Famke Janssen

  • Tarih: Eylül 6th, 2009
  • Ekleyen
 
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (6 oyla: 10 üzerinden 8,33)
Loading ... Loading ...

Kategoriler: Korkunun Güzelleri, Murat 'Wherearethevelvets' Akçıl

Kariyerine modellikle başlayan Famke Janssen, doğduğu yer olan Amsterdam’dan Amerika’ya taşınınca Colombia üniversitesinde edebiyat eğitimi aldı. Bir yandan da asıl hayali olan oyunculuk için dersler almaktaydı.

İlk rolü Jeff Goldblum’un yanında bir gerilim filminde oldu: Fathers & Sons. Şanslı bir başlangıçtı ve iyi eleştiriler aldı. İlk filminin bir gerilim olması, film kariyerinin hangi yöne gideceğinin habercisi gibiydi. Kemikli, etkileyici ve güzel yüzü, atletik vücudu onu korku filmleri için bulunmaz kaftan yapıyordu. Birkaç önemsiz çalışmadan sonra; çekeceği film için gizemli bir kadın ararken Famke Janssen’in resmini gören Clive Barker, başka hiçkimseyi görmeden aradığı kadının o olduğuna karar verdi. Aynı yıl büyük patlamasını, Bond kızı olarak “Goldeneye”da yaptı. Masum ve gizemli kadınlıktan femme-fatale’lığa terfi ettiği bu filmde, uzun bacakların belinize sarıldığında ne kadar öldürücü olabileceğini cümle aleme gösterdi..

Büyük yönetmenlerle ve büyük oyuncularla aynı filmlerde görünmeye başlayan güzel aktrist Robert Altman ustanın kaliteli gerilimi “The Gingerbread Man”de başrollerden birini aldı. Korku filmi kraliçeliğini iyice pekiştiren “The Faculty”den sonra, başarılı bir yeniden yapım olan “House on Haunted Hill”de Evelyn Stockard-Price’ı canlandırdı. Geoffrey Rush’ın karşısında hiç de aşağı kalmayan oyunculuğuyla bu rol için biçilmiş kaftan olduğunu herkese gösterdi. Çığlık kraliçeliğine yakışacak tarzda, masum-suçlu arası bir gizem ve korkutucu bir güzellikle kan içinde yüzdü, yüksek perdeden çığlıklar attı.

 

Aslında genel olarak bakıldığında bir “sinderella” öyküsü olarak görülse de Famke Janssen’in kariyeri sürprizlerden oluşmuyordu. Eski bir manken olarak bol gişe getiren filmlerde oynaması ya da kaliteli yönetmen ve aktörlerle çalışması tamamen kişisel becerisi ve yeteneğine bağlıydı. Örneğin “X-Men” üçlemesinde Bryan Singer’ın çok yerinde castingi sonucu aldığı Jean Grey rolüyle o denli başarılı oldu ki; özellikle ikinci bölümden sonra seriyi bir “Jean Grey” filmine çeviriverdi. Oscarlı Halle Berry’den rol çalarak ona nal toplattı. Çizgi romandaki tartışılmaz üstünlüğüne rağmen Wolverine’e bile şans tanımadı. Korkutucu (uğursuz) güzellik temasını sırıtmadan üzerinde taşıyabilmesi sonucu nitelikli gerilim filmlerinde rol aldı. “Nip-Tuck” dizisine (bir güzel olarak değil) bir karakter oyuncusu olarak konuk oldu. Kariyerine “Don’t Say a Word” ve “Hide and Seek” gibi ana akım korku-gerilim filmleriyle devam eden güzel aktristin filmografisinden bazı seçmeler aşağıdadır:

Fathers & Sons (1992)
Model by Day (1994)
Relentless IV: Ashes to Ashes (1994)
Lord of Illusions (1995)
City of Industry (1997)
Snitch (Monument Ave., 1998)
The Gingerbread Man (1998)
Deep Rising (1998)
The Faculty (1998)
House on Haunted Hill (1999)
Circus (2000)
Don’t Say a Word (2001)
Hide and Seek (2005)
Taken (2008)
100 Feet (2008)

Etiketler: , , , , , ,

Paylaş:

  1. X-Men serisi ve Lanetli Tepe’deki rolleri harikaydı.

  2. bu kadının bir yeri yada hali sanki yeşim salkımı andırıyor.bilmem yanılıyormuyum.özellikle gözleri.
    ayrıca kendisi hem esmer hemde çekici.iyi bir oyuncu.son olarak yukarıda filmlerinden seçmeler kısmında x men last stand,da önemli bir rolde yer almıştı.

  3. Bambaşka bir güzelliği var bu kadının, en sevdiğim aktristlerden.

  4. J.Lee Curtis’in tahtına aday olarak görüyorum.’Goldeneye’filminden sonra Bond güzeli kimliğinden sıyrılıp korku filmleri için aranılan aktrislerden biri oldu.

  5. On numara aktrist, Lanetli tepe’de hayran olmuştum hala da hayranım kendisine.

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız.