1960-1970 Sapıklar ve Zombiler

  • Tarih: Mayıs 24th, 2008
  • Ekleyen
 
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (4 votes, average: 9,50 out of 10)
Loading...Loading...

Kategoriler: Korku Sinemasının Tarihi, Yasin 'Devilboy' Karakaya, YAZARLARIMIZ

1960’larda, Hammer filmlerinin popülerliği devam etmiş, Universal filmlerinin 1930’lu ve 40’lı yıllarda kazandığı başarıyı elde etmişti. Ancak yine de bu on yıllık dönemde türünün en etkili filmlerini yapma unvanı yönetmen Alfred Hitchcock ile George Romero’ya gitmişti…

Bütün zamanların en etkili korku filmi 1960 yılında ABD’de gösterime girdi. Bu film, Robert Bloch’un romanı “Psycho/Sapık”ın kötü şöhretli bir uyarlaması idi ve Alfred Hitchcock tarafından yönetilmişti. Bu film gişe rekorları kırmış ve korku filmlerinin o güne kadar izlediği yolu nitelik olarak değiştirmişti. Hala başka filmlere esin kaynağı olan bu film, günümüz korku filmleri için de bir referans noktası olarak sayılmaktadır.

Psycho

Hammer filmleri, bu yıl daha önceki Dracula filmlerinin bir devamı niteliğinde olan “The Brides of Dracula/Drakula’nın Gelini”ni ve başrolünü Oliver Reed’in oynadığı “The Curse of the Werewolf/Kurt Adamın Laneti” adlı filmleri piyasaya çıkardı. Her iki film de başarı kazandı. Ancak, Dr. Jeckll and Hyde uyarlamaları seyircilerinden beklenen ilgiyi görememişti.

Yine aynı yıl sinemalarda büyük tartışmalara neden olan “Peeping Tom/Röntgenci” filmi gösterildi. Bu film bir seri katili konu alıyor, katil kurbanlarını öldürürken onların yüz ifadelerini seyretmekten hoşlanıyordu. Bu yılın bir diğer filmi ise The Midwich Cuckoo’nun kitabından uyarlanmış “The Village of the Damned/Lanetliler Köyü” idi. Bu filmde, küçük İngiliz köyü Midwich’i ele geçiren bir canavar çocuklar çetesi işleniyordu.

Village of the damned

Hammer films, 1962 yılında “Maniac/Manyak”ı vizyona soktu. (1980 yılındaki aynı isimli şiddet filmi ile karıştırılmamalıdır.) “Maniac” filmi, Psycho filminden esinlenen bir çok filmden biri idi. Bu film aynı yıl “Phantom of the Opera/Operadaki Hayalet” adıyla çekildi. Başrolünü Herbert Lom’un oynadığı bu film de ticari olarak başarısızlığa uğradı.

1963 yılında bir başka canavar çocuk filmi olan “The Children of the Damned/Lanetli Çocuklar” yapıldı. Bu film, “Village of the Damned”ın devamı niteliğinde idi. Aynı yıl, Hammer’ın yaptığı ve kendisinin çektiği ilk Mumya filminin devamı niteliğindeki tek film olan “The Curse of the Mummy’s Tomb/Mumyanın Mezarının Laneti” vizyona girdi.

Yalnızca isim olarak devamlılık arz eden bir diğer Frankenstein filmi ise 1964’te “Evil of Frankenstein” ismiyle yapıldı. Bu film ilk Frankenstein filmlerinin fanlarında büyük bir düş kırıklığı yarattı. Her ne kadar Dr. Frankenstein’ı yine Peter Cushing canlandırsa da, ilk kurguyu takip etmek yerine yeni bir canavarla (Kiwi Kingston) yeni bir kurgu yaratılmıştı.

Hammer şirketi son olarak, orijinal Drakula’nın gerçek bir devamı niteliğindeki “Dracula: Prince of Darkness: Drakula: Karanlıklar Prensi” adlı filmi çekti. Filmin kont rolünü yine Christopher Lee oynuyordu.

Bir sonraki yılda, yani 1966’da, “Plague of the Zombies/Zombiler Belası” adlı ilk Zombi filmlerini vizyona koydular. Gerçek dışı da olsa ilginç bir film olan bu film, Cornwall’da bir kalay madeninde geçiyor, maden, yerel arazi sahibi tarafından işletiliyordu. Madenin sahibi, zombileri köle gibi çalıştırmak amacıyla boş zamanlarında voodoo (büyü) yapıyordu (Bu aslında tam da sendikaların çözmesi gereken bir sorun). Hammer, yine aynı yıl içinde Mumya ve Frankenstein serilerine eklemek üzere “The Mummy’s Shroud/Mumyanın Kefeni” ve “Frankenstien Created Woman/Frankenştayn’ın Yarattığı Kadın” adlı başarısız filmleri çekti.

1968’de, ABD’de bir diğer etkili korku filmi olan George Romero’nun klasik zombi filmi “Night of the Living Dead / Yaşayan Ölülerin Gecesi” adlı film vizyona girdi. Son derece düşük bir bütçeyle yapılan bu film eski siyah beyaz filmler kullanılarak çekildi. Ancak, iyi bir gişe hasılatı yaptı ve korku filmi dünyasında tam bir yeni alt tür oluşturmayı başardı.

Bu arada, Hammer stüdyoları Drakula ve Frankenstein serilerine yeni filmler eklediler ve “Frankenstien Must Be Destroyed/Frankenştayn Yok Edilmeli” ve “Taste the Blood of Dracula/Drakula’nın Kanından Tat” adlı filmlerini çektiler. Fakat bu iki filmin hiç biri, bütün zamanların en başarılı filmlerinden biri olan “The Devil Rides Out/Şeytanın Kurtuluşu” adlı filmleri kadar başarılı olamadı!

Yasin ‘Devilboy’ Karakaya

Etiketler:

Paylaş:

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız.