Top 20 ‘Hayalet’ Filmleri

  • Tarih: Mayıs 29th, 2011
  • Ekleyen
 
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (25 votes, average: 8,64 out of 10)
Loading...Loading...

Kategoriler: KORKU SİNEMA, Korku Sinema Toplist

Bir çok insan hayalet hikayelerinin korku filmlerinin en ürkütücü çeşidi olduğunu düşünür. İyi bir hayalet hikayesinde kısmen cinayet bilmecesi, kısmen doğa üstü güçler, eski ihtişamlı evler ve korkunç detaylar olmalıdır. Bu tür filmler çarşafınızın altına gizlenerek yanınızda en çok güvendiğiniz beyzbol sopanızı alarak izlemeniz gereken türden filmlerdir. İşte Korku Sitesi’nin sizler için seçtiği 20 filmlik ‘en iyi hayalet temalı filmler’ listesi. Not: Sıralama kişisel beğenilerimi yansıtmaktadır o yüzden eleştirileri de şahsıma bekliyorum :)

20- What Lies Beneath (2000)

Hitchcock’a doğa üstü bir saygı duruşu gibi gözüken ‘What Lies Beneath’ düz fakat büyük bütçeli bir prodüksüyon. Michelle Pfeiffer, evinin yan komşusunun hayaleti tarafından ele geçirildiğini düşünen bir kadını oynuyor. Eski moda bir cinayet hikayesi kurbanın sulu mezarından çıkarak bir hayalet olarak ortada dolaşmasıyla süsleniyor.

19- The Amityville Horror (1979)

Bu ikonik perili ev filmi aslında eleştirmenlerce yerden yere vurulmuştu; bazı yerlerde zirveyi yakalayan oyunculuk yerine ‘The Omen’ ve ‘The Shining’ gibi bazı modern yapımlara yaptığı çeşitli katkılarla anılmaktadır: ‘inleyen çocuk sesleri’, çocuklarla konuşan ‘görünmez arkadaşlar’, kanayan duvarlar ve ‘Defol!’ diye bağıran bedensiz sesler… Ben olsam bu sesleri ikiletmezdim.

18- Al Final del Espectro (2006)

Asya korku filmlerinin bir çeşit Kolombiya versiyonu olan ‘Al Final del Espectro’, Kolombiya manzarasında uzun, siyah, ipliksi saçları olan tanıdık bir kadın hayaletini ele alıyor. Filmin senaryosuna göre, agorafobisi olan bir kadın yeni taşındığı evinin hayaletli olduğunu anlıyor. Kadının ya rahat ettiği ev ortamını bir hayaletle paylaşması gerekecek ya da hayaletli olmayan dış dünyaya çıkması gerekecek. Nicole Kidman’ın baş rolünü oynadığı bir remake 2010 yılında çekilmişti.

17- The Eye (2002)

Hong Kong yapımı bu filmde artık standartlaşmış olan uzun saçlı hayalet kadın temasından uzaklaşılıyor. Film, kornea transplantasyonu sonunda hayaletleri görme yetisi kazanan bir kadının hikayesini anlatıyor. Daha az stilize edilmiş ve daha “gerçekçi” hayaletlerle birlikte ‘The Eye’ kendine has bir korkunçluğa sahip, özellikle asansör sahnesi dahice.

16- The Baby’s Room (2006)

İspanyol film serisi olan ‘Six Films to Keep You Awake’’in giriş filmi olan yapımda bir çift, yeni evlerinde bebek kamerasından hayaletleri görebildiklerini keşfediyor.

15- Insidious (2010)

2010 tarihli bu korku şöleninde komadaki oğullarının peşine düşen hayaletlerle mücadele eden bir çiftin hikayesi anlatılıyor.

14- Stir of Echoes (1999)

‘The Sixth Sense’’den altı ay sonra piyasaya sürülme şanssızlığı yaşayan ‘Stir of Echoes’ pazarlandığı gibi 6.His ile aynı değildir. Bir arkadaşı tarafından hipnotize edildikten sonra küçük bir kızın hayaletini gören adamın hikayesi anlatılmaktadır. Adamın küçük oğlunun da aynı “yeteneği” vardır ama çocuk burada 6.His’teki kadar büyük bir rol oynamamaktadır. Bu iyi bir şey çünkü ‘Stir of Echoes’ kendine has bir filmdir ve iyi yazılmış bir gizem, bol bol korku öğeleri içermektedir. Ve bir de Kevin Bacon var tabii.

13- A Tale of Two Sisters (2003)

Sumi ve Suyon zorunlu bir ayrılığın ardından, aylar sonra evlerine geri dönerler. Annelerinin ölümünün ardından, üveyanneleri çoktan evlerine yerleşmiştir. Babaları üvey anneleri ile kızların arasındaki sorunları görmezden gelmekten yanadır. Oysa iki kızkardeşle, üvey annelerinin arasındaki düşmanlık tahmin edilebileceğinden çok daha köklüdür. Anne, baba ve kızların yaşadığı ev, bu düşmanlıktan kaynaklanan tuhaf olaylara sahne olur. Herkesin hafızasından silmek için uğraştığı bir olay, dördünün de hayatını cehenneme çevirecektir.

12- Session 9 (2001)

Bu filmdeki varlığın ne olduğu tartışılır –hayalet, şeytani bir güç ya da bataklık gazı– ama her neyse etkisi gerçekten çok garip. Filmde bir grup işçi bir akıl hastanesindeki asbesti temizlerken kötücül bir güçle karşı karşıya gelir. İşçilerden bir tanesi eski bir hastanın psikiyatrik seanslarının kasetlerini bulur ve dinlemeye başlar ve o andan sonra seans 9’un içine çekilir ve sizin tüyleriniz de diken diken olur.

11- Ju-on (2002)

Eğer ‘Ringu’ dünyanın büyük kısmına ‘yürei’ figürünü (uzun saçlı Japon kadın hayalet), tanıttıysa o zaman ‘Ju-on:The Grudge” da bunu daha hayvansı, sadistik, durdurulamaz, düzeltilemez gerçekten çok yapışkan haliyle yeni bir düzeye çıkartıyor diyebiliriz.

10- The Orphanage (2007)

Bu İspanyol filminde, evlatlık olarak ayrıldığı bir yetimhaneye yaşamak için geri dönen ve buranın hayaletli olduğundan şüphelenen bir kadının hikayesi anlatılıyor. Kadının korkuları oğlunun kaybolmasıyla birlikte artıyor. ‘The Orphanage’ korku sinemasına yapılan duygusal yatırımın gücüne ait bir örnek oluşturuyor.

9- Poltergeist (1982)

Tobe Hooper mahsulü filmde banliyödeki evlerinin hayaletli olduğunu fark eden bir ailenin hikayesi anlatılıyor. Özellikle odalarında palyaço bebeği olan çocuklar için korkutucu bir film.

8- Paranormal Activity (2009)

Kısmen hayaletli ev, kısmen demonik ele geçirme özellikleri taşıyan ‘Paranormal Activity’ banliyödeki evlerinin bir hayalet tarafından ele geçirildiğini keşfeden çiftlerden kalma “gerçek” video çekimlerinin yayınlanmasını ele almaktadır. Konu minimal ancak korkutma gücü yüksek.

7- The Ring (2002)

Hideo Nakata imzalı ‘Ringu’ filminin orjinali üzerine kurulu olan çok iyi Hollywood remake’i ‘The Ring’, ağzımızı bir karış açık bırakıyor (gerçekten öyle giriş sahnesine bakın) ve Asya’daki tonlarca korku filminde kullanılan ‘yürei’ hayalet figürünü Amerika’ya taşıyor.

6- The Haunting (1963)

Bu eski moda hayalet hikayesinde hayaletli bir evi incelemeye giden uzmanların hikayesi anlatılıyor ve film tek bir hayalet bile gösterilmeden korkutmayı başarıyor. Robert Wise uzman bir şekilde ses ve gölgelerle oynayarak evdeki kötücül güçlerin varlığını ortaya koyuyor. Siyah beyaz bile olsa ‘The Haunting’ bu gün bile 1999 yapımı remake’inden daha etkileyici.

5- The Sixth Sense (1999)

The Sixth Sense sizi çaresiz bir çocuğun yerine koyarak korkutuyor, öyle ki bu çocuğun dolabındaki ve yatağının altındaki canavarlar gerçek hatta tavanından bile sarkıyor. Artık klişeleşmiş olan ‘Ölü insanlar görüyorum’ (I see dead people) repliği ve iyi kotarılmış süpriz sonu filmin diğer ürkütücü sahnelerinin unutulmasına yol açıyor: çadır sahnesi, babasının silahını göstermeye çalışan çocuk, asılmış hayaletler, dolaptaki öfkeli hayalet ve daha fazlası..

4- The Blair Witch Project (1999)

Ucuz, basit ancak çok iyi pazarlanmış bir film olan, ‘The Blair Witch Project’ belgesel tarzında, first person çekilmiştir ve Maryland’in ormanlarını ele geçirmiş olan hayalet cadının hikayesini anlatmaktadır. Akıllara durgunluk veren korkunun kaynağı filmin realizminden gelmektedir. Çoğu doğaçlama diyaloglara, doğal ışıklandırma, titreyen kamera görüntüleri ve ürkütücü ambiyans sesleri insanları yerinden sıçratmaktadır.

3- The Shining (1980)

Hemen her hayaletli ev filminde evin kötülüğü dramatik bir tonla yansıtılır ama kötülüğün tezahürleri nadiren efsane düzeyine ulaşır. ‘The Shining’’de böyle bir hayal kırıklığı yok. Efsanevi yönetmen Stanley Kubrick sayesinde bu filmin ikonik görüntüleri kabuslar görmenizi sağlıyor. Bu film, saf korkunun üzerine yazılan Stephen King kitabına rakip bile olmuştur. Redrum!

2- The Others (2001))

İkinci Dünya Savaşı zamanındaki bir malikanede geçen hikaye de ışığa duyarlı iki küçük çocuğuyla eşinin askerden dönmesini bekleyen bir annenin bir evde kapalı kalması anlatılıyor. Elbette ev hayaletli. Film, korku filmlerini beğenmeyen izleyicileri bile cezbeden muhteşem bir sürpriz sonla bitiyor.

1- The Changeling (1980)

Trafik kazasında ailesini kaybeden bir adam (George C. Scott) tahmin edebileceğiniz gibi hayaletli bir eve taşınıyor. Burada hayalet, topu ve tekerlekli sandalyesiyle hastalıklı genç bir çocuk. Adam da bu çocuğun ölümünün ardındaki trajik olayı araştırıyor. İlk izlediğimde neredeyse korkudan altıma kaçırmama sebep olan film Joseph Carmichael ismi ile de hafızama kazınmıştı.

Etiketler: , , , , , , ,

Paylaş:

  1. Barış Deniz diyor ki:

    hepsini izledim başka filmler önerebilirmisiniz shining beni çok sarmadı neden bu kadar çok beğendiğinizi anlamıyorum

  2. Jhei diyor ki:

    bennnn bu listeye ölürümm ölürrrrrrrrrrr :D

  3. msra diyor ki:

    bence stephen kıng imzalı rose red konağı da çok çok iyiydi

  4. bursaspor-texas diyor ki:

    bence bugüne dek izlediğim en korkunç film paranormal activity gerçek hikayeden alıntı olduğu için cazip geldi bana sanırım burda 1. liği sonuna kadar hakediyo şampiyon bence paranormal activity diğerleri eline su bile dökemez ;)

  5. wherearethevelvets diyor ki:

    Insidious’u yeni izledim, geç oldu ama…
    Tanrım bu kadar kötü bir filmi en son ne zaman izlemiştim hatırlamam lazım. Komedi gibiydi, birileri benimle dalga geçiyor gibiydi.

  6. Nyarlathotep diyor ki:

    Ben bu başlık altına nasıl yazmamışım ya da nasıl gözden kaçırılmış hayret!

    Lake Mungo, bugüne dek izlediğim yalnızca en korkunç hayalet filmi değil, en korkunç film. Geceyarısı tek başıma izlediğimde, ilk defa bir film esnasında ve filmin bitişinde böylesine korktum.
    Hoş, film bir belgesel havasında çekildiği için ikinci defa izlediğimde yalnızca sıkılmıştım.

  7. N&D diyor ki:

    The Changeling gerçekten mükemmel 1.liği sonuna kadar hakediyor…

  8. Tolga diyor ki:

    SHUTTER atlanmış derim ;)

  9. aeapaydin diyor ki:

    tebrikler, 2 film dışında tamamen katılıyorum. onlar da blair witch project ve paranormal activity.. eklemek istediklerim ise the skeleton key ve rose red… özellikle rose red perili ev filmleri sıralamamda 1 numaradır ;)

  10. Süheyl diyor ki:

    Epey güzel bir liste oluşturmuş Devilboy. Sadece “What Lies Beneath”i listeye bile almazdım. Birinci sırada da “The Changeling” beni tebessüm ettirdi; çünkü kesinlikle katılıyorum. Bu düşüncemi paylaşan birini görmek de beni sevindirdi.

  11. Korkulukk diyor ki:

    Uzakdoğu sinemasından avrupa sinemasına, klasik sinemadan günümüz sinemanısın en güncel örneklerine kadar geniş bir yelpazede değerlendirilmiş 20 güzel film! Sıralama da en az yazılar kadar başarılı… Özellikle ilk 3’e katılmamak elde değil. Insidious’u listede görmekse ayrıca güzel.

    Artık gelenekselleşen ekleme bölümüne gelirsek, ben de bu hayalet başlığı vesilesiyle şu filmlerin adını anayım:

    House on Haunted Hill (1959)
    Beetlejuice (1988)
    The Innocents (1961)
    Dark Water (orijinal versiyon) (2002)
    Ghost Busters (1984)
    Dont Look Now (1973)
    13th Ghost (2001)

  12. poorblood diyor ki:

    Nedendir bilinmez Gothika beni sarmıştır ve Lanetli tepe-13 Hayalet ekürileri eğlenceli adventure horror olarak eklenebilir.Dead end vardı birde !

  13. wherearethevelvets diyor ki:

    The Devil’s Backbone (2001)
    Shutter (2004)
    Carnival of Souls (1962)
    The Legend of Hell House (1973)
    The Fog (1980)
    Frágiles (2005)
    Dead Silence (2007)
    Two Thousand Maniacs! (1964)
    Hell Night (1981)… bunlar da benim eklemek istediklerim. Yasin liste çok güzel olmuş. Özellikle ilk 2’ye katılıyorum.

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız.