu söylemek gerekirse böyle bir filmin yapılmakta olduğundan bile haberim yoktu. İnternette dolanırken ummadığım bir yerde karşılaştığım bu filmi dün gece izleme şansı yakaladım.
2005 yılı yapımı The Descent, bir grup kadının bir mağaraya yaptıkları geziyi anlatıyordu. Daha önce kimsenin gitmediği bu mağarada önce yollarını kaybeden ve çıkış yolunu bulamayan kadınlar ilerleyen saatlerde karşılarına çıkan yaratıklar nedeniyle hayatta kalmak için büyük bir mücadeleye girişiyorlardı.
Yapıldığı dönemde mağara temalı bazı filmlere de esin kaynağı olan bu güzide filmin devamı olduğunu duyunca yine kalitesiz ve ilkiyle alakasız bir filmle karşılaşacağımı düşünmüştüm. İlk filmin yarattığı etkiyi düşünecek olursak devamı çekildiği takdirde bunun oldukça ses getireceğini tahmin etmek güç olmazdı. İşte bu sessizlkten de çekinerek yine çok sevdiğimiz bir filmin berbat edilmiş olabileceği endişesiyle izledim filmi.
Hatırlayacağınız gibi ilk filmin finalinde grubun üyelerinden Sarah’ın sonu hakkında bilgi verilmiyordu. Filmin hemen başında Sarah’ın mağaradan kurtulduğunu ve hastaneye kaldırıldığını öğreniyoruz. Bölgenin şerifi ve yardımcısı mağarada olanlar hakkında bir soruşturma yürütmektedirler. Mağarada yapacakları inceleme için Sarah’ın yardımını isterler. Şerif aynı zamanda Sarah’ın katil olmasından şüphelenmektedir. Bunun üzerine toplanan bir araştırma ekibiyle birlikte tekrar mağaraya inilir.
İlk filmde neyle karşılaşacağımızı bilmediğimiz için film git gide artan bir endişeye yol açıyordu. Bu kez karşılaşacağımız şeyleri bildiğimizden heyecan aynı seviyeye ulaşmıyor. Yönetmen bu açığı kapatma isteğinden olsa gerek yaratıkları daha çok ön plana çıkarmış. İlk filmde ani olarak çıkıp hızlı bir şekilde işlerini halleden yaratıklar bu sefer daha fazla arz-ı endam ediyorlar. İlkinden daha ayrıntılı ve daha korkutucu görünüyorlar.
Film genel olarak ekiptekilerin eşit zaman dilimlerine bölünerek öldürülmesi üzerine kurulu. Ancak kapalı alanda kalma korkusu yine kendini hissettiriyor. Mağaranın dar tünellerinde geçen sahnelerde kendinizi yine boğulacak gibi hissediyorsunuz. İlk filmi “beni yerimden en çok sıçratan film” olarak nitelendirirdim. Bu durum yine aynı şekilde işliyor. Kısa bir sessizlik, derin bir karanlık ve BAM!
Sonuç olarak Descent 2 kesinlikle hayal kırıklığı yaratan bir film değil. İlk filmden daha başarılı olmasa da son zamanlarda yapılan en başarılı korku filmi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Yönetmen, senarist değişse de kalite aynı. Filmin final sahnesinden anladığım kadarıyla da bu film “cehenneme son adım” değil!
Ömer Temizkan

















ilk film çok güzeldi klostrofobik korku filmlerini her ne kadar sevmesemde ilk film gayet hoşuma gitmişti nerden geldiğini anlamadığımız yaratıklar, karanlık, yaratıkların nasıl bir şey olduğunu anlayamamamız, yer yer dijital el kamerası görüntüleri felan güzeldi. ikinci filmde aynı tempoda devam edemeyeceğini düşünmüş olmalı ki senaristler bu sefer yaratıklarıda göstermişler. ama insan bildiği şeyden çok fazla korkmuyor demekki(bkz:13.cuma serisi)yaratığın nasıl bir mahlukat olduğunu görünce filmdeki korku etkeni azalıyor ve temposu biraz düşüyor.film temposu ilk film kadar yüksek değil, gerilim dozu ilk filme göre daha az ama izlemesi vakit kaybı olmayan bir devam filmi yüksek beklentilerle izlenmediği sürece keyif bile alınabilir.
Fena olmamış ama serinin suyunu çıkaracakları kesin, devam filmi olarak işini yapıyor ama fazlası yok.
sonuna kadar güzeldi ama sonu mükemmeldi:D
bakma söylendiğime
bende sonuna kadar heyecanla izledim zaten
reflection katillerde aglar filminle bunu benzetişin harika sayende finalde hep o film aklıma geldi geldi guldum….:D
filmde mantık hataları vardı ama film kendini izlettiriyo…ilk filmden daha surukleyıcı buldum…guzeldi.ister istemez devam filmlerinde beklentim az oluyo bu fılm beklentımı karsıladı.
Temizkan, Cüneyt Arkın ve Banu Alkan’ın bir filmi vardı. “Katillerde Ağlar”.. Banu Alkan tabancası ile Cüneyt Arkın’ı vuruyordu. Yanlış hatırlamıyorsam tam 6 kurşunla adamı delik teşik ediyordu. Cüneyt Arkın can çekişirken Banu’ya suçsuz olduğunu açıklıyor ve inandırıyordu. Banu sargı bezi ve yara merhemi ile Cüneyt Arkın’ı kurtarıp 15 dk sonrada sevişmeye başlıyordu
.. Bu tırmanma, ardından kurtulma sahneside Banu & Cüneyt filmi kadar absürtdü. Böyle bir tane sahne bende filmi bitiriyor. O yüzden ilk filme kıyaslayıp ilk filmi üzmek bile istemedim. Sen sevmişsin e bende zaten 4,5 verdim. E yeter
İlk filmi beklentisiz izlemiştim. Beğenmiştim. Bu filmide ilk filmi göz ardı edip beklentilerimi arka plana atarak düşünürsem bu filmide beğendim.
Köpeğin fırladığı sahnede tırstım. Kızın sıkıştığı yerde olmak beni gerdi, Kıpırdayamadan öyle kalmak düşüncesi kasılmama yetti. Film Başarılı. İzlenir.
Özellikle klostrofobik havasıyla etki bırakan ilk film gibi yine bu filmde aynı unsurlar iyi şekilde kullanılmış. Ancak ilk film kadar etki yaratacak düzeyde bulmadım ben.. Devam filmlerinde genelde ilk filmdeki gizem ortadan kalktığı için aynı başarıyı tekrarlamak zor oluyor yine de genel olarak gayet başarılı bir devam filmi olmuş diyebilirim. Filmin finali açıkçası pek tatmin edici değil ama üçüncü filme açık kapı bırakılması adına yapılmış olduğu için beklemek lazım.. İlk film gibi kaliteli bir yapımın ardından genel anlamda başarılı bir devam filmi…
film güzeldi ama ilki kadar değil.film nerdeyse 60.dakikadan sonra heyecanlı olmaya başlıyor.juno bunca zaman nasıl ve neyle yaşamış çıkışı nie bulamamış orası biraz garip oysaki bi yerde yukarda avlanıolar ne taraftan gittiklerini biliyorum dior.
Ömer, aslında yorumlarına bakarak filme bir şans verebilirim. Bilinçli yazılmış bir eleştiri yazısına benziyor.
Belki de filmin MI2 gibi bir aksiyona dönüşmesinden hoşlanmamıştır.
filmin en büyük problemi, sarah’ın öyle bir ekibin katledileceğini bile bile buna karşı çıkmaması. birinci bölümde ilk bir saat boyunca mağarada neler olup biteceğinden haberdar değildik. yartıkları ilk gördüğümüz anda da tam anlamıyla dehşete düştük. ama bu bölümde aynı sarah gibi biz de ekibin orada yalnız olmadığını biliyoruz. işte bu durum filmin performansına çok kötü bir etki yapıyor.
aynı durum tepenin gözleri 1-2 ve rec 1-2 arasında da söz konusuydu. bölgeye gidenler ne olup biteceğini bilmese de biz seyirciler sadece “acaba nasıl ölecekler” diyerek izledik filmleri.
yine de iki film arasındaki uçurumun yukarda söylediğim filmler arasındaki kadar derin olduğu söylenemez. karakterler iyi, mekan ürpertici, yaratıklar mükemmel.
reflection’ın söylediği iki arama kurtarma görevlisinin sırta sırta vererek mağara tavanına tırmanması filmi nasıl başarısız kılabilir onu anlamış değilim ama
Reflection gibi düşünebileceğim için bu filmi izleyemiyorum. İlk film hatırasına saygısızlık etmekten korkuyorum.
İzledim. İlk filmden aldığım keyfi alamadım maalesef. Çok başarısız sahneler vardı filmde. 2 kişinin sırt sırta duvarıdan yukarı tırmanmaya çalıştığı sahne,filmin başarısız olmsına yetiyor aslında. Juno’nun yaşıyor olması da tam bir fiyasko olmuş… 10 üzerinden 4,5
2. film olduğunu dün burda okudum. şaşırdım yahu. hiç haberim yoktu
hemen indirdim. daha izlemeye fırsatım olmadı. ilk film çok iyiydi. bakalım bu nasıl. haber verdiğiniz için çok çok teşekkürler.
ben ilk filmi burdaki yorumlar ve şiddetli tavsiyeler üzerine izledim ve beğendim.. 2. filmi izlemedim ama ilki kadar başarılı olacağını sanmıyorum..